<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Monster MMORPG Oyunu Resmi Forumu - Oyun İle Alakalı Hikayeler]]></title>
		<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/</link>
		<description><![CDATA[Monster MMORPG Oyunu Resmi Forumu - https://forumturkce.monstermmorpg.com]]></description>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:55:52 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[bir monster hikayesi part 2]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-bir-monster-hikayesi-part-2</link>
			<pubDate>Mon, 10 Nov 2014 17:45:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7800">kingmonster</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-bir-monster-hikayesi-part-2</guid>
			<description><![CDATA[Herkes o yöne koştu.bir sürü ışıklı top vardı.ve yanlarında 1'er kağıt...<br />
bill koşup kağıdı aldı.üzerinde''Monsterler ile ilgili açıklamalar''yazıyordu.<br />
anlamışlardı ki bu canavarlar monster idi.fakat her birine özel bir ad koyulmalıydı.en sonunda çıkardıkları sesler adları oldu.kimi bir belgeselden kaçmışçasına kimiyse de uzaydan inmişçesine değişikti.toprağı derin derin kazıp bütün topları aldılar.kendilerine 1 2sini seçip gerisini sattılar.böylece zengin oldular.Bill bunu düşünürken içeri steve girdi.bill onu fark etmemişti.steve onu dürttü.bill irkildi. ''hoşgeldin oğlum'' dedi.steve 1.94 boylarında 70 kilo civarında yara bere içinde 30 yaşlarında biriydi.bill steve'e kendi toplarını vermişti.zaten o kullanmıyordu.fakat 1ini vermedi.o,onun için ayrı bir yere sahipti.adı korrydi.ilk yakaladığı monsterdi.monsterler 2 sınıfa ayrılıyordu.<br />
1-kolay monster:her yerde karşınıza çıkabilen kolay yakalanlar<br />
2-efsanevi:çok zor karşınıza çıkan ve kolay kolay yakalanmayanlar<br />
<br />
<br />
<br />
birden tvlerde bir reklam belirqdi.her kanalda aynı dakikada çıkan bu reklam yeni bir turnuvayı anlatıyordu.monsterlerle girilen bu turnuvalarda kontenjan 64dü.ilk 6ya rozet ve efsanevi canavarlar verilcekti.yaşadıkları bölgelere arena yapılacak öbür sene yarışmak isteyenler bu arenalardan rozet alacaktı herkes heyecanlıydı.turnuva 2 ay sonraydı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
devamI               yarın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Herkes o yöne koştu.bir sürü ışıklı top vardı.ve yanlarında 1'er kağıt...<br />
bill koşup kağıdı aldı.üzerinde''Monsterler ile ilgili açıklamalar''yazıyordu.<br />
anlamışlardı ki bu canavarlar monster idi.fakat her birine özel bir ad koyulmalıydı.en sonunda çıkardıkları sesler adları oldu.kimi bir belgeselden kaçmışçasına kimiyse de uzaydan inmişçesine değişikti.toprağı derin derin kazıp bütün topları aldılar.kendilerine 1 2sini seçip gerisini sattılar.böylece zengin oldular.Bill bunu düşünürken içeri steve girdi.bill onu fark etmemişti.steve onu dürttü.bill irkildi. ''hoşgeldin oğlum'' dedi.steve 1.94 boylarında 70 kilo civarında yara bere içinde 30 yaşlarında biriydi.bill steve'e kendi toplarını vermişti.zaten o kullanmıyordu.fakat 1ini vermedi.o,onun için ayrı bir yere sahipti.adı korrydi.ilk yakaladığı monsterdi.monsterler 2 sınıfa ayrılıyordu.<br />
1-kolay monster:her yerde karşınıza çıkabilen kolay yakalanlar<br />
2-efsanevi:çok zor karşınıza çıkan ve kolay kolay yakalanmayanlar<br />
<br />
<br />
<br />
birden tvlerde bir reklam belirqdi.her kanalda aynı dakikada çıkan bu reklam yeni bir turnuvayı anlatıyordu.monsterlerle girilen bu turnuvalarda kontenjan 64dü.ilk 6ya rozet ve efsanevi canavarlar verilcekti.yaşadıkları bölgelere arena yapılacak öbür sene yarışmak isteyenler bu arenalardan rozet alacaktı herkes heyecanlıydı.turnuva 2 ay sonraydı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
devamI               yarın]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bir monster hikayesi part 1]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-bir-monster-hikayesi-part-1</link>
			<pubDate>Sun, 09 Nov 2014 18:35:24 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7800">kingmonster</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-bir-monster-hikayesi-part-1</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">derin bir iç çekmişti.eski günler ne güzeldi.hala hatırlıyordu o özel günü,nasıl unutabilirdi? o gün şimdiki gibi yaşlı değildi.23 yaşında olmalıydı.bir yol kazı ekibinde çalışıyordu.arazi kazarken bir ışık hüzmesi gördü.yanındaki jack isimli çocuğa bağırıp oradaki eşyayı getirtti.onu biraz kurcaladıktan sonra bir anlam veremeyip toprağa attı.attığı gibi içinden değişik bir yaratık çıktı.yaratık biraz kediye benziyordu fakat daha yapılıydı.2 gözünün üstünde fazla işlevi olmayan bir göz daha vardı.tırnakları çok uzundu.önce irkildi bill.birden içten gelen bir sesle hoşt dedi.aynı zamanda yaratık konuştu.ince,yumuşak,insanı rahatlatan ses tonuyla korry dedi.bunu 2-3  kez daha tekrarladı.o sırada sesi duyan diğer çalışanlar gelmişti.bill topu alıp ona tekrar fırlattı ve bir ışık topun içine girdi.sonra şu ses duyuldu''burda 100 lerce ışıklı top var beyler''</span><br />
<br />
<br />
                    part 2 yarın]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">derin bir iç çekmişti.eski günler ne güzeldi.hala hatırlıyordu o özel günü,nasıl unutabilirdi? o gün şimdiki gibi yaşlı değildi.23 yaşında olmalıydı.bir yol kazı ekibinde çalışıyordu.arazi kazarken bir ışık hüzmesi gördü.yanındaki jack isimli çocuğa bağırıp oradaki eşyayı getirtti.onu biraz kurcaladıktan sonra bir anlam veremeyip toprağa attı.attığı gibi içinden değişik bir yaratık çıktı.yaratık biraz kediye benziyordu fakat daha yapılıydı.2 gözünün üstünde fazla işlevi olmayan bir göz daha vardı.tırnakları çok uzundu.önce irkildi bill.birden içten gelen bir sesle hoşt dedi.aynı zamanda yaratık konuştu.ince,yumuşak,insanı rahatlatan ses tonuyla korry dedi.bunu 2-3  kez daha tekrarladı.o sırada sesi duyan diğer çalışanlar gelmişti.bill topu alıp ona tekrar fırlattı ve bir ışık topun içine girdi.sonra şu ses duyuldu''burda 100 lerce ışıklı top var beyler''</span><br />
<br />
<br />
                    part 2 yarın]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[-BoxmoN- 7.Bölüm (Eel Town)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-7-Bolum-Eel-Town</link>
			<pubDate>Sun, 14 Jul 2013 00:47:35 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7036">eMagix</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-7-Bolum-Eel-Town</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-7-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">EEL TOWN</span><br />
<br />
<br />
                 Emily Garubitic’i boxa çağırmıştı. Garubitic parçalanan plakaları da dâhil boxa girmişti. Emily şöyle söyledi:<br />
 -Önden yürü şu yöne gidiyoruz. <br />
 <br />
                 Yenilginin ardından Rody, Emily ile birlikte Eel Town’a doğru yola çıkmışlardı. Rody’nin kafasında soru işaretleri vardı.<br />
 -Emily.<br />
 -Evet Rody? Ne vardı?<br />
 -Birkaç şeyi merak ediyorum da.<br />
 -Tabi, sorabilirsin.<br />
 -Kaç BoxmoN ’un var acaba?<br />
 -Şimdilik beş. Senin?<br />
 -Sadece iki.<br />
 -O yüzden iki BoxmoN kullanıp pes ettin.<br />
 -Aynen öyle. Henüz yolculuğumun çok başında olduğumu söylemiştim.<br />
 -Katılıyorum. Bence de çok başındasın.<br />
                 On metre kadar ilerledikten sonra Rody sorularına devam ediyordu:<br />
 -Gittiğimiz kasabada Boxshop var mıdır?<br />
 -Tabi ki de vardır. Bir ihtiyacın mı var?<br />
 -Evet. Boxım bittiği için bugün iki BoxmoN kaçırdım. Biri gece gelmişti. Biri de senin gördüğün Juvecub.<br />
 -Anlıyorum. Tek box ile yolculuğa başladığına göre sahiplendirme merkezinden almış olmalısın ilk BoxmoNunu.<br />
 -Evet.<br />
 -Çünkü Boxshop’ tan ilk BoxmoNunu aldığında üç box ile yolculuğa başlıyorsun. Seni yargılamıyorum ama bence oradaki BoxmoNlar daha iyi.<br />
 -(Üzgün bir ses tonuyla) İyidir eminim.<br />
 -Özür dilerim seni kıracak bir şey mi söyledim?<br />
 -Yok hayır. Bende oradan almak isterdim.<br />
 -Anlıyorum. Bazı durumların engel olmuş anlaşılan. Üzgünüm. Alpacure’ un bence oldukça sağlıklı ve çok hızlı. Garubitic gibi bir zenith BoxmoNu oldukça zorladı. Ayrıca eminim tür avantajı bizde olmasaydı kesinlikle kazanırdı.<br />
 -Teşekkürler ben de onu çok seviyorum. Aslında iyi ki onu almışım diyorum kendi kendime. Ne kadar yolumuz kaldı?<br />
 -Şu karşımızdaki yokuşu aştığımızda varmış olacağız.<br />
                 Elli metre kadar sonra yürüdükleri patikanın sol tarafındaki çalılıklarda böğürtlen yemekle meşgul bir BoxmoN göründü. Ağzının şapırtısı bile duyulabiliyordu. BoxmoNu ilk fark eden Emily’ di. <br />
 -(Fısıldayarak) Rody. Şuraya bak.<br />
 -Bu da ne?<br />
 -Bilmiyorum ama çok tatlı.<br />
 -Of. Emily. Şimdi anlarız.<br />
                 Rody RSE’sini çıkartıp BoxmoNa doğru tuttu. <br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">RASTURE(E)</span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çimen türü</span> olan bu BoxmoN oldukça oburdur. Özellikle böğürtlene bayılırlar. Eğer onları arıyorsanız mutlaka birini böğürtlenlere yapışmış şekilde bulabilirsiniz.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> yokuşlardan aşağıya süzülmeleriyle bilinirler. Uçamazlar ama süzülürken oldukça hızlanırlar.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> kafasında bulunan iki adet tüyü ve onu hızlandıran, kanata benzeyen elleridir.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> kafasındaki tüylere dokunmayınız. Özellikle yemeğine hiç dokunmayınız.<br />
<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1627-Rasture.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1627-Rasture.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
                Rody o BoxmoNu kesinlikle almak isterdi ama hiç boxı olmadığı için bu fikrinden vazgeçti. Emily’nin söyleyecek bir şeyleri vardı.<br />
 -(Fısıldayarak) Rody bence o senin olmalı.<br />
 -(Fısıldayarak) Boxım olmadığını unuttun sanırım.<br />
 -Ben sana bir box verebilirim. Kasabaya ulaştığımızda bana bir box borçlu olursun hepsi o.<br />
 -Tamam ama borç olarak.<br />
 -Tabi ki borç olarak. (Küstahça) Sana ödünç vereceğimi mi sandın?<br />
 -Tamam, kabul, ver hadi.<br />
                 Emily boxı pembe çantasından çıkartıp Rody’e verdi. Rody bir elinde boş boxı, bir elinde de hızlı olarak bildiği Alpacure vardı. Rody sessizce:<br />
 -Alpacure.<br />
                 Alpacure çıktığı anda, ne yapacağını anlamış gibi arka ayaklarından destek alarak sanki koşmaya hazır olduğunu söyleyen bir pozisyon aldı.<br />
 -Işık girdabı!<br />
                 Emri duyan Rasture birden arkasını döndü ve kırmızı göz bebekli yeşil gözleri tamamen kırmızıya döndü. Adını söyleyerek hırlıyordu. “Rrrrrrrasture”. Yemek yerken rahatsız edilmek hoşuna gitmemişti. Alpacure ışık girdabını göndermişti. Işık huzmesi Rasture’ a anında vurmuştu. Kanata benzeyen yeşil ve otlu elleri parlıyordu. Görüldüğü kadarıyla Rasture tehlikeyi anlayıp elleriyle saldırıyı bloke etmişti ama tüm hasarı engelleyememişti. Kızgın Rasture aniden fırlayıp havada dönerek Alpacure’ e vurdu. Alpacure’ un yüzünde kocaman iki çizik bıraktı. Rody Rasture’ un başındaki iki yaprağa neden dokunulmaması gerektiğini daha iyi anlamış oldu. Alpacure’a diğer bir yeteneğinin emrini verdi:<br />
 -Işık Hızı Darbesi!<br />
                 Alpacure arkasında ince bir ışık izi bırakarak koşmaya başladı. Rasture’ un etrafında dönüyordu. Rasture saldırının hangi yönden geleceğini bilemediği için kafasını öne eğip ellerini sırtında birleştirerek çift taraflı bir savunma pozisyonu yarattı. Rody bağırdı:<br />
 -Ayaklarına!<br />
                 Alpacure ayaklarına büyük bir boynuz darbesi indirdi. Rasture saldırının etkisiyle hafif yükselip yere düştü. Rody boxı fırlattı. Box Rasture’ un ayaklarının dibine düştü. Çaresiz Rasture yeşil ışıklar eşliğinde boxın içinde kaybolmuştu. Rody:<br />
 -İşte bu!<br />
 -(Emily kıskanarak) Ne var ki ben de yapabilirdim.<br />
 -Eminim yapardın. Box için teşekkürler.<br />
                 Rody boxı aldı ve yollarına devam ettiler. Artık Rody’nin üç BoxmoNu vardı. Resmi bir düelloya girebilirdi. Yokuşun üzerine geldiklerinde Eel Town ayaklarının altındaydı. Kasabanın içinde yükselen bir dönme dolap görünüyordu. Yokuştan rahatça BoxmoN Merkezi tabelası görünüyordu. İlk fikir Rody’ den geldi.<br />
 -Bence BoxmoN Merkezine gidip BoxmoNlarımızı bıraktıktan sonra Boxshop’ a giderek rahatça alışverişimizi yapabiliriz. Çünkü benim BoxmoNlarım oldukça yorgun ve yaralı.<br />
 -Haklısın benim de Garubitic’ im oldukça yaralı.<br />
                 Ve böylece BoxmoN Merkezine gitmekte karar kıldılar.<br />
                İçerisi en az dışarısı kadar etkileyiciydi. Kırmızı mavi tonlarının ağırlıkta olduğu bir merkezdi. Solda bekleme salonları, kafeterya, sağ tarafta bir danışma ve hemen karşılarında da BoxmoN koğuşları vardı. Danışmaya yöneldiler. Danışmada duran orta yaşlı bayan:<br />
 -Hoş geldiniz çocuklar. BoxmoNlarınızı köşedeki cihaza bırakabilirsiniz.<br />
                 Emily beş, Rody üç box bırakmıştı cihazın içine. Cihaz boxları algılayıp mekanik bir sesle şunları söyledi:<br />
 -BoxmoN sayısını baz alarak bekleme süreniz iki saattir. İki saat sonrasında BoxmoNlarınızı danışmamızdan alabilirsiniz.<br />
                 Rody çıkarken danışmada bulunan bayana teşekkür etti ve Boxshop’ a doğru yöneldiler. Sokaklarda çeşit çeşit BoxmoNlar vardı. Birileri düello yapıyor. Birileri bahisleri topluyor. Bazıları antrenman alanında BoxmoNlarının kondisyonunu geliştiriyordu. Vardıklarında içeride hiçbir yetkili göremediler. Kafeslerde duran birkaç BoxmoN vardı. Raf bile yoktu. İnsandan biraz büyükçe bir robot karşıki duvarda duruyordu. Yaklaştıklarında; robot, cızırtılı ve kulak tırmalayan bir sesle:<br />
 -Hoş geldiniz. Üzerimde bulunan büyük ekrandan kategori seçip sesli olarak ifade ediniz.<br />
                 Rody kategorilerden “Boxlar” kategorisini seçmişti.<br />
 -Boxlar.<br />
 -(Robot) İşte yeni kategorileriniz.<br />
                 Ekranda iki adet kategori belirmişti. “Standart Boxlar” ve “Geliştirilmiş Boxlar”. Rody henüz geliştirilmiş bir boxa ihtiyacı olmadığını düşünerek:<br />
 -Standart boxlar<br />
 -(Robot) Lütfen ürün sayısını belirleyiniz.<br />
 -Beş.<br />
 -(Robot) Borcunuz 125&#36;. Lütfen ekranın altında bulunan küçük bölmeye bırakınız.<br />
                 Rody yanında bulunan 300&#36;’ın yarısına yakın bir miktarı vereceği için biraz canı sıkılsa da bölmeye 150&#36; bırakmıştı. <br />
 -(Robot) Şirketimizin belirlediği bahşiş miktarı, verdiğiniz miktardan çıkartıldığında para üstünüz 0&#36;’dır. Lütfen para bıraktığınız bölmenin sağında bulunan diğer bölmeden ürünlerinizi alınız. Tekrar bekleriz.<br />
                 Bahşiş meselesine sinirlense de, Emily’ e rezil olmamak için sesini çıkartmadan dışarı çıkmaya göz yumdu. BoxmoN Merkezine doğru yola çıktılar. Vardıklarında BoxmoNlarını almaları için 15 dakika kadar zaman kalmıştı. Kafeteryaya geçerek bir şeyler atıştırdılar. 15 dakika sonra bir anons duyuldu. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Rody ve Emily takımı BoxmoNlarınız alınmaya hazırdır. En kısa zamanda danışmaya gelmeniz rica olunur</span>.” Bunu duyan Rody:<br />
 -Hadi gidip BoxmoNlarımızı alalım. Bu arada biz takım falan değiliz bunu unutma. Senin zorunla buradayım.<br />
 -Evet evet. Kesin öyledir.<br />
                 BoxmoNlarını alıp teşekkür ettikten sonra artık yola devam edebilirlerdi.<br />
 -Emily şimdi nereye gidiyoruz?<br />
 -Takım değiliz sanıyordum.<br />
 -Pardon. Sen nereye gidiyorsun?<br />
 -Şehrin diğer kısmında uzanan Halucination Forest ’e.<br />
 -(Gülümseyerek) Aaaa. Ne tesadüf bende oraya gidiyorum.<br />
 -(Gülümseyerek) Tamam ama yanımdan ayrılma. Bu ormanı hiç sevmeyeceksin.<br />
 -Uyarı için teşekkürler. Yola koyulsak mı?<br />
 -Hem de hiç beklemeden.<br />
                 Ve böylece Rody ve Emily ikilisi Halucination Forest ‘e doğru yola çıktılar. Rody her ne kadar inkar etse de gideceği rotayı iyi bilen Emily ile takım olmuş gibi görünüyordu. Rody için bir sorun daha ortaya çıkmıştı. Para. Emily için paranın pek önemi olmadığı açıkça belliydi. En ucuzu 2.500&#36;‘dan başlayan zenith BoxmoNunu alarak yolculuğa başlamasından anlaşılıyordu. Rody ‘de ise yolculuğa çıktığında bedava bir BoxmoN ve nakit 300&#36; vardı. Acilen para bulması gerekiyordu. Belki de bir sonraki kasabada Emily’nin yanından ayrılıp bir iş bulması gerekebilirdi. Bu da yolculuğuna ara vermesi anlamına geliyordu. <br />
                 Yola devam ederken önlerinde hafif bir sis vardı ve Halucination Forest ‘e yaklaştıkça yoğunluğu artıyordu. İleride küçük bir kulübede, sallanan sandalyesinde yaşlı bir adam belirdi.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-8-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">MİSTİK ENGEL</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-7-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">EEL TOWN</span><br />
<br />
<br />
                 Emily Garubitic’i boxa çağırmıştı. Garubitic parçalanan plakaları da dâhil boxa girmişti. Emily şöyle söyledi:<br />
 -Önden yürü şu yöne gidiyoruz. <br />
 <br />
                 Yenilginin ardından Rody, Emily ile birlikte Eel Town’a doğru yola çıkmışlardı. Rody’nin kafasında soru işaretleri vardı.<br />
 -Emily.<br />
 -Evet Rody? Ne vardı?<br />
 -Birkaç şeyi merak ediyorum da.<br />
 -Tabi, sorabilirsin.<br />
 -Kaç BoxmoN ’un var acaba?<br />
 -Şimdilik beş. Senin?<br />
 -Sadece iki.<br />
 -O yüzden iki BoxmoN kullanıp pes ettin.<br />
 -Aynen öyle. Henüz yolculuğumun çok başında olduğumu söylemiştim.<br />
 -Katılıyorum. Bence de çok başındasın.<br />
                 On metre kadar ilerledikten sonra Rody sorularına devam ediyordu:<br />
 -Gittiğimiz kasabada Boxshop var mıdır?<br />
 -Tabi ki de vardır. Bir ihtiyacın mı var?<br />
 -Evet. Boxım bittiği için bugün iki BoxmoN kaçırdım. Biri gece gelmişti. Biri de senin gördüğün Juvecub.<br />
 -Anlıyorum. Tek box ile yolculuğa başladığına göre sahiplendirme merkezinden almış olmalısın ilk BoxmoNunu.<br />
 -Evet.<br />
 -Çünkü Boxshop’ tan ilk BoxmoNunu aldığında üç box ile yolculuğa başlıyorsun. Seni yargılamıyorum ama bence oradaki BoxmoNlar daha iyi.<br />
 -(Üzgün bir ses tonuyla) İyidir eminim.<br />
 -Özür dilerim seni kıracak bir şey mi söyledim?<br />
 -Yok hayır. Bende oradan almak isterdim.<br />
 -Anlıyorum. Bazı durumların engel olmuş anlaşılan. Üzgünüm. Alpacure’ un bence oldukça sağlıklı ve çok hızlı. Garubitic gibi bir zenith BoxmoNu oldukça zorladı. Ayrıca eminim tür avantajı bizde olmasaydı kesinlikle kazanırdı.<br />
 -Teşekkürler ben de onu çok seviyorum. Aslında iyi ki onu almışım diyorum kendi kendime. Ne kadar yolumuz kaldı?<br />
 -Şu karşımızdaki yokuşu aştığımızda varmış olacağız.<br />
                 Elli metre kadar sonra yürüdükleri patikanın sol tarafındaki çalılıklarda böğürtlen yemekle meşgul bir BoxmoN göründü. Ağzının şapırtısı bile duyulabiliyordu. BoxmoNu ilk fark eden Emily’ di. <br />
 -(Fısıldayarak) Rody. Şuraya bak.<br />
 -Bu da ne?<br />
 -Bilmiyorum ama çok tatlı.<br />
 -Of. Emily. Şimdi anlarız.<br />
                 Rody RSE’sini çıkartıp BoxmoNa doğru tuttu. <br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">RASTURE(E)</span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çimen türü</span> olan bu BoxmoN oldukça oburdur. Özellikle böğürtlene bayılırlar. Eğer onları arıyorsanız mutlaka birini böğürtlenlere yapışmış şekilde bulabilirsiniz.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> yokuşlardan aşağıya süzülmeleriyle bilinirler. Uçamazlar ama süzülürken oldukça hızlanırlar.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> kafasında bulunan iki adet tüyü ve onu hızlandıran, kanata benzeyen elleridir.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> kafasındaki tüylere dokunmayınız. Özellikle yemeğine hiç dokunmayınız.<br />
<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1627-Rasture.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1627-Rasture.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
                Rody o BoxmoNu kesinlikle almak isterdi ama hiç boxı olmadığı için bu fikrinden vazgeçti. Emily’nin söyleyecek bir şeyleri vardı.<br />
 -(Fısıldayarak) Rody bence o senin olmalı.<br />
 -(Fısıldayarak) Boxım olmadığını unuttun sanırım.<br />
 -Ben sana bir box verebilirim. Kasabaya ulaştığımızda bana bir box borçlu olursun hepsi o.<br />
 -Tamam ama borç olarak.<br />
 -Tabi ki borç olarak. (Küstahça) Sana ödünç vereceğimi mi sandın?<br />
 -Tamam, kabul, ver hadi.<br />
                 Emily boxı pembe çantasından çıkartıp Rody’e verdi. Rody bir elinde boş boxı, bir elinde de hızlı olarak bildiği Alpacure vardı. Rody sessizce:<br />
 -Alpacure.<br />
                 Alpacure çıktığı anda, ne yapacağını anlamış gibi arka ayaklarından destek alarak sanki koşmaya hazır olduğunu söyleyen bir pozisyon aldı.<br />
 -Işık girdabı!<br />
                 Emri duyan Rasture birden arkasını döndü ve kırmızı göz bebekli yeşil gözleri tamamen kırmızıya döndü. Adını söyleyerek hırlıyordu. “Rrrrrrrasture”. Yemek yerken rahatsız edilmek hoşuna gitmemişti. Alpacure ışık girdabını göndermişti. Işık huzmesi Rasture’ a anında vurmuştu. Kanata benzeyen yeşil ve otlu elleri parlıyordu. Görüldüğü kadarıyla Rasture tehlikeyi anlayıp elleriyle saldırıyı bloke etmişti ama tüm hasarı engelleyememişti. Kızgın Rasture aniden fırlayıp havada dönerek Alpacure’ e vurdu. Alpacure’ un yüzünde kocaman iki çizik bıraktı. Rody Rasture’ un başındaki iki yaprağa neden dokunulmaması gerektiğini daha iyi anlamış oldu. Alpacure’a diğer bir yeteneğinin emrini verdi:<br />
 -Işık Hızı Darbesi!<br />
                 Alpacure arkasında ince bir ışık izi bırakarak koşmaya başladı. Rasture’ un etrafında dönüyordu. Rasture saldırının hangi yönden geleceğini bilemediği için kafasını öne eğip ellerini sırtında birleştirerek çift taraflı bir savunma pozisyonu yarattı. Rody bağırdı:<br />
 -Ayaklarına!<br />
                 Alpacure ayaklarına büyük bir boynuz darbesi indirdi. Rasture saldırının etkisiyle hafif yükselip yere düştü. Rody boxı fırlattı. Box Rasture’ un ayaklarının dibine düştü. Çaresiz Rasture yeşil ışıklar eşliğinde boxın içinde kaybolmuştu. Rody:<br />
 -İşte bu!<br />
 -(Emily kıskanarak) Ne var ki ben de yapabilirdim.<br />
 -Eminim yapardın. Box için teşekkürler.<br />
                 Rody boxı aldı ve yollarına devam ettiler. Artık Rody’nin üç BoxmoNu vardı. Resmi bir düelloya girebilirdi. Yokuşun üzerine geldiklerinde Eel Town ayaklarının altındaydı. Kasabanın içinde yükselen bir dönme dolap görünüyordu. Yokuştan rahatça BoxmoN Merkezi tabelası görünüyordu. İlk fikir Rody’ den geldi.<br />
 -Bence BoxmoN Merkezine gidip BoxmoNlarımızı bıraktıktan sonra Boxshop’ a giderek rahatça alışverişimizi yapabiliriz. Çünkü benim BoxmoNlarım oldukça yorgun ve yaralı.<br />
 -Haklısın benim de Garubitic’ im oldukça yaralı.<br />
                 Ve böylece BoxmoN Merkezine gitmekte karar kıldılar.<br />
                İçerisi en az dışarısı kadar etkileyiciydi. Kırmızı mavi tonlarının ağırlıkta olduğu bir merkezdi. Solda bekleme salonları, kafeterya, sağ tarafta bir danışma ve hemen karşılarında da BoxmoN koğuşları vardı. Danışmaya yöneldiler. Danışmada duran orta yaşlı bayan:<br />
 -Hoş geldiniz çocuklar. BoxmoNlarınızı köşedeki cihaza bırakabilirsiniz.<br />
                 Emily beş, Rody üç box bırakmıştı cihazın içine. Cihaz boxları algılayıp mekanik bir sesle şunları söyledi:<br />
 -BoxmoN sayısını baz alarak bekleme süreniz iki saattir. İki saat sonrasında BoxmoNlarınızı danışmamızdan alabilirsiniz.<br />
                 Rody çıkarken danışmada bulunan bayana teşekkür etti ve Boxshop’ a doğru yöneldiler. Sokaklarda çeşit çeşit BoxmoNlar vardı. Birileri düello yapıyor. Birileri bahisleri topluyor. Bazıları antrenman alanında BoxmoNlarının kondisyonunu geliştiriyordu. Vardıklarında içeride hiçbir yetkili göremediler. Kafeslerde duran birkaç BoxmoN vardı. Raf bile yoktu. İnsandan biraz büyükçe bir robot karşıki duvarda duruyordu. Yaklaştıklarında; robot, cızırtılı ve kulak tırmalayan bir sesle:<br />
 -Hoş geldiniz. Üzerimde bulunan büyük ekrandan kategori seçip sesli olarak ifade ediniz.<br />
                 Rody kategorilerden “Boxlar” kategorisini seçmişti.<br />
 -Boxlar.<br />
 -(Robot) İşte yeni kategorileriniz.<br />
                 Ekranda iki adet kategori belirmişti. “Standart Boxlar” ve “Geliştirilmiş Boxlar”. Rody henüz geliştirilmiş bir boxa ihtiyacı olmadığını düşünerek:<br />
 -Standart boxlar<br />
 -(Robot) Lütfen ürün sayısını belirleyiniz.<br />
 -Beş.<br />
 -(Robot) Borcunuz 125&#36;. Lütfen ekranın altında bulunan küçük bölmeye bırakınız.<br />
                 Rody yanında bulunan 300&#36;’ın yarısına yakın bir miktarı vereceği için biraz canı sıkılsa da bölmeye 150&#36; bırakmıştı. <br />
 -(Robot) Şirketimizin belirlediği bahşiş miktarı, verdiğiniz miktardan çıkartıldığında para üstünüz 0&#36;’dır. Lütfen para bıraktığınız bölmenin sağında bulunan diğer bölmeden ürünlerinizi alınız. Tekrar bekleriz.<br />
                 Bahşiş meselesine sinirlense de, Emily’ e rezil olmamak için sesini çıkartmadan dışarı çıkmaya göz yumdu. BoxmoN Merkezine doğru yola çıktılar. Vardıklarında BoxmoNlarını almaları için 15 dakika kadar zaman kalmıştı. Kafeteryaya geçerek bir şeyler atıştırdılar. 15 dakika sonra bir anons duyuldu. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Rody ve Emily takımı BoxmoNlarınız alınmaya hazırdır. En kısa zamanda danışmaya gelmeniz rica olunur</span>.” Bunu duyan Rody:<br />
 -Hadi gidip BoxmoNlarımızı alalım. Bu arada biz takım falan değiliz bunu unutma. Senin zorunla buradayım.<br />
 -Evet evet. Kesin öyledir.<br />
                 BoxmoNlarını alıp teşekkür ettikten sonra artık yola devam edebilirlerdi.<br />
 -Emily şimdi nereye gidiyoruz?<br />
 -Takım değiliz sanıyordum.<br />
 -Pardon. Sen nereye gidiyorsun?<br />
 -Şehrin diğer kısmında uzanan Halucination Forest ’e.<br />
 -(Gülümseyerek) Aaaa. Ne tesadüf bende oraya gidiyorum.<br />
 -(Gülümseyerek) Tamam ama yanımdan ayrılma. Bu ormanı hiç sevmeyeceksin.<br />
 -Uyarı için teşekkürler. Yola koyulsak mı?<br />
 -Hem de hiç beklemeden.<br />
                 Ve böylece Rody ve Emily ikilisi Halucination Forest ‘e doğru yola çıktılar. Rody her ne kadar inkar etse de gideceği rotayı iyi bilen Emily ile takım olmuş gibi görünüyordu. Rody için bir sorun daha ortaya çıkmıştı. Para. Emily için paranın pek önemi olmadığı açıkça belliydi. En ucuzu 2.500&#36;‘dan başlayan zenith BoxmoNunu alarak yolculuğa başlamasından anlaşılıyordu. Rody ‘de ise yolculuğa çıktığında bedava bir BoxmoN ve nakit 300&#36; vardı. Acilen para bulması gerekiyordu. Belki de bir sonraki kasabada Emily’nin yanından ayrılıp bir iş bulması gerekebilirdi. Bu da yolculuğuna ara vermesi anlamına geliyordu. <br />
                 Yola devam ederken önlerinde hafif bir sis vardı ve Halucination Forest ‘e yaklaştıkça yoğunluğu artıyordu. İleride küçük bir kulübede, sallanan sandalyesinde yaşlı bir adam belirdi.<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-8-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">MİSTİK ENGEL</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Space Monsters(Uzay Canavarları) : Bölüm 2]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Space-Monsters-Uzay-Canavarlari-Bolum-2</link>
			<pubDate>Fri, 12 Jul 2013 22:56:48 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=51">HeaT</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Space-Monsters-Uzay-Canavarlari-Bolum-2</guid>
			<description><![CDATA[Okumayanlar İçin 1. Bölüm <img src="https://forumturkce.monstermmorpg.com/images/smilies/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1"/> : <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Space-Monsters-Uzay-Canavarlari-Bolum-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Ko...ri-Bolum-1</a></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2. Bölüm : Görevimiz Başlıyor!</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010113/158627_uzay-mekigi.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 158627_uzay-mekigi.jpg]" class="mycode_img" /><br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Başarılı bir kalkış yapan M-130 Uzay mekiği mürettebatının neşesi yerindeydi. Uzay mekiği atmosferi sorunsuz bir biçimde geçmeyi başarmıştı. Atmosferin geçilmesi çok önemli bir gelişmeydi bunu sağladıkları için mutluydular.</span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay mekiği  M-130 boşlukta süzülüyordu. Mürettebat işe koyu bir sohbete dalmıştı :</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- İrfan Yılmaz(Ana Kaptan) : Nasıl gidiyor arkadaşlar? İnşAllah bir sıkıntı yok  değil mi?</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Elif Doğan(3.Kaptan) : Şu anda bir sorun yok kaptanım , her şey yolunda gözüküyor, rotamız belirlendi , hedefe doğru ilerliyoruz.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-İrfan Kaptan:  Yakıt durumumuz nasıl Ahmet?</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Ahmet Kılıç(Yakıt-Elektrik Sorumlusu) : Her şey istediğimiz gibi kaptanım, yakıt düzeyimiz yeterli bir seviyede.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-İrfan Kaptan: Şimdilik problemimiz yok çok şükür. Yine de gözlerinizi radarlardan ayırmayın Selin Hanım.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Selin Şimşek Yılmaz(Uçuş Koordinatörü) : Emredersiniz kaptanım.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bir süre sessizlik oldu. Bu sessizliği 2. Kaptan Salih Öztürk bozdu:</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Kaptanım, THUM</span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">[i](</span></span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Türkiye Havacılık Ve Uzay Merkezi) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ile bağlantıya geçip bir sıkıntı olup olmadığını, yolumuz ile alakalı ayrıntılı bilgileri almamızı istermisiniz?</span></span></span></span></span>[/i]</div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-İrfan Kaptan: İyi olur Salih, Alper Fatih(İletişim Sorumlusu) ile sen bu bağlantıyı kurun, gerekli bilgileri onlardan alın. Bizden istedikleri bilgileri de verin. Bizde küçük bir mola verebiliriz sanıyorum.  Ümit(Silah Sorumlusu) , Elif (3. Kaptan) , Mustafa (Mekaniker) , Ahmet( Yakıt-Elektrik Sorumlusu) , Selin Hanım(Uçuş Koordinatörü)  siz biraz mola verin benimle gelin.   </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Ömer oğlum , sen ana kumandaya göz kulak olacaksın. Salih ve Alper Fatih siz iletişim kurmaya çalışın.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Haydi gidelim.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ana kumanda odasından çıkarken Selin Hanım kocasının kulağına fısıldayarak şöyle söyledi: </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Sence ana kumandayı teslim etmek için erken değil mi ? Elbette o çok zeki ve yetenekli bir çocuk ama endişe duyuyorum.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İrfan Kaptan gülümseyerek şöyle cevap verdi:</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Şu anda motorlar kapalı durumda, yapması gereken şey sadece etrafına bakmak. Rahatlıkla yapabilir. Unutma bizim oğlumuz artık büyüdü ve senden ve benden daha zeki ..</span></span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay mekiğinde 5 oda vardı. Biri ana kumanda odası , diğeri  ana kaptan odası , diğer iki oda ise kızlar ve erkekler için ayrı ayrı olacak şekilde düşünülmüş yatakhaneler.  Bir odada ise mutfak ve yiyecek malzemeleri bulunuyordu.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Gemide ayrıca bir mühimmat deposu, bir gıda deposu ve 2 adet banyo ve 2 adet tuvalet var  idi.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Kaptan ve mola veren diğer mürettebat, mutfağa doğru yöneldiler.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Mutfakta onları gıda-temizlik sorumlusu Pelin hanım karşıladı : </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Hoşgeldiniz Kaptanım. Hazırladığım kalori çizelgesine göre bugün  2 adet konserve ve 3 adet istediğiniz yiyecek haplarından birini almalısınız.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Teşekkürler Pelin hanım.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Dünya artık öyle bir hal almıştı  ki doğal şeyler bulmak çok zor ve imkansızdı. Bir de bu yolculuğun dünya zamanına göre yıllarca sürecek olması , gemi mürettebatının konserve ve özel hazırlanan yiyecek haplarına talim olmasını gerektiriyordu.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Herkes istediği yiyecekleri aldı ve masaya oturdular.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ahmet biraz hoşnut değildi yemeklerden:</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Dünyayı ne hale getirdiler, ben çocukken en azından  taze meyve sebze ve ekmek bulabiliyorduk. Şimdi küresel ısınma nedeniyle artık her şey fabrikasyon oldu. Bu haplar ve konserveler hoşuma gitmiyor.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ümit şöyle cevap verdi: </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Yapacak bir şey yok Ahmet, katlanmak zorundayız. Bakalım bizim çocuklarımız torunlarımız nelerle karşılaşacak. Onlar şu sevmeyerek yediğimiz konserveleri bulabilecekler mi diye şüphe ediyorum.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu diyalogdan sonra yemek masasında bir sessizlik çöktü. Herkes acıkmıştı , yemekler çok içaçıcı olmasa da herkes yemeğine odaklanmıştı.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Tam bir sessizlik hakimken Kaptan Asistanı Ömer,  soluk soluğa  odaya girdi:</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Başımız büyük dertte, çabuk herkes görev başına ana kumanda odasına!!</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- NE OLDUKLARINI BELİRLEYEMEDİĞİMİZ CİSİMLER HIZLA UZAY GEMİSİNE DOĞRU YAKLAŞIYORLAR!! ÇABUK GELİN!!</span></span></span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Okumayanlar İçin 1. Bölüm <img src="https://forumturkce.monstermmorpg.com/images/smilies/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1"/> : <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Space-Monsters-Uzay-Canavarlari-Bolum-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Ko...ri-Bolum-1</a></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2. Bölüm : Görevimiz Başlıyor!</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2010113/158627_uzay-mekigi.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 158627_uzay-mekigi.jpg]" class="mycode_img" /><br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Başarılı bir kalkış yapan M-130 Uzay mekiği mürettebatının neşesi yerindeydi. Uzay mekiği atmosferi sorunsuz bir biçimde geçmeyi başarmıştı. Atmosferin geçilmesi çok önemli bir gelişmeydi bunu sağladıkları için mutluydular.</span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay mekiği  M-130 boşlukta süzülüyordu. Mürettebat işe koyu bir sohbete dalmıştı :</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- İrfan Yılmaz(Ana Kaptan) : Nasıl gidiyor arkadaşlar? İnşAllah bir sıkıntı yok  değil mi?</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Elif Doğan(3.Kaptan) : Şu anda bir sorun yok kaptanım , her şey yolunda gözüküyor, rotamız belirlendi , hedefe doğru ilerliyoruz.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-İrfan Kaptan:  Yakıt durumumuz nasıl Ahmet?</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Ahmet Kılıç(Yakıt-Elektrik Sorumlusu) : Her şey istediğimiz gibi kaptanım, yakıt düzeyimiz yeterli bir seviyede.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-İrfan Kaptan: Şimdilik problemimiz yok çok şükür. Yine de gözlerinizi radarlardan ayırmayın Selin Hanım.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Selin Şimşek Yılmaz(Uçuş Koordinatörü) : Emredersiniz kaptanım.</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bir süre sessizlik oldu. Bu sessizliği 2. Kaptan Salih Öztürk bozdu:</span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-Kaptanım, THUM</span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">[i](</span></span></span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Türkiye Havacılık Ve Uzay Merkezi) <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ile bağlantıya geçip bir sıkıntı olup olmadığını, yolumuz ile alakalı ayrıntılı bilgileri almamızı istermisiniz?</span></span></span></span></span>[/i]</div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-İrfan Kaptan: İyi olur Salih, Alper Fatih(İletişim Sorumlusu) ile sen bu bağlantıyı kurun, gerekli bilgileri onlardan alın. Bizden istedikleri bilgileri de verin. Bizde küçük bir mola verebiliriz sanıyorum.  Ümit(Silah Sorumlusu) , Elif (3. Kaptan) , Mustafa (Mekaniker) , Ahmet( Yakıt-Elektrik Sorumlusu) , Selin Hanım(Uçuş Koordinatörü)  siz biraz mola verin benimle gelin.   </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Ömer oğlum , sen ana kumandaya göz kulak olacaksın. Salih ve Alper Fatih siz iletişim kurmaya çalışın.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Haydi gidelim.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ana kumanda odasından çıkarken Selin Hanım kocasının kulağına fısıldayarak şöyle söyledi: </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Sence ana kumandayı teslim etmek için erken değil mi ? Elbette o çok zeki ve yetenekli bir çocuk ama endişe duyuyorum.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">İrfan Kaptan gülümseyerek şöyle cevap verdi:</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Şu anda motorlar kapalı durumda, yapması gereken şey sadece etrafına bakmak. Rahatlıkla yapabilir. Unutma bizim oğlumuz artık büyüdü ve senden ve benden daha zeki ..</span></span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay mekiğinde 5 oda vardı. Biri ana kumanda odası , diğeri  ana kaptan odası , diğer iki oda ise kızlar ve erkekler için ayrı ayrı olacak şekilde düşünülmüş yatakhaneler.  Bir odada ise mutfak ve yiyecek malzemeleri bulunuyordu.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Gemide ayrıca bir mühimmat deposu, bir gıda deposu ve 2 adet banyo ve 2 adet tuvalet var  idi.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Kaptan ve mola veren diğer mürettebat, mutfağa doğru yöneldiler.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Mutfakta onları gıda-temizlik sorumlusu Pelin hanım karşıladı : </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Hoşgeldiniz Kaptanım. Hazırladığım kalori çizelgesine göre bugün  2 adet konserve ve 3 adet istediğiniz yiyecek haplarından birini almalısınız.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Teşekkürler Pelin hanım.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Dünya artık öyle bir hal almıştı  ki doğal şeyler bulmak çok zor ve imkansızdı. Bir de bu yolculuğun dünya zamanına göre yıllarca sürecek olması , gemi mürettebatının konserve ve özel hazırlanan yiyecek haplarına talim olmasını gerektiriyordu.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Herkes istediği yiyecekleri aldı ve masaya oturdular.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ahmet biraz hoşnut değildi yemeklerden:</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Dünyayı ne hale getirdiler, ben çocukken en azından  taze meyve sebze ve ekmek bulabiliyorduk. Şimdi küresel ısınma nedeniyle artık her şey fabrikasyon oldu. Bu haplar ve konserveler hoşuma gitmiyor.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ümit şöyle cevap verdi: </span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-Yapacak bir şey yok Ahmet, katlanmak zorundayız. Bakalım bizim çocuklarımız torunlarımız nelerle karşılaşacak. Onlar şu sevmeyerek yediğimiz konserveleri bulabilecekler mi diye şüphe ediyorum.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu diyalogdan sonra yemek masasında bir sessizlik çöktü. Herkes acıkmıştı , yemekler çok içaçıcı olmasa da herkes yemeğine odaklanmıştı.</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Tam bir sessizlik hakimken Kaptan Asistanı Ömer,  soluk soluğa  odaya girdi:</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Başımız büyük dertte, çabuk herkes görev başına ana kumanda odasına!!</span></span></span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma, Verdana, Arial, sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- NE OLDUKLARINI BELİRLEYEMEDİĞİMİZ CİSİMLER HIZLA UZAY GEMİSİNE DOĞRU YAKLAŞIYORLAR!! ÇABUK GELİN!!</span></span></span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Angmar ın Işığı (Tanıtım-1.sezon)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Angmar-in-Isigi-Tanitim-1-sezon</link>
			<pubDate>Fri, 12 Jul 2013 17:16:27 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=66">Garez</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Angmar-in-Isigi-Tanitim-1-sezon</guid>
			<description><![CDATA[Hazır oyunla ilgi hikayeler hazırlayan arkadaşlar varken bende farklı bir tarzda hikaye hazırladım .<br />
Benim hazırladığım şeyde kitaplar diziler ve filmlerden esintilerin oyunumuza göre uyarlanmış hali olacak karakter isimlerinin çoğu uydurma olacak tabi ki kitap , film yada diziyle birebir olmayacak  sadece isimlerden ve yerlerden faydalanılacak ayrıca elimden geldiğince resimde ekleyeceğim umarım beğenirsiniz <img src="https://forumturkce.monstermmorpg.com/images/smilies/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1"/><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Bölüm 1. Başlangıç</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="https://u1307.hizliresim.com/1c/d/q66zy.png" loading="lazy"  alt="[Resim: q66zy.png]" class="mycode_img" /></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Angmar yıldız sistemi koskoca evrende yaşamın izlerini taşıyan sayılı ve büyük sistemlerden içinde 19 gezegenin bulunduğu <br />
büyük sistem. 19 gezegenin 17 tanesi 17 elementi temsil etmekte ve bu 17 gezegenin elementine bağlı enerjiyle doğan 17 <br />
ejderha diğer 2 gezegenden biri sadece bitkilerin, denizlerin ve karanın bulunduğu boş gezegen ejderhalar oraya Dünya diyorlar.<br />
Bir çoğu orayı değerli bir çoğu da çöplük olarak görüyor diğer gezegen ise sistemin en karanlık en büyük ve en tehlikeli<br />
Tartarus gezegeni. Ejderhalarla birlikte elemente göre oluşan enerjilerle canavar denilen varlıklar ortaya çıkmıştır<br />
Tartarus ta bir hapisanedir en kötülerin en karanlık varlıkların gönderildiği yer .<br />
Oluşum sırasında güç isteyen sistemi yönetmek isteyen canavarlar ortaya çıkmıştır aralarında 17 ejdarhanın bir kısmıda vardır. Bunlara<br />
karanlık varlıklar demişlerdir sebebi amaçlarının her şeyi kendilerine göre yönetmek güçsüz olanları yok oluşa sürüklemek tir. <br />
Tabi buna karşı olan düzeni korumak isteyen canavarlarda vardı ve aralarında defalarca savaş olmuştur ama karanlık hiçbir zaman<br />
kazanamadı çünkü hepsinin amacı farklıydı ta ki aralarından biri karanlığı isteyen canavarları bir araya toplayana kadar. <br />
Bu canavar 17 gezegenin ejderhalarından Ugoyle' ydi Dark elementinin ejderhası karanlık tarafı birleştirerek büyük bir savaşa neden oldu.<br />
Savaş o kadar büyüktü ki ortaya çıkan güçler sonucunda 17 gezegende karanlığa gömüldü ama aydınlık taraf kazanmıştı. <br />
Gezegenlerin yok olmasına rağmen kazndılar ve kötülüğü Tartarusa ugoyle yide tartarusun merkezine hapsettiler. Küçük ve güçsüz olanlar<br />
dünyaya taşındı diğerleri ise yani iyiliği temsil eden 10 ejderha Angmar ın içine girdi ve orada bir enerji bulutu halini aldılar.<br />
Olurda birgün karanlık kurtulur ve dünyaya saldırırsa diye bazı monsterlere 10 tane taş verildi 10 elementin 10 ejderhanın <br />
enerjisinin beden kazanması için gerekli olan taşlar ve bunlar dünya üzerinde 10 ayrı yere gömüldü. <br />
Her şeye rağmen koskoca sistemden geriye sadece<br />
yıldız , dünya ve tartarus kaldı. Dünya ya taşınan canavarlar çok çabuk uyum sağladılar çoğaldı ve yeni türler ortaya çıkardılar<br />
bir gün Allah bir varlık yarattı en akıllı varlık iyisi çok iyi kötüsü çok kötü olabilecek bulunduğu yerleri değiştirebilecek varlık <br />
İnsanlar. <br />
Onlar canavarlarla uyum sağladı zaman ilerledikçe . Birlikte bu gezegende yaşamlarını sürdürdüler ama dünyadaki hareketlilik <br />
Tartarus a hapsedilen canavarların adeta iştahını kabarttı . Sürekli kaçmaya çalıştılar ama yapamadılar bir süre sonra büyük bir patlama meydana geldi<br />
Tartarusun içinde büyük bir alev topu belirdi o kadar büyüktüki sistemdeki her varlık bunu gördü ve hissetti .<br />
Bilgin insanlara rehberlik eden efsanevi canavarlar bir teori ortaya attı . Tartarustan bir şey çıkmayı başarmış ve tartarus bunu engellemek için <br />
kendi içinde devasa bir güç oluşturmuştu belki bu gücün sonucunda kaçmaya çalışan şey yok oldu belkide kurtuldu ama hiç bir varlık kurtuldu seçeneğini<br />
öne sürmedi. Düzenin sarsırlmasını engellemek için birinci seçeneğin olduğunu öne sürdüler . Bilginler ve efsaneler her ihtimali göz önünde bulundurarak <br />
10 taşı bir araya getirmeyi düşündüler. Efsaneler güçleriyle bu 10 taşı birleştirip sıkıntılı bir durumda 10 ejderhayı çağırmanın yolunu kolaylaştıracaklardı ama <br />
1 taş kayıptı Light ejderinin taşı dünyanın her yerini didik didik ettiler ama aydınlık tarafın komutanının bedeninin bulunduğu taş kayıptı ve asla bulunamadı.<br />
Bilginler ve efsaneler mecburiyetten sadece 9 taşı birleştirip bütün bilginlerinin ve efsanelerin büyülediği bir yere sakladılar.<br />
Bu büyü öyle bir büyü ki oraya insanlar harici hiç bir varlık giremez böylece karanlık taraf askerlerinden kolayca muhafaza edilecekti. Bir süre sonra<br />
Tartarustan dünyaya bir gök taşı düştü bütün canavarlar ve insanlar endişe içindeydi gök taşının içinden devasa boyutlarda bir canavar çıktı<br />
efsanevi canavarlar ona Vesuverex derler evet adı Vesuverex di ateşiyle yakamayacağı neredeyse hiç bir şey yokmuş önüne çıkanlar haricinde kimseyle savaşmamış bir hedefe kilitlenmişti<br />
direk Colt tapınağıydı hedefi taşların birleştirildiği ve korunduğu yer fakat oraya giremedi bu Vesuverex i çok sinirlendirmişti .<br />
Öfkesiyle her yere yıkım yaymaya başladı ama aynı zamanda taşın etrafındaydı hiç bir insanın onu kırmasını göze alamazdı.çok büyük bir ışık etrafa yayıldı Angmar dan hızla bir gök taşı dünya semalarına doğru ilerliyordu.<br />
Bir anda Colt a yakın bir yerde bir patlama meydana geldi  ama içeriye hiç bir insan <br />
girememişti nasıl olurda 9 ejder serbest kalabilirdi . Bu sorunun cevabı gök taşı nın dünyaya temasıyla oldu kaybolan taş aslında saklanıyormuş Samuel isimli<br />
bir insan onu saklamış Vesuverex i görüncede taşı parçalamıştı Prysma bütün görkemiyle belirmişti Vesuverex e ait olduğu yere dönmediği taktirde<br />
olacakları söylemiş ti Vesuverex itiraz etmeye cesaret edemedi ve hızla Tartarus a geri döndü Prysma insanlara ve efsanevi canavarlara kardeşlerimi <br />
ve düzeni koruduğu için teşekkür etmiş ve kendisini çağıranın kim olduğunu sormuş Samuel kalabalığın içinden ilerleyerek titrek bir sesle "Ben" demişti <br />
Prysma ona akıl almayacak derecede büyük bir hediye verdi sözleri şöyleydi "kardeşlerimi ve insanların kaderini kurtardığın için sana borçlandım ve borcumu<br />
ödemenin en uygun yolu sen ve senden doğacak çocuklarına bir armağan veriyorum dünyanın başı dertte olduğu bir anda beni siz çağırabileceksiniz"<br />
Samuel "teşekkür ederim ama nasıl çağıracağım"<br />
Prysma "bu bir yetenek Samuel bu yeteneği sen ve çocukların kendiniz keşfedeceksiniz ayrıca en doğru zaman geldiğinde dünyadaki bir arkadaşım <br />
bu durumla ilgili yardım edecek ve sizleri kollayacak " dedi ve büyük bir ışık bulutu haline gelip Samuelin içine girdi .</span></span></span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam = </span>Dede peki sonra ne oldu ?</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Sonra dünyaya kötülük uğramadı insanlar ve canavarlar haricinde hiç bir sorun olmadı .</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> Hımm peki bir şey sorabilirmiyim ?</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Tabi evlat </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> 10 ejderha neden dünyada bizimle kalmadı ? neden bir enerji halini alıp zor durumda çağırılmayı bekliyorlar ?</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby =</span> güzel bir soru sebebi Sam 17 ejderha kardeşti ama güç öyle değişik bir kavram ki her varlığı değiştire bilir eğer 10 ejderha dünyada kalsaydı</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">diğer 7 ejderha gibi gücün cazibesine kapılıp karanlığı getireceklerinden korktular .</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam = </span>Anladım çok teşekkür ederim dede sayende tarih ödevimi tamamladım </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Bir şey değil evlat </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> Dede bende senin gibi bir canavar savaşçısı olmak istiyorum ama annem istemiyor</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Onunda kendince sebepleri var Sam</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> Biliyorum babamın ölümünden sonra benimde zarar göreceğimi düşünüyor ama.</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby =</span> Sam artık geç oldu sen küçüksün ilerde kendi kararlarını kendin vereceksin zaten şimdiden bunları düşünmeni istemiyorum iyi geceler.</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam = </span>iyi geceler Dede .</div>
</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Bölüm 2  Ders Adı = Canavarlar</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Starfall kasabası kendi halinde , neşeli , uyum içinde sorunsuz yaşayan insanların barındığı bölgenin ilk kasabasıdır .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Canavar türleri açısından normal tipinin yoğun olduğu bölgenin içine girmektedir. evcil ve savaş deneyimi az sakin canavarlar</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">barınır bu kasabada ve bu kasabadan çok az eğitmen çıkmıştır genelde kasaba halkı normal mesleklere daha ilgilidir </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bu küçük kasabanın batısın daki evde kahramanımız yaşamaktadır . Sam in babası Sam doğmadan 3 yıl önce hastalanıp vefat etmişti</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam dedesi boby ve annesi Mary ile sakin ve huzurlu bir yaşam sürmekteydi . Annesi ev hanımıydı fakat bazı zamanlar yemek pişirerek veya</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">küçük bebeklere bakarak eve para getiriyordu Sam in dedesi Bobby eskiden bir hakemdi bölgenin en büyük canavar savaşı hakemlerindendi</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ama yaşlanınca emekli oldu emekli parası ve evlerinin önüne kurduğu sebze bahçesindeki sebzeleri satarak gelire katkıyı arttırıyordu</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bu ailenin hiç bir sıkıntısı yoktu hatta evdeki tek problem sam in bir savaşçı olma isteğidi .</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mary = </span></span>Sam hadi hazırlan servis geldi .<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>kahvaltım henüz bitmedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mary = </span></span>ben beslenme çantanı bolca doldurdum hadi servise geç kalma.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>tamam anne .<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">sam kasabadaki neşeli ve atılgan çocukların aksine fazla içine kapanıktı bunun en büyük sebebi Babasının vefatıydı.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sadece 1 arkadaşı vardı onunlada okuldan okula görüşüyordu . Sam 13 yaşındaydı bu yaşta okula duyduğu ilgi çok az dı</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">aklını savaşçı olmaya takmıştı . Ama savaşçı olabilmesi için okulu bitirmeli ve en az 18 yaşında olmaylıydı neyse hikayeye devam edelim .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yine her zamanki gibi en arka koltuklarda cam kenarına oturduve yanına Chuck oturdu en yakın arkadaşı.</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Selam Sam ödevini yaptın mı ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>evet sen ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>evet yaptım ama içimden bir ses kötü bir not alacağım diyor<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>üzülme bu sadece bir ödev hocamız yıl sonu ottalamasını çok etkilemeyecek demişti<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam ve Chuck sıralarına oturur öğretmen içeri girer</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Patrick = </span></span>Günaydın çocuklar - Günaydınn.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Çocuklar ben ilk 2 der sizlerin ödevlerini kontrol ederken oku dışına çıkmamak koşuluyla bahçeye inebilirsiniz ayrıca </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bay Song dan top alıp oynaya bilirsiniz 3 . ders projeksiyon sınıfına gidin sizlere canavarlarla ilgili bir video izleticem.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">herkes dışarı çıkar Sam ve Chuck kantinden cips ve kola alrak okulun arka bahçesine geçerler.</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Hey Sam okulu bitirince ne yapacaksın ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>Ben bilmiyorum canavar savaşçısı olmak istiyorum ama annem istemiyor.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Benimde ailem istemiyor ama bu seçimi onlar değil biz yapıcaz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>Evet biliyorum ama şimdi bunları düşünmek için erken bence 5 senemiz var biraz gezelim mi ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Olur .<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">3. ders saati gelmiştir bay Patrick sınıfı toplar ve</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Patrick = </span></span>şimdi sessizce videoyu izleyin çocuklar bu video Canavar araştırma merkezinde hazırlanmıştırneredeyse bütün bilgiler buradadır<br />
başlatıyorum .<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">16 Temmuz 2005 bu gün den itibaren tam 154 tür canavarı daha dexlere ekledik ve keşf etmeye devam ediyoruz sizlere canavarlar</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hakkında bir kaç bilgi vereyim yeni eğitmenlerin kesinlikle iyi dinlemesi lazım canavarlar çok akıllı varlıklardır</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">tıpkı insanlar gibidir duygulara sahiptir onlara saygı ve sevgi göstermezsek eğtimsiz ve asi olacaklardır.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Kesinlikle en başta çok tehlikelilerdir çok dikkatli olmalısınız bir canavar kutusu almadan önce kesinlikle bölgenin kasabalarında</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bulunan Profesörlerden bir başlangıç canavarı alın almak zorunda değilsiniz bir çok kişide başlagıçlar yoktur sebebi</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">eğitememleridir canavarlar asidir ve savaşçıya zorluk çıkarır en büyük sebebi savaşçı tarafından yakalanmamalarıdır </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">canavarla birlikte asrı icatlarından olan ilk olarak dedemin icat ettiği Dex ler vardır ve bu dexler her yeni tür </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ile güncellemektedir canavar gördüğünüzde dex e göstermeli ve onun hakkında bilgi almalısınız böylece canavarı daha çabuk </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">yakalar ve eğitirsiniz şunu belirteyimki her canavar güçlüdür önemli olan savaşçının canavarın içindeki azmi ve gücü ortaya </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">çıkarmasıdır bunlarda eğtim ve alıştırmalarla mümkündür bizler 1613 yılından itibaren canavarları yapısalolarak sınıflara </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ayırdık Regular dediğimiz sınıftaki canavarların geneli uysaldır yakalaması ve alışması kolay canavarlardır her yeni başlayan</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">savaşçıya tavsiye ederiz sınıflarını anlamak için canavarı dex e göstermek yeterlidir .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Superior benim en sevdiğim sınıf uysaldır ama asi canavarlarda bu sınıfta fazladır gayet güçlü ve sadık olurlar bu sınıfın canavarlarıda</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">kolayca buluna bilir .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Emissary sınıfı canavarlar bir savaşçının kesinlikle sahip olması gereken sınıfta canavarlardır çok güçlü ve heybetlilerdir</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">geneli asi dir ama eğitilince çok sadıklardır bu sınıf içinde harika canavarlar barındırmaktadır çok sık görünmezler.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ayrıca sınıfın içinde Starter diye adlandırdığımız bir bölüm canavarlar vardır bu canavarlar Profesörden alabileceğiniz canavarlar</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Zenith çok nadir görülen bu sınıftaki canavarlar canavar aleminin en asil canavarlarıdır türsel olarak sayıları çok çok azdır bu yüzden</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">çok az görünür ve çok az kişi sahiptir asla teslim olmazlar savaş esnasında bu yüzden yakalanması çok zordur ama bir insana </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bağlanırsa onun yanından ayrılmaz ve ona her konuda yardımcı olmaya çalışırlar .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">legendary = bu sınıf canavarlar aleminin koruyucuları olarak da bilinir mükemmel güçlülerdir bazen 100 lerce canavar bile </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">onları yenecek güce sahip olmaya bilir çok az insan görmüştür yakalanması imkansızdır sadece bazı arenalardaki liderlerde vardır.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ve Ancient sınıfı bu sınıftan bildiğimiz tek canavarlar 17 ejderhadır hiç görülmediler M.S ama bu canavarlar hakkında bildiğimiz tek şey</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">en güçlüleridir canavarların genel özellikleri bunlardır savaşçı olmak isteyenler ilerledikçe daha fazlasını öğreneceklerdir.</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Patrick = </span></span>Evet çocuklar evlerinize gidebilirsiniz dersimiz bitti okul sonuna kadar sadece tekrarlar olacak bu arada ödevlerinizin sonucunu panodan okuya bilirsiniz hepinize iyi günler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hazır oyunla ilgi hikayeler hazırlayan arkadaşlar varken bende farklı bir tarzda hikaye hazırladım .<br />
Benim hazırladığım şeyde kitaplar diziler ve filmlerden esintilerin oyunumuza göre uyarlanmış hali olacak karakter isimlerinin çoğu uydurma olacak tabi ki kitap , film yada diziyle birebir olmayacak  sadece isimlerden ve yerlerden faydalanılacak ayrıca elimden geldiğince resimde ekleyeceğim umarım beğenirsiniz <img src="https://forumturkce.monstermmorpg.com/images/smilies/smile.gif" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1"/><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Bölüm 1. Başlangıç</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="https://u1307.hizliresim.com/1c/d/q66zy.png" loading="lazy"  alt="[Resim: q66zy.png]" class="mycode_img" /></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Angmar yıldız sistemi koskoca evrende yaşamın izlerini taşıyan sayılı ve büyük sistemlerden içinde 19 gezegenin bulunduğu <br />
büyük sistem. 19 gezegenin 17 tanesi 17 elementi temsil etmekte ve bu 17 gezegenin elementine bağlı enerjiyle doğan 17 <br />
ejderha diğer 2 gezegenden biri sadece bitkilerin, denizlerin ve karanın bulunduğu boş gezegen ejderhalar oraya Dünya diyorlar.<br />
Bir çoğu orayı değerli bir çoğu da çöplük olarak görüyor diğer gezegen ise sistemin en karanlık en büyük ve en tehlikeli<br />
Tartarus gezegeni. Ejderhalarla birlikte elemente göre oluşan enerjilerle canavar denilen varlıklar ortaya çıkmıştır<br />
Tartarus ta bir hapisanedir en kötülerin en karanlık varlıkların gönderildiği yer .<br />
Oluşum sırasında güç isteyen sistemi yönetmek isteyen canavarlar ortaya çıkmıştır aralarında 17 ejdarhanın bir kısmıda vardır. Bunlara<br />
karanlık varlıklar demişlerdir sebebi amaçlarının her şeyi kendilerine göre yönetmek güçsüz olanları yok oluşa sürüklemek tir. <br />
Tabi buna karşı olan düzeni korumak isteyen canavarlarda vardı ve aralarında defalarca savaş olmuştur ama karanlık hiçbir zaman<br />
kazanamadı çünkü hepsinin amacı farklıydı ta ki aralarından biri karanlığı isteyen canavarları bir araya toplayana kadar. <br />
Bu canavar 17 gezegenin ejderhalarından Ugoyle' ydi Dark elementinin ejderhası karanlık tarafı birleştirerek büyük bir savaşa neden oldu.<br />
Savaş o kadar büyüktü ki ortaya çıkan güçler sonucunda 17 gezegende karanlığa gömüldü ama aydınlık taraf kazanmıştı. <br />
Gezegenlerin yok olmasına rağmen kazndılar ve kötülüğü Tartarusa ugoyle yide tartarusun merkezine hapsettiler. Küçük ve güçsüz olanlar<br />
dünyaya taşındı diğerleri ise yani iyiliği temsil eden 10 ejderha Angmar ın içine girdi ve orada bir enerji bulutu halini aldılar.<br />
Olurda birgün karanlık kurtulur ve dünyaya saldırırsa diye bazı monsterlere 10 tane taş verildi 10 elementin 10 ejderhanın <br />
enerjisinin beden kazanması için gerekli olan taşlar ve bunlar dünya üzerinde 10 ayrı yere gömüldü. <br />
Her şeye rağmen koskoca sistemden geriye sadece<br />
yıldız , dünya ve tartarus kaldı. Dünya ya taşınan canavarlar çok çabuk uyum sağladılar çoğaldı ve yeni türler ortaya çıkardılar<br />
bir gün Allah bir varlık yarattı en akıllı varlık iyisi çok iyi kötüsü çok kötü olabilecek bulunduğu yerleri değiştirebilecek varlık <br />
İnsanlar. <br />
Onlar canavarlarla uyum sağladı zaman ilerledikçe . Birlikte bu gezegende yaşamlarını sürdürdüler ama dünyadaki hareketlilik <br />
Tartarus a hapsedilen canavarların adeta iştahını kabarttı . Sürekli kaçmaya çalıştılar ama yapamadılar bir süre sonra büyük bir patlama meydana geldi<br />
Tartarusun içinde büyük bir alev topu belirdi o kadar büyüktüki sistemdeki her varlık bunu gördü ve hissetti .<br />
Bilgin insanlara rehberlik eden efsanevi canavarlar bir teori ortaya attı . Tartarustan bir şey çıkmayı başarmış ve tartarus bunu engellemek için <br />
kendi içinde devasa bir güç oluşturmuştu belki bu gücün sonucunda kaçmaya çalışan şey yok oldu belkide kurtuldu ama hiç bir varlık kurtuldu seçeneğini<br />
öne sürmedi. Düzenin sarsırlmasını engellemek için birinci seçeneğin olduğunu öne sürdüler . Bilginler ve efsaneler her ihtimali göz önünde bulundurarak <br />
10 taşı bir araya getirmeyi düşündüler. Efsaneler güçleriyle bu 10 taşı birleştirip sıkıntılı bir durumda 10 ejderhayı çağırmanın yolunu kolaylaştıracaklardı ama <br />
1 taş kayıptı Light ejderinin taşı dünyanın her yerini didik didik ettiler ama aydınlık tarafın komutanının bedeninin bulunduğu taş kayıptı ve asla bulunamadı.<br />
Bilginler ve efsaneler mecburiyetten sadece 9 taşı birleştirip bütün bilginlerinin ve efsanelerin büyülediği bir yere sakladılar.<br />
Bu büyü öyle bir büyü ki oraya insanlar harici hiç bir varlık giremez böylece karanlık taraf askerlerinden kolayca muhafaza edilecekti. Bir süre sonra<br />
Tartarustan dünyaya bir gök taşı düştü bütün canavarlar ve insanlar endişe içindeydi gök taşının içinden devasa boyutlarda bir canavar çıktı<br />
efsanevi canavarlar ona Vesuverex derler evet adı Vesuverex di ateşiyle yakamayacağı neredeyse hiç bir şey yokmuş önüne çıkanlar haricinde kimseyle savaşmamış bir hedefe kilitlenmişti<br />
direk Colt tapınağıydı hedefi taşların birleştirildiği ve korunduğu yer fakat oraya giremedi bu Vesuverex i çok sinirlendirmişti .<br />
Öfkesiyle her yere yıkım yaymaya başladı ama aynı zamanda taşın etrafındaydı hiç bir insanın onu kırmasını göze alamazdı.çok büyük bir ışık etrafa yayıldı Angmar dan hızla bir gök taşı dünya semalarına doğru ilerliyordu.<br />
Bir anda Colt a yakın bir yerde bir patlama meydana geldi  ama içeriye hiç bir insan <br />
girememişti nasıl olurda 9 ejder serbest kalabilirdi . Bu sorunun cevabı gök taşı nın dünyaya temasıyla oldu kaybolan taş aslında saklanıyormuş Samuel isimli<br />
bir insan onu saklamış Vesuverex i görüncede taşı parçalamıştı Prysma bütün görkemiyle belirmişti Vesuverex e ait olduğu yere dönmediği taktirde<br />
olacakları söylemiş ti Vesuverex itiraz etmeye cesaret edemedi ve hızla Tartarus a geri döndü Prysma insanlara ve efsanevi canavarlara kardeşlerimi <br />
ve düzeni koruduğu için teşekkür etmiş ve kendisini çağıranın kim olduğunu sormuş Samuel kalabalığın içinden ilerleyerek titrek bir sesle "Ben" demişti <br />
Prysma ona akıl almayacak derecede büyük bir hediye verdi sözleri şöyleydi "kardeşlerimi ve insanların kaderini kurtardığın için sana borçlandım ve borcumu<br />
ödemenin en uygun yolu sen ve senden doğacak çocuklarına bir armağan veriyorum dünyanın başı dertte olduğu bir anda beni siz çağırabileceksiniz"<br />
Samuel "teşekkür ederim ama nasıl çağıracağım"<br />
Prysma "bu bir yetenek Samuel bu yeteneği sen ve çocukların kendiniz keşfedeceksiniz ayrıca en doğru zaman geldiğinde dünyadaki bir arkadaşım <br />
bu durumla ilgili yardım edecek ve sizleri kollayacak " dedi ve büyük bir ışık bulutu haline gelip Samuelin içine girdi .</span></span></span><br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam = </span>Dede peki sonra ne oldu ?</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Sonra dünyaya kötülük uğramadı insanlar ve canavarlar haricinde hiç bir sorun olmadı .</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> Hımm peki bir şey sorabilirmiyim ?</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Tabi evlat </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> 10 ejderha neden dünyada bizimle kalmadı ? neden bir enerji halini alıp zor durumda çağırılmayı bekliyorlar ?</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby =</span> güzel bir soru sebebi Sam 17 ejderha kardeşti ama güç öyle değişik bir kavram ki her varlığı değiştire bilir eğer 10 ejderha dünyada kalsaydı</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">diğer 7 ejderha gibi gücün cazibesine kapılıp karanlığı getireceklerinden korktular .</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam = </span>Anladım çok teşekkür ederim dede sayende tarih ödevimi tamamladım </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Bir şey değil evlat </div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> Dede bende senin gibi bir canavar savaşçısı olmak istiyorum ama annem istemiyor</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby = </span>Onunda kendince sebepleri var Sam</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam =</span> Biliyorum babamın ölümünden sonra benimde zarar göreceğimi düşünüyor ama.</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bobby =</span> Sam artık geç oldu sen küçüksün ilerde kendi kararlarını kendin vereceksin zaten şimdiden bunları düşünmeni istemiyorum iyi geceler.</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sam = </span>iyi geceler Dede .</div>
</div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Bölüm 2  Ders Adı = Canavarlar</span></span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Starfall kasabası kendi halinde , neşeli , uyum içinde sorunsuz yaşayan insanların barındığı bölgenin ilk kasabasıdır .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Canavar türleri açısından normal tipinin yoğun olduğu bölgenin içine girmektedir. evcil ve savaş deneyimi az sakin canavarlar</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">barınır bu kasabada ve bu kasabadan çok az eğitmen çıkmıştır genelde kasaba halkı normal mesleklere daha ilgilidir </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bu küçük kasabanın batısın daki evde kahramanımız yaşamaktadır . Sam in babası Sam doğmadan 3 yıl önce hastalanıp vefat etmişti</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam dedesi boby ve annesi Mary ile sakin ve huzurlu bir yaşam sürmekteydi . Annesi ev hanımıydı fakat bazı zamanlar yemek pişirerek veya</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">küçük bebeklere bakarak eve para getiriyordu Sam in dedesi Bobby eskiden bir hakemdi bölgenin en büyük canavar savaşı hakemlerindendi</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ama yaşlanınca emekli oldu emekli parası ve evlerinin önüne kurduğu sebze bahçesindeki sebzeleri satarak gelire katkıyı arttırıyordu</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bu ailenin hiç bir sıkıntısı yoktu hatta evdeki tek problem sam in bir savaşçı olma isteğidi .</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mary = </span></span>Sam hadi hazırlan servis geldi .<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>kahvaltım henüz bitmedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mary = </span></span>ben beslenme çantanı bolca doldurdum hadi servise geç kalma.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>tamam anne .<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">sam kasabadaki neşeli ve atılgan çocukların aksine fazla içine kapanıktı bunun en büyük sebebi Babasının vefatıydı.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sadece 1 arkadaşı vardı onunlada okuldan okula görüşüyordu . Sam 13 yaşındaydı bu yaşta okula duyduğu ilgi çok az dı</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">aklını savaşçı olmaya takmıştı . Ama savaşçı olabilmesi için okulu bitirmeli ve en az 18 yaşında olmaylıydı neyse hikayeye devam edelim .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yine her zamanki gibi en arka koltuklarda cam kenarına oturduve yanına Chuck oturdu en yakın arkadaşı.</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Selam Sam ödevini yaptın mı ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>evet sen ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>evet yaptım ama içimden bir ses kötü bir not alacağım diyor<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>üzülme bu sadece bir ödev hocamız yıl sonu ottalamasını çok etkilemeyecek demişti<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam ve Chuck sıralarına oturur öğretmen içeri girer</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Patrick = </span></span>Günaydın çocuklar - Günaydınn.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Çocuklar ben ilk 2 der sizlerin ödevlerini kontrol ederken oku dışına çıkmamak koşuluyla bahçeye inebilirsiniz ayrıca </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bay Song dan top alıp oynaya bilirsiniz 3 . ders projeksiyon sınıfına gidin sizlere canavarlarla ilgili bir video izleticem.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">herkes dışarı çıkar Sam ve Chuck kantinden cips ve kola alrak okulun arka bahçesine geçerler.</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Hey Sam okulu bitirince ne yapacaksın ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>Ben bilmiyorum canavar savaşçısı olmak istiyorum ama annem istemiyor.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Benimde ailem istemiyor ama bu seçimi onlar değil biz yapıcaz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Sam = </span></span>Evet biliyorum ama şimdi bunları düşünmek için erken bence 5 senemiz var biraz gezelim mi ?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Chuck = </span></span>Olur .<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">3. ders saati gelmiştir bay Patrick sınıfı toplar ve</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Patrick = </span></span>şimdi sessizce videoyu izleyin çocuklar bu video Canavar araştırma merkezinde hazırlanmıştırneredeyse bütün bilgiler buradadır<br />
başlatıyorum .<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">16 Temmuz 2005 bu gün den itibaren tam 154 tür canavarı daha dexlere ekledik ve keşf etmeye devam ediyoruz sizlere canavarlar</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">hakkında bir kaç bilgi vereyim yeni eğitmenlerin kesinlikle iyi dinlemesi lazım canavarlar çok akıllı varlıklardır</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">tıpkı insanlar gibidir duygulara sahiptir onlara saygı ve sevgi göstermezsek eğtimsiz ve asi olacaklardır.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Kesinlikle en başta çok tehlikelilerdir çok dikkatli olmalısınız bir canavar kutusu almadan önce kesinlikle bölgenin kasabalarında</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bulunan Profesörlerden bir başlangıç canavarı alın almak zorunda değilsiniz bir çok kişide başlagıçlar yoktur sebebi</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">eğitememleridir canavarlar asidir ve savaşçıya zorluk çıkarır en büyük sebebi savaşçı tarafından yakalanmamalarıdır </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">canavarla birlikte asrı icatlarından olan ilk olarak dedemin icat ettiği Dex ler vardır ve bu dexler her yeni tür </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ile güncellemektedir canavar gördüğünüzde dex e göstermeli ve onun hakkında bilgi almalısınız böylece canavarı daha çabuk </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">yakalar ve eğitirsiniz şunu belirteyimki her canavar güçlüdür önemli olan savaşçının canavarın içindeki azmi ve gücü ortaya </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">çıkarmasıdır bunlarda eğtim ve alıştırmalarla mümkündür bizler 1613 yılından itibaren canavarları yapısalolarak sınıflara </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ayırdık Regular dediğimiz sınıftaki canavarların geneli uysaldır yakalaması ve alışması kolay canavarlardır her yeni başlayan</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">savaşçıya tavsiye ederiz sınıflarını anlamak için canavarı dex e göstermek yeterlidir .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Superior benim en sevdiğim sınıf uysaldır ama asi canavarlarda bu sınıfta fazladır gayet güçlü ve sadık olurlar bu sınıfın canavarlarıda</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">kolayca buluna bilir .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Emissary sınıfı canavarlar bir savaşçının kesinlikle sahip olması gereken sınıfta canavarlardır çok güçlü ve heybetlilerdir</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">geneli asi dir ama eğitilince çok sadıklardır bu sınıf içinde harika canavarlar barındırmaktadır çok sık görünmezler.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ayrıca sınıfın içinde Starter diye adlandırdığımız bir bölüm canavarlar vardır bu canavarlar Profesörden alabileceğiniz canavarlar</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Zenith çok nadir görülen bu sınıftaki canavarlar canavar aleminin en asil canavarlarıdır türsel olarak sayıları çok çok azdır bu yüzden</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">çok az görünür ve çok az kişi sahiptir asla teslim olmazlar savaş esnasında bu yüzden yakalanması çok zordur ama bir insana </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">bağlanırsa onun yanından ayrılmaz ve ona her konuda yardımcı olmaya çalışırlar .</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">legendary = bu sınıf canavarlar aleminin koruyucuları olarak da bilinir mükemmel güçlülerdir bazen 100 lerce canavar bile </span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">onları yenecek güce sahip olmaya bilir çok az insan görmüştür yakalanması imkansızdır sadece bazı arenalardaki liderlerde vardır.</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">ve Ancient sınıfı bu sınıftan bildiğimiz tek canavarlar 17 ejderhadır hiç görülmediler M.S ama bu canavarlar hakkında bildiğimiz tek şey</span></span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">en güçlüleridir canavarların genel özellikleri bunlardır savaşçı olmak isteyenler ilerledikçe daha fazlasını öğreneceklerdir.</span></span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Patrick = </span></span>Evet çocuklar evlerinize gidebilirsiniz dersimiz bitti okul sonuna kadar sadece tekrarlar olacak bu arada ödevlerinizin sonucunu panodan okuya bilirsiniz hepinize iyi günler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[-BoxmoN- 6.Bölüm (Yoldaş)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-6-Bolum-Yoldas</link>
			<pubDate>Fri, 12 Jul 2013 05:04:15 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7036">eMagix</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-6-Bolum-Yoldas</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-6-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">YOLDAŞ</span><br />
<br />
                Tan yeri ağarmaya başlamıştı. Uykusu tamamen kaçtığı için günün ilk ışıklarıyla yola koyulmak istedi. Mağara’dan başını uzatmıştı ki bir ses duydu:<br />
 -Merhaba yabancı!!!<br />
                Rody şaşırmıştı. Daha ormandaki kuşlar uyanmadan etrafta gezinen kimdi? Rody tedirgin ve şaşkın bir ses tonuyla:<br />
 -Merhaba.<br />
 -Az önce yaptığın karşılaşmayı gördüm. Gerçekten çok başarılıydın.<br />
                 Rody kızı görünce şaşkınlığı daha da arttı. Küçük bir kız çocuğu. Bu saatte bir ormanda? Ne işi olabilir ki?<br />
 -Teşekkürler ama o bir nefsi müdafaaydı. Juvecub’ın mağarasında konakladığımızı bilmiyordum. O geldiğinde kendimi korumak zorundaydım.<br />
 -(Kız gülerek) Demek onun mağarasında konaklıyordun.<br />
 -Bu kadar komik olan ne anlayamadım?<br />
 -Vahşi doğa hakkında pek bilgin yok sanırım.<br />
 -Bana diyene bak. Kaç yaşındasın ki on mu?<br />
 -Hayır, ben tam on iki yaşındayım. Ayrıca ne varmış yaşımda. Beş yaşındaki çocuklar bile bir Juvecub’ın mağarasına yaklaşılmayacağını bilir.<br />
                 Rody kızmaya başlamıştı. On iki yaşında bir kız onu aşağılıyordu. Konuyu değiştirmeyi denedi.<br />
 -Her neyse. Sen kimsin ve burada ne yapıyorsun?<br />
 -Ben Emily. Bir avcıyım. Buralara yolum düştü sadece.<br />
 -Avcı mı? Peki, ama nasıl? Avcı olman için on altı yaşında olman gerekmiyor mu?<br />
 -Geldiğim yerde pek gerekmiyor. Siz ülkenin bu bölgesinde olduğunuz için Boxxtoc şirketi kurallarına uymak zorundasınız. Ben ise özgür bölgedeki bir köydenim.<br />
 -Özgür bölge mi? Orası da neresi?<br />
 -Özgür bölge; avcılık için bir yaş sınırı veya şirket kuralları olmayan bir yerdir. Hem ayrıca Boxxtoc kendini ne zannediyor ki. Kurallara uymam gerektiğini bana kimse söylemedi. Kahrolası kurallara bu bölgede uymaya mecbur olmam gerçeği dışında.<br />
 -Nereye gidiyorsun peki?<br />
 -Özgür bölge buranın kuzeyinde kalıyor. Ben ise güneydeki Eel Town’a gidiyorum. Gezgin bir avcıyım.<br />
 -Ben de gezgin bir avcıyım ama yolculuğum henüz başladı. Kendime bir varış yeri belirlemem gerekiyor.<br />
 -Benimle gelir misin?<br />
                 Rody tekrar tekrar şaşırıyordu. Bu kadar küçük bir kız için bu kadar özgüven fazlaydı. Hiç tanımadığı birini yol arkadaşı yapmak istiyordu. Kız pembe kıyafetleriyle ve tepeden örgülü iki yana uzanan saçlarıyla daha da çocuksu görünüyordu.<br />
 -Beni daha tanımıyorsun bile. Nasıl güvenebiliyorsun.<br />
 -Tanımama gerek yok tek bir yanlış hareketinde canına okurum.<br />
 -Kendine biraz fazla güvenmiyor musun Emily. Kastettiğim henüz adımı bile bilmiyorsun.<br />
 -Aaa. Pardon. Sormadım değil mi? Adın nedir?<br />
 -Ben Rodney. Arkadaşlarım bana Rody der. Sende aynı kısaltmayı kullanabilirsin.<br />
 -Pekâlâ Rody. Sana özgüvenimin nereden geldiğini kanıtlama zamanım geldi. Hemen burada bir alıştırma düellosu yapalım. Bakalım kim kazanacak?<br />
                 Rody böyle bir teklif beklemiyordu. Düellolar minimum üç BoxmoNdan oluşuyordu. Onda ise sadece iki BoxmoN vardı.<br />
 -Tabi ki olabilir.<br />
 -Tamam. Tek BoxmoN kullanacağım. Sen sınırsız BoxmoN kullanabilirsin. Kazanırsam benimle geleceksin. Sen kazanırsan sana bu düelloda kullandığım BoxmoNumu vereceğim. Yeterince adil mi?<br />
                 Tabi ki Rody için oldukça adildi. Zaten gidecek bir yeri olmadığı için kaybetse de kendine bir rota bulmuş olacaktı. Kazanırsa bir BoxmoN. Her iki şekilde de Rody kazanacaktı.<br />
 -Yeterince adil. Hadi başlayalım. İlk kim başlayacak?<br />
 -(Küstahça) Tabi ki de ben.<br />
                 Emily bu sözünden sonra hiç vakit kaybetmeden elini, iki yana örgülü saçlarına atarak tokasının birini çıkardı. Rody tokalara hiç dikkat etmemişti. Her iki tokada da birer BoxmoN vardı. Boxun altına bir lastik yapıştırarak saçına takmıştı ikisini de. Boxu eline aldı ve üstündeki küçük düğmeye bastı. Düğmeye bastığında box genişlemişti. Rody ilk kez genişleyen bir box görüyordu. Daha önceleri emissary enderliğinin üzerinde bir enderliğe sahip BoxmoNların boxlarında kullanılma esnasında genişleme olduğunu duymuştu ama ilk kez şahit oluyordu. Emily yüksek bir sesle bağırdı:<br />
 -Garubitic!<br />
                 Boxın içinden kahverengi ve mor ışıklar yükseliyordu. Çıkan BoxmoN bir insan boyutunda ve mavi renkteydi. Ellerinde, kuyruğunda ve diz kapaklarında dişe benzer birer sivri tırnak vardı. Siyah ve kırmızının müthiş karışımını içeren gözleriyle Rody’e bakıyordu. Rody çantasından hızlıca RSEsini çıkartarak Garubitic’ e doğru tuttu.<br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e36c0a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">GARU</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #5f497a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">BİTİC(Z)</span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Toprak, Psişik türü</span> olan bu BoxmoN nadiren görülür. İnatçı bir mizacı vardır. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> barıştan çok savaşı seçerler. Savaşçı bir ırktır.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> göğsündeki toprak plakalar ve psişik güçleridir. Plakalar yansıtılabilir saldırıları yansıtarak Garubitic’i korur. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> psişik güçlerine aldanmayınız. Çoğunlukla son darbeyi fiziksel olarak verirler.<br />
<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1559-Garubitic.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1559-Garubitic.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Şimdi ne yapacaktı? Elinde sadece Alpacure ve Cornal vardı. Alpacure’ un ışıklarını yansıtabilecek bir plakası olan Garubitic’ le karşı karşıyaydı ama başka çaresi yoktu. Cornal çok güçsüzdü ve bu kadar güçlü bir BoxmoNun karşısında duramazdı. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Büyük ihtimalle Juvecub’ la yaptığım o karşılaşmadan sonra Garubitic’i seçmeye karar verdi.” </span>diye düşündü Rody. Çaresizce boxı çıkarttı ve bağırdı:<br />
 -Alpacure!<br />
                 Alpacure çıkar çıkmaz Rody şunları söyledi:<br />
 -Alpacure. Sakın göğsündeki plakaya saldırma.<br />
                 Bilmediği bir şey vardı. Işık türü BoxmoNlar hedeflerinin herhangi bir bölgesini seçemezlerdi. Işık, kontrolü oldukça zor bir elementti. Işık BoxmoNları, sadece hedefe saldırırlar ve stratejik bir bölge belirleyemezlerdi. İlk BoxmoN seçimini Emily yaptığı için ilk saldırıyı da o yapacaktı.<br />
 -Göz alıcı plakalar!<br />
                 Diye bağırdı Emily. Plakalar tek tek parlamaya başlamışlardı ama belirli bir ritimleri vardı. Sanki bir sarmal şeklindeydi. Rody neler olduğunu anlamıştı fakat artık çok geçti. Alpacure olduğu yerde sendelemeye ve sarı tüylerinden anlamsızca ışıklar saçmaya başlamıştı. Sanki pili biten bir el feneri gibi. Plakalardaki parıltılar hala ritmik bir şekilde sarmal oluşturuyorlardı. Bu hipnotik bir saldırıydı. Alpacure’ u hipnoz altına almayı başarmıştı Garubitic. Saldırı sonlandığında Alpacure’ un yapabileceği çok bir şey kalmamıştı. Rody denemeye değer diye düşünerek.<br />
 -Boynuz darbesi!<br />
                 Evet, Alpacure’ un küçük bir boynuzu olabilirdi ama fiziksel olarak tek yapabileceği saldırı buydu. Işık saldırılarından her hangi birini kullandığı anda bloke olacaktı. Alpacure müthiş bir hızla koşmaya başladı. O kadar hızlıydı ki arkasında bıraktığı toz yüzünden Rody öksürüyordu. Emily fiziksel bir saldırı beklememişti bu çok açıktı. Yoksa neden savunma yapmasın ki? Alpacure, Garubitic’ in plakalarına vurmuştu. Vurduktan sonra bir çatırdama duyuldu. Plakalar bir bir yere dökülüyorlardı. Garubitic çok acı çekiyordu. O acıyla, yüksek sesli kükremeye benzer bir çığlık atmıştı. Rody’nin dikkatini Emily çekmişti. Emily’nin gözünden yaşlar süzülüyordu. Rody pişmanlık duymaya başlamıştı.<br />
 -Emily özür dilerim böyle olsun istememiştim.<br />
 -(Gözlerindeki yaşları silerek) Önemli değil Rody. Bakalım Alpacure parçalandığında ben ne kadar pişman olacağım!<br />
                 Emily üzüldüğü için değil sinirinden ağlıyordu. Rody daha dikkatli olmalıydı. Saldırı sırası Emily’deydi çünkü.<br />
 -Göz hapsi!<br />
                 Alpacure hareket kabiliyetini kaybetmişti. Adeta felç olmuştu. Öylece Garubitic ’in gözlerine bakıyordu. Garubitic göz temasını kaybetmeden yaklaşmaya başlamıştı. Yeterince yaklaştıktan sonra son darbeyi indirdi.<br />
 -Kılavuz kuyruk!<br />
                 Diye bağırdı Emily. Garubitic zıplayıp kuyruğuyla öyle bir darbe vurmuştu ki Alpacure Rody’nin ayaklarının yanına düşmüştü. Rody Alpacure’u dinlenmesi için hemen boxa gönderdi. Asıl sorun şimdi başlamıştı. Elinde sadece Cornal kalan Rody mecbur kaldığı için onu kullanacaktı. Emin olamasa da boxa basarak bağırdı:<br />
 -Cornal!<br />
                 Boxtan çıkan yeşil ışıktan sonra küçük Cornal görünmüştü. Cornal’ın boyu Garubitic’ in dizine geliyordu. Emily kahkahayı patlatmıştı.<br />
 -(Küstahça) Hahahaahaa. Bu da ne? Garu. Mısır sever misin? Bak sana yiyecek çıktı. Hahahaahaa.<br />
 -Dalganı geç bakalım. Düello bitmeden hiç bir şey belli olmaz.<br />
                 Diyordu Rody ama endişeliydi. Cornal şirin şirin Rody’e bakıyordu. Garubitic’ e döndüğünde tüm yüz ifadesi değişti. Sanki ateşe bakıyordu Cornal. O kadar korkmuştu ki kulakları titriyordu. Rody BoxmoN değiştirmek zorunda kaldığı için ilk saldırı tekrar Emily’deydi. Garubitic henüz uzaklaşmamıştı ve hızlı saldırı şansını elden bırakmak istemeyen Emily hemen saldırı emrini verdi.<br />
 -Kılavuz kuyruk!<br />
                 Kılavuz kuyruk saldırısı, Cornal’a çok büyük bir darbe indirdi. Öyle ki Cornal 20 metre kadar yükseldi ve Rody’nin arka tarafından uçarak yola devam ediyordu ve aynı zamanda da mutlu görünüyordu. Uçarken altından mor tozlar dökmeye başlamıştı. 50 metre kadar ileride çalıların içine düşmüştü. Hep birlikte oraya gittiler. Cornal gövdesini sağa sola çevirerek kulaklarını iki tarafına vurup dans ediyordu ve “Corrrnal, Cornal, Corrrnal, Cornal” diye şarkı söylüyordu. Cornal’dan yeşil ışıklar çıkmaya başladı. Ayakları yeşil renge dönüp uzayıp genişlemeye ve etrafını sarmaya başladı. Kulakları parçalanıp ince birer saç gibi oldular. Gözleri soluklaştı ve birer yaprağa dönüşen ayaklarının arasında kayboldu. Tepesinde sadece artık püsküle benzeyen kulakları kalmıştı. Yeşil ışık söndüğünde karşılarında gelişmiş bir Cornal duruyordu. Çalılara tutunup rüzgârda savrularak tozlarını dağıttıktan sonra gelişen bu BoxmoN belli ki Rody onu yakaladıktan sonra gelişmesini geciktirmek zorunda kalmıştı ve ilk rüzgârda gelişmesi tetiklendi. Tabi ki Rody hemen çantasına atılıp RSE’sini çıkarttı ve Cornal’ın yeni halinin ne olduğuna baktı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">HUSKUNE(S)</span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çimen türü</span> olan bu BoxmoN Cornal’ın gelişmiş halidir.  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> pek bir şey umurlarında olmaz. Bu BoxmoN bu gelişim evresinde pek fazla kalmaz.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> kırılamayan savunmalarıdır. Yansıtıcı yaprakları sayesinde fiziksel, elemental ve zihinsel saldırıların hepsini bloke ederler.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> dokunmayınız.<br />
<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1397-Huskune.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1397-Huskune.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Emily hala gülümsüyordu ve şunları şöyledi:<br />
 -(Gülerek) Mısırdan korkmadık ki koçanından korkalım. Hahahaahaa.<br />
                 Rody hiçbir şey söylemedi. Artık Cornal’a, yeni adıyla Huskune’ a güveniyordu. Saldırı sırası Huskune’daydı. Rody bağırarak:<br />
 -Çelik yapraklar.<br />
                 Dedi. Huskune’ un yaprakları daha da genişleyip püskülleri hariç her yerini iyice kapatmıştı. Sıra Emily’deydi.<br />
 -(Gülerek) Bakalım bir kılavuz kuyruk saldırısıyla tekrar gelişecek mi? Hahahaahaa. Kılavuz kuyruk!<br />
                 Garubitic kuyruğunu kaldırdığı sırada Rody bağırdı:<br />
 -Dikenli tel!<br />
                 Huskune’ un başındaki püsküller dikleşip sivrilerek adeta birer dikenli tele dönüşüp Garubitic’ in kuyruğunu sarmıştı. Garubitic’ in canı çok yanmıştı. Emily sinirden çıldırmak üzereydi. Garubitic’ e akıllıca bir emir verdi. <br />
 -Garubitic. Delici yumruk! Tam kafasına!<br />
                 Zayıf noktasını bulmuştu belli ki. Kuyruğuyla meşgul olan dikenli tel saldırısı şu anda Huskune’ a yardım edemeyecekti. Darbeyi aldığında dikenli tel saldırısını bırakarak savunmasını güçlendirmeye çalışıyordu. Canı yanmıştı belki de ama duygularını belli edebilecek bir BoxmoN değildi. Yapraklarını yere sererek işinin bittiğini belli etmişti. Rody onu boxına çağırdı ve şunları söyledi:<br />
 -Tamam, sen kazandın. Hangi yöne gidiyoruz?<br />
<br />
BÖLÜM-7-<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">EEL TOWN</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-6-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">YOLDAŞ</span><br />
<br />
                Tan yeri ağarmaya başlamıştı. Uykusu tamamen kaçtığı için günün ilk ışıklarıyla yola koyulmak istedi. Mağara’dan başını uzatmıştı ki bir ses duydu:<br />
 -Merhaba yabancı!!!<br />
                Rody şaşırmıştı. Daha ormandaki kuşlar uyanmadan etrafta gezinen kimdi? Rody tedirgin ve şaşkın bir ses tonuyla:<br />
 -Merhaba.<br />
 -Az önce yaptığın karşılaşmayı gördüm. Gerçekten çok başarılıydın.<br />
                 Rody kızı görünce şaşkınlığı daha da arttı. Küçük bir kız çocuğu. Bu saatte bir ormanda? Ne işi olabilir ki?<br />
 -Teşekkürler ama o bir nefsi müdafaaydı. Juvecub’ın mağarasında konakladığımızı bilmiyordum. O geldiğinde kendimi korumak zorundaydım.<br />
 -(Kız gülerek) Demek onun mağarasında konaklıyordun.<br />
 -Bu kadar komik olan ne anlayamadım?<br />
 -Vahşi doğa hakkında pek bilgin yok sanırım.<br />
 -Bana diyene bak. Kaç yaşındasın ki on mu?<br />
 -Hayır, ben tam on iki yaşındayım. Ayrıca ne varmış yaşımda. Beş yaşındaki çocuklar bile bir Juvecub’ın mağarasına yaklaşılmayacağını bilir.<br />
                 Rody kızmaya başlamıştı. On iki yaşında bir kız onu aşağılıyordu. Konuyu değiştirmeyi denedi.<br />
 -Her neyse. Sen kimsin ve burada ne yapıyorsun?<br />
 -Ben Emily. Bir avcıyım. Buralara yolum düştü sadece.<br />
 -Avcı mı? Peki, ama nasıl? Avcı olman için on altı yaşında olman gerekmiyor mu?<br />
 -Geldiğim yerde pek gerekmiyor. Siz ülkenin bu bölgesinde olduğunuz için Boxxtoc şirketi kurallarına uymak zorundasınız. Ben ise özgür bölgedeki bir köydenim.<br />
 -Özgür bölge mi? Orası da neresi?<br />
 -Özgür bölge; avcılık için bir yaş sınırı veya şirket kuralları olmayan bir yerdir. Hem ayrıca Boxxtoc kendini ne zannediyor ki. Kurallara uymam gerektiğini bana kimse söylemedi. Kahrolası kurallara bu bölgede uymaya mecbur olmam gerçeği dışında.<br />
 -Nereye gidiyorsun peki?<br />
 -Özgür bölge buranın kuzeyinde kalıyor. Ben ise güneydeki Eel Town’a gidiyorum. Gezgin bir avcıyım.<br />
 -Ben de gezgin bir avcıyım ama yolculuğum henüz başladı. Kendime bir varış yeri belirlemem gerekiyor.<br />
 -Benimle gelir misin?<br />
                 Rody tekrar tekrar şaşırıyordu. Bu kadar küçük bir kız için bu kadar özgüven fazlaydı. Hiç tanımadığı birini yol arkadaşı yapmak istiyordu. Kız pembe kıyafetleriyle ve tepeden örgülü iki yana uzanan saçlarıyla daha da çocuksu görünüyordu.<br />
 -Beni daha tanımıyorsun bile. Nasıl güvenebiliyorsun.<br />
 -Tanımama gerek yok tek bir yanlış hareketinde canına okurum.<br />
 -Kendine biraz fazla güvenmiyor musun Emily. Kastettiğim henüz adımı bile bilmiyorsun.<br />
 -Aaa. Pardon. Sormadım değil mi? Adın nedir?<br />
 -Ben Rodney. Arkadaşlarım bana Rody der. Sende aynı kısaltmayı kullanabilirsin.<br />
 -Pekâlâ Rody. Sana özgüvenimin nereden geldiğini kanıtlama zamanım geldi. Hemen burada bir alıştırma düellosu yapalım. Bakalım kim kazanacak?<br />
                 Rody böyle bir teklif beklemiyordu. Düellolar minimum üç BoxmoNdan oluşuyordu. Onda ise sadece iki BoxmoN vardı.<br />
 -Tabi ki olabilir.<br />
 -Tamam. Tek BoxmoN kullanacağım. Sen sınırsız BoxmoN kullanabilirsin. Kazanırsam benimle geleceksin. Sen kazanırsan sana bu düelloda kullandığım BoxmoNumu vereceğim. Yeterince adil mi?<br />
                 Tabi ki Rody için oldukça adildi. Zaten gidecek bir yeri olmadığı için kaybetse de kendine bir rota bulmuş olacaktı. Kazanırsa bir BoxmoN. Her iki şekilde de Rody kazanacaktı.<br />
 -Yeterince adil. Hadi başlayalım. İlk kim başlayacak?<br />
 -(Küstahça) Tabi ki de ben.<br />
                 Emily bu sözünden sonra hiç vakit kaybetmeden elini, iki yana örgülü saçlarına atarak tokasının birini çıkardı. Rody tokalara hiç dikkat etmemişti. Her iki tokada da birer BoxmoN vardı. Boxun altına bir lastik yapıştırarak saçına takmıştı ikisini de. Boxu eline aldı ve üstündeki küçük düğmeye bastı. Düğmeye bastığında box genişlemişti. Rody ilk kez genişleyen bir box görüyordu. Daha önceleri emissary enderliğinin üzerinde bir enderliğe sahip BoxmoNların boxlarında kullanılma esnasında genişleme olduğunu duymuştu ama ilk kez şahit oluyordu. Emily yüksek bir sesle bağırdı:<br />
 -Garubitic!<br />
                 Boxın içinden kahverengi ve mor ışıklar yükseliyordu. Çıkan BoxmoN bir insan boyutunda ve mavi renkteydi. Ellerinde, kuyruğunda ve diz kapaklarında dişe benzer birer sivri tırnak vardı. Siyah ve kırmızının müthiş karışımını içeren gözleriyle Rody’e bakıyordu. Rody çantasından hızlıca RSEsini çıkartarak Garubitic’ e doğru tuttu.<br />
 <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e36c0a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">GARU</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #5f497a;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">BİTİC(Z)</span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Toprak, Psişik türü</span> olan bu BoxmoN nadiren görülür. İnatçı bir mizacı vardır. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> barıştan çok savaşı seçerler. Savaşçı bir ırktır.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> göğsündeki toprak plakalar ve psişik güçleridir. Plakalar yansıtılabilir saldırıları yansıtarak Garubitic’i korur. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> psişik güçlerine aldanmayınız. Çoğunlukla son darbeyi fiziksel olarak verirler.<br />
<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1559-Garubitic.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1559-Garubitic.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Şimdi ne yapacaktı? Elinde sadece Alpacure ve Cornal vardı. Alpacure’ un ışıklarını yansıtabilecek bir plakası olan Garubitic’ le karşı karşıyaydı ama başka çaresi yoktu. Cornal çok güçsüzdü ve bu kadar güçlü bir BoxmoNun karşısında duramazdı. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Büyük ihtimalle Juvecub’ la yaptığım o karşılaşmadan sonra Garubitic’i seçmeye karar verdi.” </span>diye düşündü Rody. Çaresizce boxı çıkarttı ve bağırdı:<br />
 -Alpacure!<br />
                 Alpacure çıkar çıkmaz Rody şunları söyledi:<br />
 -Alpacure. Sakın göğsündeki plakaya saldırma.<br />
                 Bilmediği bir şey vardı. Işık türü BoxmoNlar hedeflerinin herhangi bir bölgesini seçemezlerdi. Işık, kontrolü oldukça zor bir elementti. Işık BoxmoNları, sadece hedefe saldırırlar ve stratejik bir bölge belirleyemezlerdi. İlk BoxmoN seçimini Emily yaptığı için ilk saldırıyı da o yapacaktı.<br />
 -Göz alıcı plakalar!<br />
                 Diye bağırdı Emily. Plakalar tek tek parlamaya başlamışlardı ama belirli bir ritimleri vardı. Sanki bir sarmal şeklindeydi. Rody neler olduğunu anlamıştı fakat artık çok geçti. Alpacure olduğu yerde sendelemeye ve sarı tüylerinden anlamsızca ışıklar saçmaya başlamıştı. Sanki pili biten bir el feneri gibi. Plakalardaki parıltılar hala ritmik bir şekilde sarmal oluşturuyorlardı. Bu hipnotik bir saldırıydı. Alpacure’ u hipnoz altına almayı başarmıştı Garubitic. Saldırı sonlandığında Alpacure’ un yapabileceği çok bir şey kalmamıştı. Rody denemeye değer diye düşünerek.<br />
 -Boynuz darbesi!<br />
                 Evet, Alpacure’ un küçük bir boynuzu olabilirdi ama fiziksel olarak tek yapabileceği saldırı buydu. Işık saldırılarından her hangi birini kullandığı anda bloke olacaktı. Alpacure müthiş bir hızla koşmaya başladı. O kadar hızlıydı ki arkasında bıraktığı toz yüzünden Rody öksürüyordu. Emily fiziksel bir saldırı beklememişti bu çok açıktı. Yoksa neden savunma yapmasın ki? Alpacure, Garubitic’ in plakalarına vurmuştu. Vurduktan sonra bir çatırdama duyuldu. Plakalar bir bir yere dökülüyorlardı. Garubitic çok acı çekiyordu. O acıyla, yüksek sesli kükremeye benzer bir çığlık atmıştı. Rody’nin dikkatini Emily çekmişti. Emily’nin gözünden yaşlar süzülüyordu. Rody pişmanlık duymaya başlamıştı.<br />
 -Emily özür dilerim böyle olsun istememiştim.<br />
 -(Gözlerindeki yaşları silerek) Önemli değil Rody. Bakalım Alpacure parçalandığında ben ne kadar pişman olacağım!<br />
                 Emily üzüldüğü için değil sinirinden ağlıyordu. Rody daha dikkatli olmalıydı. Saldırı sırası Emily’deydi çünkü.<br />
 -Göz hapsi!<br />
                 Alpacure hareket kabiliyetini kaybetmişti. Adeta felç olmuştu. Öylece Garubitic ’in gözlerine bakıyordu. Garubitic göz temasını kaybetmeden yaklaşmaya başlamıştı. Yeterince yaklaştıktan sonra son darbeyi indirdi.<br />
 -Kılavuz kuyruk!<br />
                 Diye bağırdı Emily. Garubitic zıplayıp kuyruğuyla öyle bir darbe vurmuştu ki Alpacure Rody’nin ayaklarının yanına düşmüştü. Rody Alpacure’u dinlenmesi için hemen boxa gönderdi. Asıl sorun şimdi başlamıştı. Elinde sadece Cornal kalan Rody mecbur kaldığı için onu kullanacaktı. Emin olamasa da boxa basarak bağırdı:<br />
 -Cornal!<br />
                 Boxtan çıkan yeşil ışıktan sonra küçük Cornal görünmüştü. Cornal’ın boyu Garubitic’ in dizine geliyordu. Emily kahkahayı patlatmıştı.<br />
 -(Küstahça) Hahahaahaa. Bu da ne? Garu. Mısır sever misin? Bak sana yiyecek çıktı. Hahahaahaa.<br />
 -Dalganı geç bakalım. Düello bitmeden hiç bir şey belli olmaz.<br />
                 Diyordu Rody ama endişeliydi. Cornal şirin şirin Rody’e bakıyordu. Garubitic’ e döndüğünde tüm yüz ifadesi değişti. Sanki ateşe bakıyordu Cornal. O kadar korkmuştu ki kulakları titriyordu. Rody BoxmoN değiştirmek zorunda kaldığı için ilk saldırı tekrar Emily’deydi. Garubitic henüz uzaklaşmamıştı ve hızlı saldırı şansını elden bırakmak istemeyen Emily hemen saldırı emrini verdi.<br />
 -Kılavuz kuyruk!<br />
                 Kılavuz kuyruk saldırısı, Cornal’a çok büyük bir darbe indirdi. Öyle ki Cornal 20 metre kadar yükseldi ve Rody’nin arka tarafından uçarak yola devam ediyordu ve aynı zamanda da mutlu görünüyordu. Uçarken altından mor tozlar dökmeye başlamıştı. 50 metre kadar ileride çalıların içine düşmüştü. Hep birlikte oraya gittiler. Cornal gövdesini sağa sola çevirerek kulaklarını iki tarafına vurup dans ediyordu ve “Corrrnal, Cornal, Corrrnal, Cornal” diye şarkı söylüyordu. Cornal’dan yeşil ışıklar çıkmaya başladı. Ayakları yeşil renge dönüp uzayıp genişlemeye ve etrafını sarmaya başladı. Kulakları parçalanıp ince birer saç gibi oldular. Gözleri soluklaştı ve birer yaprağa dönüşen ayaklarının arasında kayboldu. Tepesinde sadece artık püsküle benzeyen kulakları kalmıştı. Yeşil ışık söndüğünde karşılarında gelişmiş bir Cornal duruyordu. Çalılara tutunup rüzgârda savrularak tozlarını dağıttıktan sonra gelişen bu BoxmoN belli ki Rody onu yakaladıktan sonra gelişmesini geciktirmek zorunda kalmıştı ve ilk rüzgârda gelişmesi tetiklendi. Tabi ki Rody hemen çantasına atılıp RSE’sini çıkarttı ve Cornal’ın yeni halinin ne olduğuna baktı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">HUSKUNE(S)</span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çimen türü</span> olan bu BoxmoN Cornal’ın gelişmiş halidir.  <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> pek bir şey umurlarında olmaz. Bu BoxmoN bu gelişim evresinde pek fazla kalmaz.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> kırılamayan savunmalarıdır. Yansıtıcı yaprakları sayesinde fiziksel, elemental ve zihinsel saldırıların hepsini bloke ederler.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> dokunmayınız.<br />
<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1397-Huskune.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1397-Huskune.png]" class="mycode_img" /><br />
<br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Emily hala gülümsüyordu ve şunları şöyledi:<br />
 -(Gülerek) Mısırdan korkmadık ki koçanından korkalım. Hahahaahaa.<br />
                 Rody hiçbir şey söylemedi. Artık Cornal’a, yeni adıyla Huskune’ a güveniyordu. Saldırı sırası Huskune’daydı. Rody bağırarak:<br />
 -Çelik yapraklar.<br />
                 Dedi. Huskune’ un yaprakları daha da genişleyip püskülleri hariç her yerini iyice kapatmıştı. Sıra Emily’deydi.<br />
 -(Gülerek) Bakalım bir kılavuz kuyruk saldırısıyla tekrar gelişecek mi? Hahahaahaa. Kılavuz kuyruk!<br />
                 Garubitic kuyruğunu kaldırdığı sırada Rody bağırdı:<br />
 -Dikenli tel!<br />
                 Huskune’ un başındaki püsküller dikleşip sivrilerek adeta birer dikenli tele dönüşüp Garubitic’ in kuyruğunu sarmıştı. Garubitic’ in canı çok yanmıştı. Emily sinirden çıldırmak üzereydi. Garubitic’ e akıllıca bir emir verdi. <br />
 -Garubitic. Delici yumruk! Tam kafasına!<br />
                 Zayıf noktasını bulmuştu belli ki. Kuyruğuyla meşgul olan dikenli tel saldırısı şu anda Huskune’ a yardım edemeyecekti. Darbeyi aldığında dikenli tel saldırısını bırakarak savunmasını güçlendirmeye çalışıyordu. Canı yanmıştı belki de ama duygularını belli edebilecek bir BoxmoN değildi. Yapraklarını yere sererek işinin bittiğini belli etmişti. Rody onu boxına çağırdı ve şunları söyledi:<br />
 -Tamam, sen kazandın. Hangi yöne gidiyoruz?<br />
<br />
BÖLÜM-7-<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">EEL TOWN</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[-BoxmoN- 5.Bölüm (Korkunç Gece)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-5-Bolum-Korkunc-Gece</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2013 02:28:52 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7036">eMagix</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-5-Bolum-Korkunc-Gece</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-5-</span><br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">KORKUNÇ GECE</span><br />
 <br />
                Rody, Cornal’ı yakalamanın sevinciyle yola koyulmuştu. Şimdiden çok şey öğrenmişti. BoxmoNların kesinlikle duyguları vardı ve bazen sahiplerini onlar seçiyorlardı. Kılavuzda geçen sahiplenme ilkesi işte bu oluyordu. Sahip olduğu BoxmoNlar kesinlikle yetiştirildikleri şekilde davranıyorlardı. Alpacure’ un küçük ve savunmasız görünen Cornal’a saldırmamasının, iyi huyundan ve adaletli yapısından geldiğinin farkındaydı. Önceki sahibi Alpacure’u çok iyi yetiştirmiş olmalıydı. Biraz da Cornal’ı düşündü. Çok küçük ve yeteneksiz gibi görünen bu BoxmoNla ne yapacaktı. Hata yaptığını düşünmeye başlamıştı. Elindeki tek boxı bu küçük BoxmoNa harcamıştı. Başka bir BoxmoN gördüğünde nasıl yakalayacaktı. Kılavuzdaki ilk ve en kötü madde olan tuzak kurmayı kullanmak istemiyordu. Tuzakla yakalanan bir BoxmoNun sadakati şüpheli olurdu. Boxshop bulması gerektiğini biliyordu ama hava kararmak üzereydi ve saklanacak bir yer bulmalıydı.<br />
Yola devam ettikçe hava yavaş yavaş siyaha bürünüyordu. Yaz ayında oldukları için şanslıydı. Kışın buralarda gezindiği söylenen cani bir BoxmoN söylentisi vardı. Kış aylarında yiyecek bulamadığı için Falling Leaf’ e yaklaşan katil bir BoxmoN. Bu civarı iyi biliyordu. Bu sebepten içi biraz da olsa rahattı. Korkması doğaldı çünkü vahşi doğadaki ilk gecesi olacaktı. Yakınlarda bir mağara vardı. Mağaraya doğru yola koyulmuştu bile. Bulunduğu yerden sadece bir saat uzakta olmasına rağmen havanın kararacağının farkındaydı. Yarım saat yürüdükten sonra artık yolunu göremiyordu. İhtiyacı olan tek şey birazcık ışıktı. Aklında mükemmel bir fikir belirdi. Çantasından boxın birini çıkardı küçük butona bastı ve yere bıraktı. Boxtan çıkan BoxmoN Alpacure’ du. Saldırı kullanmadan Alpacure’ un ışığından nasıl faydalanacağını bilmiyordu. En basit yolu denemeye karar verdi.<br />
                 -Alpacure bana ışık sağlayabilir misin?<br />
 <br />
                 Alpacure’ un ön patilerinden boynuna kadar uzanan ve kuyruğunda bulunan sarı tüyleri parıldamaya başladı. Beraber yürüyorlardı. Rody yoldan çok Alpacure’ un mükemmel yeteneğine bakıyordu. Parıldayan bir BoxmoN. Gerçekten çok etkileyiciydi. Ayrıca yararlıydı da, karanlıkta avlanan tehlikeli BoxmoNlar için caydırıcı bir görüntü oluşturuyordu. Yarım saat kadar yürüdükten sonra mağaraya varmışlardı. Alpacure yorulmuş görünüyordu. Yarım saatlik ampul görevi ona aşırı gelmiş olmalıydı. Uzun zamandır yeteneğini kullanmamış olması da cabası. Alpacure’ u geri çağırmadan önce ateş yakmalıydı. Birkaç çalı çırpı aramaya başladı. Alpacure’ da yanındaydı. Rody bir kucak dal parçası aldıktan sonra arkasını döndüğünde Alpacure’ un ağzında üç adet dal parçası olduğunu gördü. Çok küçük parçalardı belki ama anlamları çok büyüktü. Sahibinin yardıma ihtiyaç duyduğunu gördüğü anda Alpacure yardıma koşmuştu. Rody çok mutluydu gördüğü manzara karşısında. Bir taraftan gurur duyuyor bir taraftan da böyle bir dost kazandığı için hüzünleniyordu. Alpacure’ un ağzındaki üç dal parçasıyla beraber mağaraya döndüler. Rody kucağındaki dalları bıraktığında Alpacure da aynı yere dal parçalarını bıraktı. Rody ateş yakmak için çantasına uzandı. Çantasından garip sesler geliyordu. Bir hışırtı. Fermuarı açık unutmuştu. Çantayı aralayıp baktığında iki uzun anteni olan, kanatlı, kuyruğunda küçük bir ateş yanan bir BoxmoN gördü. Yakalayamayacak olması çok üzücüydü. Boxı yoktu ve boşu boşuna zarar vermek mizacında yoktu. Elini çantanın içine götürür götürmez. BoxmoN ağzından küçük bir ateş çıkartarak elini uzaklaştırdı ve uçarak uzaklaşmaya başladı. Rody hemen RSE’ sine sarıldı ve BoxmoNa doğru tuttu. RSE’nin ekranında bir şeyler belirmişti.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">PYRO</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #92d050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">MITE(E) </span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ateş, Böcek türü</span> olan bu BoxmoN oldukça narindir. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> kuyruklarında bulunan ateş, bir tehdit algılamadıkları sürece sönüktür. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> hızlı olmalarıdır. Düellolar dışında hiç bir canlıya zarar vermezler. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> çikolataya karşı koyamazlar.</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1251-Pyromite.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1251-Pyromite.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Rody için her şey açığa kavuşmuştu. Bu BoxmoN da Rody gibi çikolataya bayılıyordu. Yanında bolca bulunan çikolata stokunu bitirmiş olmasından belliydi. Bu Pyromite,  Rody ağaçlar arasında dolaşırken çantasına düşmüş olmalıydı. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">O kadar çikolatanın içine düşsem ben de aynı şeyi yapardım.</span>” Diye düşündü Rody. Çantasından çakmağını çıkartıp ateş yakma çalışmalarına başlamıştı. Yerden bir parça kuru yaprak alarak dalların üzerine serpti. Daha sonra çakmağı, altlara düşen kuru yapraklardan başlayarak dört yerinden ateşe verdi. Alpacure oturmuş ateşin keyfini çıkartıyordu. Bir süre sonra yere uzandı. Rody bunu gördüğünde Cornal aklına gelmişti. Ateşin keyfini oda çıkartmalıydı. Sonra birden RSE’de gördüğü yazı aklına geldi. Patlamış mısır olarak pek bir işe yaramazdı Cornal. Kendi kendine gülümsedi bu düşünceye ve esnemeye başladı. Uykusu gelmişti. Mağaranın soğuk duvarına yaslandı ve günün getirdiği yorgunluk yüzünden ne olduğunu anlamadan rüyalar âlemine bırakmıştı kendini.<br />
<br />
                Gürültüye uyanmıştı. Gecenin bir yarısıydı. Hırıldamalar duydu. Yanına baktığında Alpacure’u göremedi. Dışarıdan sarı bir ışık gözüne çarptı. Bir anda kalkıp dışarı fırladı. Alpacure’ un karşısında bir BoxmoN vardı. BoxmoN gardını almış ona karşı hırlıyordu. Alpacure kendinden emin bir şekilde ona bakıyordu ve kızmış gibiydi. Rody içeri koşarak RSE’sini aldı ve BoxmoNa tuttu. Ekranda şunlar görüldü:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">JUVE</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #77933c;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">CUB(E) </span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dark, Dövüş türü</span> olan bu BoxmoN oldukça tehlikelidir. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> yuvasında kalan bu BoxmoN, dark türünün verdiği özelliği kullanarak geceleri avlanır. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> aile duygularıdır. Kendi evini korumak için elinden gelen her şeyi yapar. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> yuvasına yaklaşmayınız!<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1238-Juvecub.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1238-Juvecub.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Rody yaptığı hatayı fark ettiğinde artık çok geçti tabi ki. Bulundukları mağarayı evi olarak kullanan Juvecub’ın yuvasını, tabiri caizse yakmışlardı. Bu sırada Juvecub pençesini kaldırarak Alpacure’a vurmak üzereyken Rody bağırarak:<br />
 -Alpacure Işık girdabı!<br />
                 Rody’nin elinde RSE hala açık duruyordu ekranındaysa Alpacure’ un saldırı listesi. Rody çıkacak olayların farkına varıp hızlı davranarak saldırıya geçmişti. Bu onun ilk vahşi karşılaşmasıydı. Boxı olmadığı için sadece korunma amaçlı olsa da iyi bir pratik olacaktı. Alpacure ağzında biriktirdiği ışık huzmesini yatay bir girdap şeklinde Juvecub’a fırlatmıştı. Dark türü bir BoxmoN olduğu için Juvecub’ın kürkü yanmaya başlamıştı. Kaçarken sarı bir parıltıyla karışık koşuyordu. Gittikçe ışık azalsa da Juvecub oldukça hasar almış görünüyordu. Rody bu kadar büyük bir hasar verebileceklerini düşünmemişti. Sadece korkutmayı planlıyordu. Artık olan olmuştu. Rody üzülse de artık yapacak bir şey olmadığını biliyordu. Alpacure’ un boxını çıkartarak yere bıraktı. Alpacure boxa girmişti. Tan yeri ağarmaya başlamıştı. Uykusu tamamen kaçtığı için günün ilk ışıklarıyla yola koyulmak istedi. Mağara’dan başını uzatmıştı ki bir ses duydu:<br />
 -Merhaba yabancı!!!<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-6-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">YOLDAŞ</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-5-</span><br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">KORKUNÇ GECE</span><br />
 <br />
                Rody, Cornal’ı yakalamanın sevinciyle yola koyulmuştu. Şimdiden çok şey öğrenmişti. BoxmoNların kesinlikle duyguları vardı ve bazen sahiplerini onlar seçiyorlardı. Kılavuzda geçen sahiplenme ilkesi işte bu oluyordu. Sahip olduğu BoxmoNlar kesinlikle yetiştirildikleri şekilde davranıyorlardı. Alpacure’ un küçük ve savunmasız görünen Cornal’a saldırmamasının, iyi huyundan ve adaletli yapısından geldiğinin farkındaydı. Önceki sahibi Alpacure’u çok iyi yetiştirmiş olmalıydı. Biraz da Cornal’ı düşündü. Çok küçük ve yeteneksiz gibi görünen bu BoxmoNla ne yapacaktı. Hata yaptığını düşünmeye başlamıştı. Elindeki tek boxı bu küçük BoxmoNa harcamıştı. Başka bir BoxmoN gördüğünde nasıl yakalayacaktı. Kılavuzdaki ilk ve en kötü madde olan tuzak kurmayı kullanmak istemiyordu. Tuzakla yakalanan bir BoxmoNun sadakati şüpheli olurdu. Boxshop bulması gerektiğini biliyordu ama hava kararmak üzereydi ve saklanacak bir yer bulmalıydı.<br />
Yola devam ettikçe hava yavaş yavaş siyaha bürünüyordu. Yaz ayında oldukları için şanslıydı. Kışın buralarda gezindiği söylenen cani bir BoxmoN söylentisi vardı. Kış aylarında yiyecek bulamadığı için Falling Leaf’ e yaklaşan katil bir BoxmoN. Bu civarı iyi biliyordu. Bu sebepten içi biraz da olsa rahattı. Korkması doğaldı çünkü vahşi doğadaki ilk gecesi olacaktı. Yakınlarda bir mağara vardı. Mağaraya doğru yola koyulmuştu bile. Bulunduğu yerden sadece bir saat uzakta olmasına rağmen havanın kararacağının farkındaydı. Yarım saat yürüdükten sonra artık yolunu göremiyordu. İhtiyacı olan tek şey birazcık ışıktı. Aklında mükemmel bir fikir belirdi. Çantasından boxın birini çıkardı küçük butona bastı ve yere bıraktı. Boxtan çıkan BoxmoN Alpacure’ du. Saldırı kullanmadan Alpacure’ un ışığından nasıl faydalanacağını bilmiyordu. En basit yolu denemeye karar verdi.<br />
                 -Alpacure bana ışık sağlayabilir misin?<br />
 <br />
                 Alpacure’ un ön patilerinden boynuna kadar uzanan ve kuyruğunda bulunan sarı tüyleri parıldamaya başladı. Beraber yürüyorlardı. Rody yoldan çok Alpacure’ un mükemmel yeteneğine bakıyordu. Parıldayan bir BoxmoN. Gerçekten çok etkileyiciydi. Ayrıca yararlıydı da, karanlıkta avlanan tehlikeli BoxmoNlar için caydırıcı bir görüntü oluşturuyordu. Yarım saat kadar yürüdükten sonra mağaraya varmışlardı. Alpacure yorulmuş görünüyordu. Yarım saatlik ampul görevi ona aşırı gelmiş olmalıydı. Uzun zamandır yeteneğini kullanmamış olması da cabası. Alpacure’ u geri çağırmadan önce ateş yakmalıydı. Birkaç çalı çırpı aramaya başladı. Alpacure’ da yanındaydı. Rody bir kucak dal parçası aldıktan sonra arkasını döndüğünde Alpacure’ un ağzında üç adet dal parçası olduğunu gördü. Çok küçük parçalardı belki ama anlamları çok büyüktü. Sahibinin yardıma ihtiyaç duyduğunu gördüğü anda Alpacure yardıma koşmuştu. Rody çok mutluydu gördüğü manzara karşısında. Bir taraftan gurur duyuyor bir taraftan da böyle bir dost kazandığı için hüzünleniyordu. Alpacure’ un ağzındaki üç dal parçasıyla beraber mağaraya döndüler. Rody kucağındaki dalları bıraktığında Alpacure da aynı yere dal parçalarını bıraktı. Rody ateş yakmak için çantasına uzandı. Çantasından garip sesler geliyordu. Bir hışırtı. Fermuarı açık unutmuştu. Çantayı aralayıp baktığında iki uzun anteni olan, kanatlı, kuyruğunda küçük bir ateş yanan bir BoxmoN gördü. Yakalayamayacak olması çok üzücüydü. Boxı yoktu ve boşu boşuna zarar vermek mizacında yoktu. Elini çantanın içine götürür götürmez. BoxmoN ağzından küçük bir ateş çıkartarak elini uzaklaştırdı ve uçarak uzaklaşmaya başladı. Rody hemen RSE’ sine sarıldı ve BoxmoNa doğru tuttu. RSE’nin ekranında bir şeyler belirmişti.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: red;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">PYRO</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #92d050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">MITE(E) </span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ateş, Böcek türü</span> olan bu BoxmoN oldukça narindir. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> kuyruklarında bulunan ateş, bir tehdit algılamadıkları sürece sönüktür. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> hızlı olmalarıdır. Düellolar dışında hiç bir canlıya zarar vermezler. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> çikolataya karşı koyamazlar.</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1251-Pyromite.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1251-Pyromite.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Rody için her şey açığa kavuşmuştu. Bu BoxmoN da Rody gibi çikolataya bayılıyordu. Yanında bolca bulunan çikolata stokunu bitirmiş olmasından belliydi. Bu Pyromite,  Rody ağaçlar arasında dolaşırken çantasına düşmüş olmalıydı. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">O kadar çikolatanın içine düşsem ben de aynı şeyi yapardım.</span>” Diye düşündü Rody. Çantasından çakmağını çıkartıp ateş yakma çalışmalarına başlamıştı. Yerden bir parça kuru yaprak alarak dalların üzerine serpti. Daha sonra çakmağı, altlara düşen kuru yapraklardan başlayarak dört yerinden ateşe verdi. Alpacure oturmuş ateşin keyfini çıkartıyordu. Bir süre sonra yere uzandı. Rody bunu gördüğünde Cornal aklına gelmişti. Ateşin keyfini oda çıkartmalıydı. Sonra birden RSE’de gördüğü yazı aklına geldi. Patlamış mısır olarak pek bir işe yaramazdı Cornal. Kendi kendine gülümsedi bu düşünceye ve esnemeye başladı. Uykusu gelmişti. Mağaranın soğuk duvarına yaslandı ve günün getirdiği yorgunluk yüzünden ne olduğunu anlamadan rüyalar âlemine bırakmıştı kendini.<br />
<br />
                Gürültüye uyanmıştı. Gecenin bir yarısıydı. Hırıldamalar duydu. Yanına baktığında Alpacure’u göremedi. Dışarıdan sarı bir ışık gözüne çarptı. Bir anda kalkıp dışarı fırladı. Alpacure’ un karşısında bir BoxmoN vardı. BoxmoN gardını almış ona karşı hırlıyordu. Alpacure kendinden emin bir şekilde ona bakıyordu ve kızmış gibiydi. Rody içeri koşarak RSE’sini aldı ve BoxmoNa tuttu. Ekranda şunlar görüldü:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: black;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">JUVE</span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #77933c;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">CUB(E) </span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dark, Dövüş türü</span> olan bu BoxmoN oldukça tehlikelidir. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> yuvasında kalan bu BoxmoN, dark türünün verdiği özelliği kullanarak geceleri avlanır. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> aile duygularıdır. Kendi evini korumak için elinden gelen her şeyi yapar. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> yuvasına yaklaşmayınız!<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1238-Juvecub.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1238-Juvecub.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
<span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">                </span>Rody yaptığı hatayı fark ettiğinde artık çok geçti tabi ki. Bulundukları mağarayı evi olarak kullanan Juvecub’ın yuvasını, tabiri caizse yakmışlardı. Bu sırada Juvecub pençesini kaldırarak Alpacure’a vurmak üzereyken Rody bağırarak:<br />
 -Alpacure Işık girdabı!<br />
                 Rody’nin elinde RSE hala açık duruyordu ekranındaysa Alpacure’ un saldırı listesi. Rody çıkacak olayların farkına varıp hızlı davranarak saldırıya geçmişti. Bu onun ilk vahşi karşılaşmasıydı. Boxı olmadığı için sadece korunma amaçlı olsa da iyi bir pratik olacaktı. Alpacure ağzında biriktirdiği ışık huzmesini yatay bir girdap şeklinde Juvecub’a fırlatmıştı. Dark türü bir BoxmoN olduğu için Juvecub’ın kürkü yanmaya başlamıştı. Kaçarken sarı bir parıltıyla karışık koşuyordu. Gittikçe ışık azalsa da Juvecub oldukça hasar almış görünüyordu. Rody bu kadar büyük bir hasar verebileceklerini düşünmemişti. Sadece korkutmayı planlıyordu. Artık olan olmuştu. Rody üzülse de artık yapacak bir şey olmadığını biliyordu. Alpacure’ un boxını çıkartarak yere bıraktı. Alpacure boxa girmişti. Tan yeri ağarmaya başlamıştı. Uykusu tamamen kaçtığı için günün ilk ışıklarıyla yola koyulmak istedi. Mağara’dan başını uzatmıştı ki bir ses duydu:<br />
 -Merhaba yabancı!!!<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-6-</span><br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">YOLDAŞ</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[-BoxmoN- 4.Bölüm (İlk Adımlar)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-4-Bolum-Ilk-Adimlar</link>
			<pubDate>Wed, 10 Jul 2013 17:21:00 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7036">eMagix</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-4-Bolum-Ilk-Adimlar</guid>
			<description><![CDATA[BÖLÜM-4-<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">İLK ADIMLAR</span><br />
<br />
<br />
               Rody Alpacure’ u seçmişti. Makineden bir box çıktı ve şu mekanik ses duyuldu. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Lütfen Alpacure’ u alınız</span>.” Rody Alpacure’ u aldıktan sonra dışarı çıktı ama gözünü boxtan ayıramıyordu. İçeri girerken gördükleri bayan, Rody’e bir şeyler uzattı. Önce bir kılavuz verdi; “Bununla Alpacure’ u nasıl çıkartacağını ve nasıl başka BoxmoNlar yakalayacağını öğreneceksin” dedi. Daha sonra bir RSE; “Bu bir RSE. RSE’nin açılımı regular, superior ve emissary’dir. Bunlar zenith altında bulunan diğer enderlik dereceleridir. RSE’de tüm regular ve superior BoxmoNların özelliklerini görebilirsin. Fakat emissary’lerde ise ilk gelişim evresinden başkasını göremezsin. Diğer gelişim evrelerini kendin RSE’ne eklemelisin. İlerleyen zamanda umarım zenithler eklemeye başlarsın RSE’ne.” Dedi. Son olarak bir box vererek iyi günler diledi.<br />
                Rody eve dönerken önünde çok uzun bir yol olduğunu biliyordu. Yol olarak evi kastetmiyordu tabi ki. Koskoca bir maceraydı kastettiği. Artık bazı şeylerin farkına varmaya başlamıştı. Evden ayrılmalıydı. Eve vardıklarında babasına dönüp;<br />
 -Baba benim gitmem gerektiğini biliyorsun değil mi?<br />
 -Evet Rodney. Maalesef.<br />
 -Seni üzmek istemem baba. Gitmemi istemezsen gitmem.<br />
 -Seni hayallerinden mahrum etmek istemem. Ara sıra beni görmeye gel olur mu?<br />
 -Tabi ki baba.<br />
                 Dedikten sonra babasına kocaman sarılarak eşyalarını toplamaya gitti. Yanına küçük bir sırt çantası aldı. İçine kılavuzu, RSE’yi ve Alpacure’ unu koydu. Birkaç kıyafet ve özel eşyadan sonra biraz yiyecek almak için mutfağa indi. Yiyecek bir şeyler aldıktan sonra gözü pencereye takıldı. Kocaman gözleri, küçük vücudu, iki uzun kulağı ve sapsarı rengiyle bir BoxmoN içeri bakıyordu. Hemen kılavuzunu çıkarttı Rody. Henüz pek bilgisi olmasa da ne yapacağını öğrenmeliydi. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">BoxmoN yakalama yolları</span>” yazan kısmı açtı. Şunlar geçmekteydi; <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Bir BoxmoNu üç şekilde yakalayabilirsiniz. Bir. Tuzak kurarak; Bu yolu pek tavsiye etmiyoruz. BoxmoN kendini aşağılanmış hissedebilir. İki. Savaşarak; BoxmoNunuzu kullanarak bir BoxmoN yakalamaktır. Yakaladığınız BoxmoN tamamen size sadık olacaktır. İstisnalar bulunabilir. Üç; Sahiplenme.” </span>Rody hepsini anlamıştı ama neydi bu sahiplenme? Zamanla çözerim diye düşünüyordu. Alpacure’ u çıkartmayı düşündü. Orada yazdığına göre en iyi BoxmoN yakalama taktiği savaşmaktı. Boxu çıkartıp üstündeki küçük düğmeye basarak fırlattı. Alpacure sarı ışıklar saçarak boxtan fırlamıştı. Çıktığında etkileyici bir ses tonuyla “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Alpacure</span>” diye homurdandı. Rody “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Saldır Alpacure</span>” emrini verdiğinde Alpacure öylece durdu. Arkasını dönerek Rody’e baktı. Sanki “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Buna mı saldırayım? Emin misin?” </span>der gibi bakıyordu. Aslında garip garip bakmasına bile gerek yoktu. O kadar küçük ve zararsız görünüyordu ki. Güçsüz görünse bile onun için büyük bir pratik olacaktı hâlbuki. Rody aklını toparladı. RSE’sini unutmuştu. Çıkarttı ve küçük canavara doğru sanki bir TV kumandası gibi tuttu. RSE’nin ekranında bir şeyler belirmişti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">CORNAL(S) </span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çimen türü</span> olan bu BoxmoN oldukça uysaldır. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> çimenlerin arasında dolaşırlar ve büyük çalılıkların tepesinde rüzgârla savrulurlar.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> sadık olmalarıdır. Sahiplerinden emir almadan asla saldırmazlar. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> ateşten uzak tutulmalıdır. Mısır tanesinden oluştuğu için onu patlamış mısır olarak bulmak istemezsiniz</span><br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1396-Cornal.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1396-Cornal.png]" class="mycode_img" /><br />
Rody bir an duraksadı. Alpacure için boxu yere attı. Alpacure boxa tereddütsüz girmişti. Rody yavaşça pencereye yöneldi. Cornal ona bakıyordu. Rody’nin elinde bir şey vardı. Pencereyi açtı. Cornal korkmuştu. Gözlerini daha da büyük açarak bakmaya başlamıştı. Rody elini açtı ve Cornal’ a yavaşça uzattı. Rody’nin elinde bir mısır tanesi vardı. Bunu gören Cornal neşeli ve kısık bir sesle ”<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Cornal</span>” diyebildi. Rody onun susadığını anlamıştı. Su verdiğinde Cornal’ın sesi biraz daha yüksek çıkmaya başlamıştı. “Corrrrrnal” diye yüksek sesle bağırdı. Gövdesini sağa sola çevirip kulaklarını bir sağına bir soluna vurdurarak dans ediyordu. Rody yavaşça elini çantasına attığında Cornal kulaklarını tamamen dikti. Anlamış olmalıydı. Boxu çıkartır çıkartmaz Rody’nin üzerine atlayıp boxun üstündeki küçük tuşa bastı ve ”Corrrrnn…”. Rody kılavuzda gördüğü sahiplenme ilkesinin ne olduğunu şimdi daha iyi anlamıştı.<br />
                Babasına koştu ve diğer boxu göstererek. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Baba bak bir Cornal yakaladım</span>” dedi.<br />
 -Aferin Rodney. Seninle gurur duyuyorum. Şimdi hayallerini gerçekleştirmek için yola çıkma vakti.<br />
 -Teşekkürler baba. Kendine iyi bak. Ben hep geleceğim.<br />
                 Birbirlerine sarıldılar. Rody’nin babası, Rody karşıdaki tepeden kaybolana kadar onu gözledi. Güneş, Rody’nin gittiği tepeye çok yaklaşmıştı. Bakalım Rody’nin geçireceği ilk yalnız gecesi nasıl olacaktı?<br />
<br />
BÖLÜM-5-<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KORKUNÇ GECE</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BÖLÜM-4-<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">İLK ADIMLAR</span><br />
<br />
<br />
               Rody Alpacure’ u seçmişti. Makineden bir box çıktı ve şu mekanik ses duyuldu. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Lütfen Alpacure’ u alınız</span>.” Rody Alpacure’ u aldıktan sonra dışarı çıktı ama gözünü boxtan ayıramıyordu. İçeri girerken gördükleri bayan, Rody’e bir şeyler uzattı. Önce bir kılavuz verdi; “Bununla Alpacure’ u nasıl çıkartacağını ve nasıl başka BoxmoNlar yakalayacağını öğreneceksin” dedi. Daha sonra bir RSE; “Bu bir RSE. RSE’nin açılımı regular, superior ve emissary’dir. Bunlar zenith altında bulunan diğer enderlik dereceleridir. RSE’de tüm regular ve superior BoxmoNların özelliklerini görebilirsin. Fakat emissary’lerde ise ilk gelişim evresinden başkasını göremezsin. Diğer gelişim evrelerini kendin RSE’ne eklemelisin. İlerleyen zamanda umarım zenithler eklemeye başlarsın RSE’ne.” Dedi. Son olarak bir box vererek iyi günler diledi.<br />
                Rody eve dönerken önünde çok uzun bir yol olduğunu biliyordu. Yol olarak evi kastetmiyordu tabi ki. Koskoca bir maceraydı kastettiği. Artık bazı şeylerin farkına varmaya başlamıştı. Evden ayrılmalıydı. Eve vardıklarında babasına dönüp;<br />
 -Baba benim gitmem gerektiğini biliyorsun değil mi?<br />
 -Evet Rodney. Maalesef.<br />
 -Seni üzmek istemem baba. Gitmemi istemezsen gitmem.<br />
 -Seni hayallerinden mahrum etmek istemem. Ara sıra beni görmeye gel olur mu?<br />
 -Tabi ki baba.<br />
                 Dedikten sonra babasına kocaman sarılarak eşyalarını toplamaya gitti. Yanına küçük bir sırt çantası aldı. İçine kılavuzu, RSE’yi ve Alpacure’ unu koydu. Birkaç kıyafet ve özel eşyadan sonra biraz yiyecek almak için mutfağa indi. Yiyecek bir şeyler aldıktan sonra gözü pencereye takıldı. Kocaman gözleri, küçük vücudu, iki uzun kulağı ve sapsarı rengiyle bir BoxmoN içeri bakıyordu. Hemen kılavuzunu çıkarttı Rody. Henüz pek bilgisi olmasa da ne yapacağını öğrenmeliydi. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">BoxmoN yakalama yolları</span>” yazan kısmı açtı. Şunlar geçmekteydi; <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Bir BoxmoNu üç şekilde yakalayabilirsiniz. Bir. Tuzak kurarak; Bu yolu pek tavsiye etmiyoruz. BoxmoN kendini aşağılanmış hissedebilir. İki. Savaşarak; BoxmoNunuzu kullanarak bir BoxmoN yakalamaktır. Yakaladığınız BoxmoN tamamen size sadık olacaktır. İstisnalar bulunabilir. Üç; Sahiplenme.” </span>Rody hepsini anlamıştı ama neydi bu sahiplenme? Zamanla çözerim diye düşünüyordu. Alpacure’ u çıkartmayı düşündü. Orada yazdığına göre en iyi BoxmoN yakalama taktiği savaşmaktı. Boxu çıkartıp üstündeki küçük düğmeye basarak fırlattı. Alpacure sarı ışıklar saçarak boxtan fırlamıştı. Çıktığında etkileyici bir ses tonuyla “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Alpacure</span>” diye homurdandı. Rody “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Saldır Alpacure</span>” emrini verdiğinde Alpacure öylece durdu. Arkasını dönerek Rody’e baktı. Sanki “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Buna mı saldırayım? Emin misin?” </span>der gibi bakıyordu. Aslında garip garip bakmasına bile gerek yoktu. O kadar küçük ve zararsız görünüyordu ki. Güçsüz görünse bile onun için büyük bir pratik olacaktı hâlbuki. Rody aklını toparladı. RSE’sini unutmuştu. Çıkarttı ve küçük canavara doğru sanki bir TV kumandası gibi tuttu. RSE’nin ekranında bir şeyler belirmişti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #00b050;" class="mycode_color"><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font">CORNAL(S) </span></span></span><span style="font-family: Cambria;" class="mycode_font"><br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çimen türü</span> olan bu BoxmoN oldukça uysaldır. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genellikle</span> çimenlerin arasında dolaşırlar ve büyük çalılıkların tepesinde rüzgârla savrulurlar.<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En büyük özellikleri</span> sadık olmalarıdır. Sahiplerinden emir almadan asla saldırmazlar. <br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kesinlikle</span> ateşten uzak tutulmalıdır. Mısır tanesinden oluştuğu için onu patlamış mısır olarak bulmak istemezsiniz</span><br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/1396-Cornal.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 1396-Cornal.png]" class="mycode_img" /><br />
Rody bir an duraksadı. Alpacure için boxu yere attı. Alpacure boxa tereddütsüz girmişti. Rody yavaşça pencereye yöneldi. Cornal ona bakıyordu. Rody’nin elinde bir şey vardı. Pencereyi açtı. Cornal korkmuştu. Gözlerini daha da büyük açarak bakmaya başlamıştı. Rody elini açtı ve Cornal’ a yavaşça uzattı. Rody’nin elinde bir mısır tanesi vardı. Bunu gören Cornal neşeli ve kısık bir sesle ”<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Cornal</span>” diyebildi. Rody onun susadığını anlamıştı. Su verdiğinde Cornal’ın sesi biraz daha yüksek çıkmaya başlamıştı. “Corrrrrnal” diye yüksek sesle bağırdı. Gövdesini sağa sola çevirip kulaklarını bir sağına bir soluna vurdurarak dans ediyordu. Rody yavaşça elini çantasına attığında Cornal kulaklarını tamamen dikti. Anlamış olmalıydı. Boxu çıkartır çıkartmaz Rody’nin üzerine atlayıp boxun üstündeki küçük tuşa bastı ve ”Corrrrnn…”. Rody kılavuzda gördüğü sahiplenme ilkesinin ne olduğunu şimdi daha iyi anlamıştı.<br />
                Babasına koştu ve diğer boxu göstererek. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Baba bak bir Cornal yakaladım</span>” dedi.<br />
 -Aferin Rodney. Seninle gurur duyuyorum. Şimdi hayallerini gerçekleştirmek için yola çıkma vakti.<br />
 -Teşekkürler baba. Kendine iyi bak. Ben hep geleceğim.<br />
                 Birbirlerine sarıldılar. Rody’nin babası, Rody karşıdaki tepeden kaybolana kadar onu gözledi. Güneş, Rody’nin gittiği tepeye çok yaklaşmıştı. Bakalım Rody’nin geçireceği ilk yalnız gecesi nasıl olacaktı?<br />
<br />
BÖLÜM-5-<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">KORKUNÇ GECE</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Space Monsters(Uzay Canavarları) : Bölüm 1]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Space-Monsters-Uzay-Canavarlari-Bolum-1</link>
			<pubDate>Wed, 10 Jul 2013 13:24:28 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=51">HeaT</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Space-Monsters-Uzay-Canavarlari-Bolum-1</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #333366;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font">Space Monsters - Uzay Canavarları</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #33cc33;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sezon: 1 - Uzay Yolu</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Bölüm : Günlerden<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> 29 Ekim</span></span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2123</span></span></div>
<br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">TRT Ana Haber Bülteni'ne hoşgeldiniz. Bugün Türkiye için tarihi bir gün. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun  200. yıl dönümü.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bugünün anlamını ve coşkusunu iliklerimize kadar hissediyoruz. Türkiye bu geçen iki asırda inanılmaz başarılara imza attı. Özellikle son yüzyıldaki gelişmeler , Türkiye'nin Dünya üzerindeki en önemli 3 ülkeden biri olmasında önemli pay sahibi oldu. Bugünü anlamına ve önemine uygun bir şekilde yaşıyoruz.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bugün Türkiye'nin her yerinde bir bayram havası hakim. Bütün illerde çok büyük kapsamda etkinlikler düzenleniyor. Halk bugünün anlamını ve önemini çok iyi biliyor, bugünün özel bir gün olduğunun farkında. Büyük bir coşku var. </span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">29 Ekim 2123.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu tarihi günle birlikte Türkiye havacılık ve uzay alanında da uluslarası mükemmel bir gelişmeye şahit olacak.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu dünya tarihinde de bir ilk olacak.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bildiğiniz gibi bundan 100 sene önce bugün Türkiye ilk kez atmosfer dışına çıkmış ve başarılı bir şekilde geri dönmeyi  başarmıştı.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">70 sene önce ise ilk defa Türk insanı Ay'a çıkmış ve Türk bayrağını  Ay'da dalgalandırmayı başarmıştı.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ay'a yapılan bu ziyaretten sonra Türk insanı birçok defa atmosfere çıktı, kendi uzay teleskobunu, uydusunu atmosfere yerleştirdi.Her 5 yılda bir uzay teleskobu ve Milli uyduyu tamir etmek için atmosfere yolculuk yapmaya devam ediyoruz.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Şimdi ise çok daha büyük bir olaya şahit olacağız.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Türkiye tarihinde ilk kez , kendi yapımı ve içinde de 10 Türk insanını taşıyan bir uzay gemisini , uzayda yaşamın olabileceği tek gezegen olarak gösterilen T-8140 gezegenine yollayacak.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu elbette riskli olacak. Fakat günümüz bilimadamlarının düşüncesine göre dünyadaki oksijen miktarı giderek azalmakta ve 10-15 yılda dünyadaki oksijenin tükenebilir.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu yüzden alternatif yaşam bölgeleri bulabilmek için bu uzay seyahati yapılacak. Şimdi Türkiye Havacılık Ve Uzay Merkezi'ne canlı bağlantımızı gerçekleştiriyoruz. Ankara'daki muhabirimiz Kerem Gündüz'e bağlanıyoruz.</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Merhaba Mehmet bey, THUM</span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">(<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye Havacılık Ve Uzay Merkezi)</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">'nden size sesleniyorum. </span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Büyük proje için geri sayım sürüyor.  29 Ekim 2123 gibi özel bir günde birlikte olduğumuz için çok mutluyuz. Bugün saat 19.23'te yine özel bir saatte içinde 10 Türk insanını taşıyan uzay mekiği kalkışı gerçekleştirecek. Tüm Dünya şu anda bu bölgeye kitlenmiş durumda. Saatlerimiz şu anda 19.20'yi gösteriyor. Bu da gösteriyorki Dünya tarihinde ilk kez Güneş Sistemi dışına insan gönderen ülke olmamıza 3 dk kalmıştır. Allah'ın izniyle sağ salim bu kalkışı gerçekleştirecekler ve göğsümüzü kabartacaklar.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Şimdi bu 3 dakika içinde size uzay gemisindeki 10 kişiyi kısaca tanıtmak istiyorum:</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Mustafa Çetin - Uzay Gemisi Mekanikeri(Tamirci) - 26 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Elif Doğan - Uzay Gemisi 3. Kaptanı  - 27 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Salih Öztürk - Uzay Gemisi 2. Kaptanı - 30 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- İrfan Yılmaz - Uzay Gemisi 1. Kaptanı- 32 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Selin Şimşek Yılmaz - Uzay Gemisi Uçuş Koordinatörü - 29 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Pelin Güngör - Uzay Gemisi Gıda-Temizlik Sorumlusu - 33 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Ahmet Kılıç - Uzay Gemisi Yakıt-Elektrik Sorumlusu - 36 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Ömer Yılmaz - Uzay Gemisi Ana Kaptan Asistanı - 17 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Ümit Akbayram - Uzay Gemisi Silah Sorumlusu - 35 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Alper Fatih Hancı - Uzay Gemisi İletişim Sorumlusu - 31  Yaşında</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Dikkatinizi çekeceği üzere,  Yılmaz soyisimli 3 kişi bulunmakta. İrfan Yılmaz -Selin Şimşek Yılmaz ile evlidir. İkiside uzay bilimleri konusunda profesördür.  Ömer Yılmaz ise bu çiftin oğludur. Ömer Yılmaz 17 yaşında olmasına rağmen dünyadaki en zeki insan olarak bildiğimiz kişidir.  Uzay alanında ortaya attığı fikirler ve bulduğu kanunlar  sayesinde bu projede bulunmaya hak kazanmıştır.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yukarıdaki bütün isimler , 5 sene boyunca  uzay yolculuğuna çıkabilmek için gerekli olan uzay eğitimi gördüler. Hepsi kendi alanlarında Türkiye'nin hatta dünyanın en iyilerinden.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Evet geri sayım başlıyor. Saatlerimiz 19.22'yi gösteriyor. </span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-10</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-9</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-8</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-7</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-6</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-5</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-4</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-3</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-2</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-1</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-0!!</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay mekiği kalkışa geçiyor. Sorunsuz bir kalkış gibi görünüyor. Evet uzay mekiği atmosfere doğru yükseliyor. </span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ve evet uzay mekiği gözden kayboluyor...</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu uzay yolculuğunda tüm mürettebata başarılar diliyor, Allah yardımcıları olsun diyoruz. </span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bakalım 10 kişilik cesur mürettebatımızı uzayda ne gibi maceralar bekliyor. Uzay mekiğinden gelen her haberi son dakika olarak paylaşmayı sürdüreceğiz.Yeniden buluşuncaya dek Allahaısmarladık. Hoşçakalın.</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #333366;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Arial Black;" class="mycode_font">Space Monsters - Uzay Canavarları</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #33cc33;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sezon: 1 - Uzay Yolu</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1. Bölüm : Günlerden<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> 29 Ekim</span></span> <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">2123</span></span></div>
<br />
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">TRT Ana Haber Bülteni'ne hoşgeldiniz. Bugün Türkiye için tarihi bir gün. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun  200. yıl dönümü.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bugünün anlamını ve coşkusunu iliklerimize kadar hissediyoruz. Türkiye bu geçen iki asırda inanılmaz başarılara imza attı. Özellikle son yüzyıldaki gelişmeler , Türkiye'nin Dünya üzerindeki en önemli 3 ülkeden biri olmasında önemli pay sahibi oldu. Bugünü anlamına ve önemine uygun bir şekilde yaşıyoruz.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bugün Türkiye'nin her yerinde bir bayram havası hakim. Bütün illerde çok büyük kapsamda etkinlikler düzenleniyor. Halk bugünün anlamını ve önemini çok iyi biliyor, bugünün özel bir gün olduğunun farkında. Büyük bir coşku var. </span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">29 Ekim 2123.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu tarihi günle birlikte Türkiye havacılık ve uzay alanında da uluslarası mükemmel bir gelişmeye şahit olacak.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu dünya tarihinde de bir ilk olacak.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bildiğiniz gibi bundan 100 sene önce bugün Türkiye ilk kez atmosfer dışına çıkmış ve başarılı bir şekilde geri dönmeyi  başarmıştı.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">70 sene önce ise ilk defa Türk insanı Ay'a çıkmış ve Türk bayrağını  Ay'da dalgalandırmayı başarmıştı.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ay'a yapılan bu ziyaretten sonra Türk insanı birçok defa atmosfere çıktı, kendi uzay teleskobunu, uydusunu atmosfere yerleştirdi.Her 5 yılda bir uzay teleskobu ve Milli uyduyu tamir etmek için atmosfere yolculuk yapmaya devam ediyoruz.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Şimdi ise çok daha büyük bir olaya şahit olacağız.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Türkiye tarihinde ilk kez , kendi yapımı ve içinde de 10 Türk insanını taşıyan bir uzay gemisini , uzayda yaşamın olabileceği tek gezegen olarak gösterilen T-8140 gezegenine yollayacak.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu elbette riskli olacak. Fakat günümüz bilimadamlarının düşüncesine göre dünyadaki oksijen miktarı giderek azalmakta ve 10-15 yılda dünyadaki oksijenin tükenebilir.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu yüzden alternatif yaşam bölgeleri bulabilmek için bu uzay seyahati yapılacak. Şimdi Türkiye Havacılık Ve Uzay Merkezi'ne canlı bağlantımızı gerçekleştiriyoruz. Ankara'daki muhabirimiz Kerem Gündüz'e bağlanıyoruz.</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Merhaba Mehmet bey, THUM</span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">(<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye Havacılık Ve Uzay Merkezi)</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">'nden size sesleniyorum. </span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Büyük proje için geri sayım sürüyor.  29 Ekim 2123 gibi özel bir günde birlikte olduğumuz için çok mutluyuz. Bugün saat 19.23'te yine özel bir saatte içinde 10 Türk insanını taşıyan uzay mekiği kalkışı gerçekleştirecek. Tüm Dünya şu anda bu bölgeye kitlenmiş durumda. Saatlerimiz şu anda 19.20'yi gösteriyor. Bu da gösteriyorki Dünya tarihinde ilk kez Güneş Sistemi dışına insan gönderen ülke olmamıza 3 dk kalmıştır. Allah'ın izniyle sağ salim bu kalkışı gerçekleştirecekler ve göğsümüzü kabartacaklar.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Şimdi bu 3 dakika içinde size uzay gemisindeki 10 kişiyi kısaca tanıtmak istiyorum:</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Mustafa Çetin - Uzay Gemisi Mekanikeri(Tamirci) - 26 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Elif Doğan - Uzay Gemisi 3. Kaptanı  - 27 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Salih Öztürk - Uzay Gemisi 2. Kaptanı - 30 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- İrfan Yılmaz - Uzay Gemisi 1. Kaptanı- 32 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Selin Şimşek Yılmaz - Uzay Gemisi Uçuş Koordinatörü - 29 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Pelin Güngör - Uzay Gemisi Gıda-Temizlik Sorumlusu - 33 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Ahmet Kılıç - Uzay Gemisi Yakıt-Elektrik Sorumlusu - 36 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Ömer Yılmaz - Uzay Gemisi Ana Kaptan Asistanı - 17 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Ümit Akbayram - Uzay Gemisi Silah Sorumlusu - 35 Yaşında</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">- Alper Fatih Hancı - Uzay Gemisi İletişim Sorumlusu - 31  Yaşında</span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Dikkatinizi çekeceği üzere,  Yılmaz soyisimli 3 kişi bulunmakta. İrfan Yılmaz -Selin Şimşek Yılmaz ile evlidir. İkiside uzay bilimleri konusunda profesördür.  Ömer Yılmaz ise bu çiftin oğludur. Ömer Yılmaz 17 yaşında olmasına rağmen dünyadaki en zeki insan olarak bildiğimiz kişidir.  Uzay alanında ortaya attığı fikirler ve bulduğu kanunlar  sayesinde bu projede bulunmaya hak kazanmıştır.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Yukarıdaki bütün isimler , 5 sene boyunca  uzay yolculuğuna çıkabilmek için gerekli olan uzay eğitimi gördüler. Hepsi kendi alanlarında Türkiye'nin hatta dünyanın en iyilerinden.</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Evet geri sayım başlıyor. Saatlerimiz 19.22'yi gösteriyor. </span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-10</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-9</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-8</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-7</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-6</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-5</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-4</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-3</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-2</span></span></span></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-1</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">-0!!</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Uzay mekiği kalkışa geçiyor. Sorunsuz bir kalkış gibi görünüyor. Evet uzay mekiği atmosfere doğru yükseliyor. </span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ve evet uzay mekiği gözden kayboluyor...</span></span></span></div>
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu uzay yolculuğunda tüm mürettebata başarılar diliyor, Allah yardımcıları olsun diyoruz. </span></span></span></div>
<br />
<br />
<div style="text-align: left;" class="mycode_align"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bakalım 10 kişilik cesur mürettebatımızı uzayda ne gibi maceralar bekliyor. Uzay mekiğinden gelen her haberi son dakika olarak paylaşmayı sürdüreceğiz.Yeniden buluşuncaya dek Allahaısmarladık. Hoşçakalın.</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[-BoxmoN- 3.Bölüm (Yeni Dünya)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-3-Bolum-Yeni-Dunya</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jul 2013 16:22:26 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7036">eMagix</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-3-Bolum-Yeni-Dunya</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-3-</span><br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">YENİ DÜNYA (31 ARALIK 2065)</span><br />
 <br />
                Yağmur gününden sonra Zack ve abisinden haber yoktu. On yılda dünya farklılaşmaya yüz tuttu. Mekaniklerden çıkan canavarlar doğaya yayıldı. Ara sıra da olsa yağmur gününe benzer küçük olaylar görünüyordu. Halk bunlara yıldız kayması dese de, aslında ne olduklarını çok iyi biliyorlardı. Yağmur günü kadar şiddetli olmasa da gelmeye devam ediyorlardı. Bu canavarları yakalayan kişiler kendilerine Avcı adını vermişlerdi. Avcıların yakaladıkları canavarlar mekanik kutulara hapsedilmeye başlanmıştı. Kutuya yakalanan canavarlara ise Kutudaki Canavar anlamına gelen BoxmoN adı verilmişti. BoxmoNlar paslanmaya yüz tutmadan genç bir avcı bir çözüm yolu buldu. Hem BoxmoNları hem de avcıları heveslendirecek bir şey. BoxmoN Düelloları. Çoğunlukla arenalarda gerçekleştirilen bu düellolar bir olayı sonuçlandırmak, turnuva veya galibiyet kazanmak ya da egzersiz amaçlı olarak yapılabiliyordu. Bazı düellolarda avcılar da zarar görüyordu. Bu sebepten düellolara 16 yaş sınırlaması getirilmişti. Boxxtoc Şirketinin yasaları ve arenaları her yerde geçerliydi. İhlal edenler avcılıktan men edilirdi.<br />
                Yeni olayımız küçük ve şirin bir kasaba olan Falling Leaf Kasabası’nda başlamaktaydı. Bu minik kasabaya bile yıldız kaymaları uğramıştı. Geceleri yeşil ışıklar gördüklerini söyleyenler vardı. Her söylentide en çok heyecanlanan kişi Rodney Frybone’ du. Rodney on beş yaşında bir çocuktu. Kendisine göre, büyümesine bir gün kalmıştı. Çünkü onun için bir BoxmoN sahibi olmak büyümek demekti. On beş yaşına girmiş her çocuk o senenin Noel’inde BoxmoN Sahiplendirme merkezine gidebilirdi. BoxmoN sahiplendirme merkezi; BoxmoNların yabani hayatı unutup evcilleşmesinden sonra onları doğaya serbest bırakan Avcıların, BoxmoNlarının doğada barınamayıp kötü hallerde bulunup iyileştirildiği ve sahiplendirildiği bir merkezdir. İşte artık oraya gideceği günün geldiğini bilen ve arkadaşlarının ona seslendiği adıyla Rody heyecandan yerinde duramıyordu. Annesini yıllar önce kaybetmiş olan Rody babasıyla yaşıyordu. Sabah uyanır uyanmaz babasının kapının önünde odun kırdığını gördü. Üstünü bile değiştirmeden babasına koştu.<br />
 -Babaaa!<br />
 -Efendim Rodney?<br />
 -Bugün BoxmoN almaya gidecek miyiz?<br />
 -Tabi ki gideceğiz. Ama önce üstünü değiş istersen. Ayıcıklı pijamalarınla arkadaşlarına görünmek istemezsin değil mi?<br />
 -Aaaa! Unutmuşum. <br />
 Dedikten sonra koşarak eve girdi Rody. Hazırlanıp beklemeye başlamıştı. Genç adam hayallere kapılmıştı. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Belki bir hayalet almalıyım. Belki de elektrikli bir şeyler. Belki bir legend görürüm. Belki de ancient</span>”. En usta avcıların bile nadiren gördüğü legend ve ancient nadirliğindeki BoxmoNları orada göreceğini düşünmesi çok komik bir düşünceydi tabi ki. Ama en azından hayaller, sadece sizin ve ücretsiz. Rody’nin babasının durumu pekiyi olmadığı için BoxmoNu sahiplendirme merkezinden almak zorundaydılar. Yoksa diğer arkadaşları gibi babası Rody’e de zenith nadirliğinde bir BoxmoN alabilirdi. Rody bunun farkındaydı ve az ile yetinmeyi bilen bir çocuktu.<br />
                “BOXMON SAHİPLENDİRME MERKEZİ  -BSM-“ tabelasını gördüğünde Rody’nin heyecanı dört katına çıkmıştı. Çeşit çeşit BoxmoNlardan istediğini alacağı için çok heyecanlıydı. Aklına arkadaşlarının Boxshoplardan aldığı zenithler geliyordu ama onun istediği babasının mutluluğuydu. Bu sebepten sesini çıkartmıyordu. Merkeze girdiklerinde kasadaki bayan onlara sahiplendirilmeye hazır durumda olan BoxmoNların bölümünü işaret ederek:<br />
 -Buyurun bu kısımda BoxmoNunuzu kendiniz seçebilirsiniz. BoxmoNunuzu seçtiğinizde yanındaki mavi butona basabilirsiniz. BoxmoNunuz seçilmiş olacaktır.<br />
                 Rody’nin babası teşekkür ederek içeri ilk adımı attı. Rody de hemen arkasındaydı. İçeri girdiklerinde Rody, bir o kafese bir bu kafese bakmaya başlamıştı. Babası acele etmemesini söylese de dinlemiyordu. Heyecanından onu bile duymuyordu. BoxmoNlar ona bakıp camlara tırmanmaya çalışıyor birazcık ilgi için kendilerini parçalıyorlardı adeta. Sekiz adet BoxmoN sayabilmişti. İsimlerine tek tek bakıyordu. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Alpacure”,”Flolz”,”Nekitten”,”Smosea”,”Salapad”,”Masgras”,”Bulkaff”,”Impoz</span>” olarak sekizini birden okuduktan sonra BoxmoN tiplerine göz gezdirmişti. Bir tanesinde” Işık” yazdığını gördü. BoxmoNu inceledi ve asil bir şekilde başı yukarıda kendisine baktığını gördü. Gözlerinde farklı bir şey hissederek mavi butona hızla bastı. Makineden şu ses duyuldu. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Alpacure”.<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/60-Alpacure.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 60-Alpacure.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-4-</span><br />
</span></span><br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">İLK ADIMLAR</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-3-</span><br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">YENİ DÜNYA (31 ARALIK 2065)</span><br />
 <br />
                Yağmur gününden sonra Zack ve abisinden haber yoktu. On yılda dünya farklılaşmaya yüz tuttu. Mekaniklerden çıkan canavarlar doğaya yayıldı. Ara sıra da olsa yağmur gününe benzer küçük olaylar görünüyordu. Halk bunlara yıldız kayması dese de, aslında ne olduklarını çok iyi biliyorlardı. Yağmur günü kadar şiddetli olmasa da gelmeye devam ediyorlardı. Bu canavarları yakalayan kişiler kendilerine Avcı adını vermişlerdi. Avcıların yakaladıkları canavarlar mekanik kutulara hapsedilmeye başlanmıştı. Kutuya yakalanan canavarlara ise Kutudaki Canavar anlamına gelen BoxmoN adı verilmişti. BoxmoNlar paslanmaya yüz tutmadan genç bir avcı bir çözüm yolu buldu. Hem BoxmoNları hem de avcıları heveslendirecek bir şey. BoxmoN Düelloları. Çoğunlukla arenalarda gerçekleştirilen bu düellolar bir olayı sonuçlandırmak, turnuva veya galibiyet kazanmak ya da egzersiz amaçlı olarak yapılabiliyordu. Bazı düellolarda avcılar da zarar görüyordu. Bu sebepten düellolara 16 yaş sınırlaması getirilmişti. Boxxtoc Şirketinin yasaları ve arenaları her yerde geçerliydi. İhlal edenler avcılıktan men edilirdi.<br />
                Yeni olayımız küçük ve şirin bir kasaba olan Falling Leaf Kasabası’nda başlamaktaydı. Bu minik kasabaya bile yıldız kaymaları uğramıştı. Geceleri yeşil ışıklar gördüklerini söyleyenler vardı. Her söylentide en çok heyecanlanan kişi Rodney Frybone’ du. Rodney on beş yaşında bir çocuktu. Kendisine göre, büyümesine bir gün kalmıştı. Çünkü onun için bir BoxmoN sahibi olmak büyümek demekti. On beş yaşına girmiş her çocuk o senenin Noel’inde BoxmoN Sahiplendirme merkezine gidebilirdi. BoxmoN sahiplendirme merkezi; BoxmoNların yabani hayatı unutup evcilleşmesinden sonra onları doğaya serbest bırakan Avcıların, BoxmoNlarının doğada barınamayıp kötü hallerde bulunup iyileştirildiği ve sahiplendirildiği bir merkezdir. İşte artık oraya gideceği günün geldiğini bilen ve arkadaşlarının ona seslendiği adıyla Rody heyecandan yerinde duramıyordu. Annesini yıllar önce kaybetmiş olan Rody babasıyla yaşıyordu. Sabah uyanır uyanmaz babasının kapının önünde odun kırdığını gördü. Üstünü bile değiştirmeden babasına koştu.<br />
 -Babaaa!<br />
 -Efendim Rodney?<br />
 -Bugün BoxmoN almaya gidecek miyiz?<br />
 -Tabi ki gideceğiz. Ama önce üstünü değiş istersen. Ayıcıklı pijamalarınla arkadaşlarına görünmek istemezsin değil mi?<br />
 -Aaaa! Unutmuşum. <br />
 Dedikten sonra koşarak eve girdi Rody. Hazırlanıp beklemeye başlamıştı. Genç adam hayallere kapılmıştı. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Belki bir hayalet almalıyım. Belki de elektrikli bir şeyler. Belki bir legend görürüm. Belki de ancient</span>”. En usta avcıların bile nadiren gördüğü legend ve ancient nadirliğindeki BoxmoNları orada göreceğini düşünmesi çok komik bir düşünceydi tabi ki. Ama en azından hayaller, sadece sizin ve ücretsiz. Rody’nin babasının durumu pekiyi olmadığı için BoxmoNu sahiplendirme merkezinden almak zorundaydılar. Yoksa diğer arkadaşları gibi babası Rody’e de zenith nadirliğinde bir BoxmoN alabilirdi. Rody bunun farkındaydı ve az ile yetinmeyi bilen bir çocuktu.<br />
                “BOXMON SAHİPLENDİRME MERKEZİ  -BSM-“ tabelasını gördüğünde Rody’nin heyecanı dört katına çıkmıştı. Çeşit çeşit BoxmoNlardan istediğini alacağı için çok heyecanlıydı. Aklına arkadaşlarının Boxshoplardan aldığı zenithler geliyordu ama onun istediği babasının mutluluğuydu. Bu sebepten sesini çıkartmıyordu. Merkeze girdiklerinde kasadaki bayan onlara sahiplendirilmeye hazır durumda olan BoxmoNların bölümünü işaret ederek:<br />
 -Buyurun bu kısımda BoxmoNunuzu kendiniz seçebilirsiniz. BoxmoNunuzu seçtiğinizde yanındaki mavi butona basabilirsiniz. BoxmoNunuz seçilmiş olacaktır.<br />
                 Rody’nin babası teşekkür ederek içeri ilk adımı attı. Rody de hemen arkasındaydı. İçeri girdiklerinde Rody, bir o kafese bir bu kafese bakmaya başlamıştı. Babası acele etmemesini söylese de dinlemiyordu. Heyecanından onu bile duymuyordu. BoxmoNlar ona bakıp camlara tırmanmaya çalışıyor birazcık ilgi için kendilerini parçalıyorlardı adeta. Sekiz adet BoxmoN sayabilmişti. İsimlerine tek tek bakıyordu. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“Alpacure”,”Flolz”,”Nekitten”,”Smosea”,”Salapad”,”Masgras”,”Bulkaff”,”Impoz</span>” olarak sekizini birden okuduktan sonra BoxmoN tiplerine göz gezdirmişti. Bir tanesinde” Işık” yazdığını gördü. BoxmoNu inceledi ve asil bir şekilde başı yukarıda kendisine baktığını gördü. Gözlerinde farklı bir şey hissederek mavi butona hızla bastı. Makineden şu ses duyuldu. “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Alpacure”.<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/60-Alpacure.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 60-Alpacure.png]" class="mycode_img" /><br />
</span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">BÖLÜM-4-</span><br />
</span></span><br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">İLK ADIMLAR</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[-BoxmoN- 2.Bölüm (Büyük Gün)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-2-Bolum-Buyuk-Gun</link>
			<pubDate>Sun, 07 Jul 2013 16:16:25 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7036">eMagix</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-2-Bolum-Buyuk-Gun</guid>
			<description><![CDATA[BÖLÜM -2-<br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÜYÜK GÜN (17 AĞUSTOS 2055)</span><br />
 <br />
                Hala cisimlerin yapısı belirlenememişti. Araştırmacıların açmayı dahi başaramadıkları göktaşlarına halk biblo demeye başlamıştı bile. Her evde 10’larca biblo vardı artık. Bazıları boyanıp renklendirilerek, bazıları ise doğal haliyle güzeldi insanoğlu için. <br />
                Okuldan yeni gelmişti. Kampüsü bırakıp, Zack isimli baş ağrısını çekeceği için şimdiden huzursuzdu. Eve girdiğinde, koca bir yamacı aşmanın yorgunluğuyla salondaki kanepeye iki ayağını, iki tarafa uzatarak oturdu. Kardeşinin odasında müzik sesi vardı. Yavaşça doğruldu. Odaya girdi.<br />
-Zack ben geldim.<br />
 -Farkındayım… (Gülerek)En azından bugün ikimiz için de bir iyilik yapıp gelmesen olmaz mıydı?<br />
 -Gevezeliği kes Zack. Çok işimiz var.<br />
 -Ne işimiz varmış?<br />
 -Odanı toplamakla başlayabilirsin mesela.<br />
 -Ben odamı böyle seviyorum tamam mı? Toplamak dediğin şeyi yaptığında hiç bir şeyimi bulamıyorum.<br />
 -Kes sesini Zack. Toplayacaksın dediysem toplayacaksın.<br />
 -Toplamayacağım işte! Toplamam bana ne!<br />
 -Sus.<br />
 -Susmayacağım işte seni salak!<br />
 -Sus bi. Duydun mu?<br />
 -Beni kandırmazsın tama…..<br />
 Hafif gürültüde mekanik bir ses duyuluyordu. Sanki Zack’ in odası cızırdıyordu. Biblolardan biri yuvarlanarak Zack’ in kucağına düştü.<br />
 -Zack neler oluyor?<br />
 -Bilmiyorum abi korkuyorum.<br />
 -At şunu!<br />
 Zack bibloyu salona fırlatmıştı. Zack’ in odasından salonu izliyorlardı. Biblo olduğu yerde duruyordu. Seste kesilmişti. Bir az bekledikten sonra mekanik bir ses sessizliği bozdu. İkisi de korkuyorlardı. Yumurta şeklindeki biblo daha geniş olan alt kısmının üzerine dikildi. Bu şekliyle artık daha çok dik bir yumurtaya benziyordu.<br />
 -Sence içinde ne var abi?<br />
 -Bilmiyorum. Patlayacak gibi görünüyor.<br />
 -(Korkarak) Uzaylı mı var içinde yoksa?<br />
 -Saçmalama Zack ne uzaylısı!<br />
 Biblo mekanik bir ses çıkartarak, üst kısmından, sekiz dik parça halinde alt kısma doğru açılmaya başladı. Bu olayı gördüklerinde artık içerisinden bir şey çıkacağına emindiler. İçerisinden yeşil bir ışık huzmesi fırlayarak tüm odayı kapladı. Işık huzmesi söndüğünde gözlerine inanamadılar. Salonun ortasında onlara bakan bir çift mavi göz vardı.<br />
 -Abi bu da ne?<br />
 -Bilmiyorum.<br />
 Biblodan çıkan şey yumuşak ve ince bir sesle şöyle söyledi:<br />
 -Lefunm.<br />
 -Abi bak bir şey dedi.<br />
 -Lefum dedi. O ne ki?<br />
 Varlık tekrarladı:<br />
 -Lefunm.<br />
 -Abi Lefunm dedi. Sanırım onun adı Lefunm.<br />
 -Zarar verecek gibi durmuyor ha ne dersin?<br />
 -Haklısın abi çok şirin.<br />
 Zack yanına yaklaşıp ona elini uzattı. <br />
 -Dikkatli ol Zack.<br />
 Lefunm ilk önce başını utanırmış gibi aşağı eğdi. Daha sonra Zack’ a doğru “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Lefunm. Lefffunmm.” </span>Diyerek atıldı. Zack korkarak sırtüstü düşmüştü. Lefunm çoktan onun yüzünü yalamaya başlamıştı bile. Bu sırada mekanik bir ses daha duyuldu. Zack ayağa kalktı.<br />
 -Zack bu da ne?<br />
 -Abi özür dilerim.<br />
 -Ne özrü Zack!<br />
 -Odamda onlardan yüzlercesi var desem?<br />
 -Ne!!!<br />
 Mekanik ses git gide yükselmişti. Artık kulaklarını tıkamak zorunda kalmışlardı. Zack’ in odası mavi, mor, yeşil, kırmızı, sarı, beyaz ve akla gelebilecek her renkle kaplanmıştı.<br />
 -Zack ne yaptın sen!<br />
 -Özür dilerim…<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/182-Lefunm.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 182-Lefunm.png]" class="mycode_img" /><br />
BÖLÜM -3-<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">YENİ DÜNYA (31 ARALIK 2065)<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[BÖLÜM -2-<br />
 <span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÜYÜK GÜN (17 AĞUSTOS 2055)</span><br />
 <br />
                Hala cisimlerin yapısı belirlenememişti. Araştırmacıların açmayı dahi başaramadıkları göktaşlarına halk biblo demeye başlamıştı bile. Her evde 10’larca biblo vardı artık. Bazıları boyanıp renklendirilerek, bazıları ise doğal haliyle güzeldi insanoğlu için. <br />
                Okuldan yeni gelmişti. Kampüsü bırakıp, Zack isimli baş ağrısını çekeceği için şimdiden huzursuzdu. Eve girdiğinde, koca bir yamacı aşmanın yorgunluğuyla salondaki kanepeye iki ayağını, iki tarafa uzatarak oturdu. Kardeşinin odasında müzik sesi vardı. Yavaşça doğruldu. Odaya girdi.<br />
-Zack ben geldim.<br />
 -Farkındayım… (Gülerek)En azından bugün ikimiz için de bir iyilik yapıp gelmesen olmaz mıydı?<br />
 -Gevezeliği kes Zack. Çok işimiz var.<br />
 -Ne işimiz varmış?<br />
 -Odanı toplamakla başlayabilirsin mesela.<br />
 -Ben odamı böyle seviyorum tamam mı? Toplamak dediğin şeyi yaptığında hiç bir şeyimi bulamıyorum.<br />
 -Kes sesini Zack. Toplayacaksın dediysem toplayacaksın.<br />
 -Toplamayacağım işte! Toplamam bana ne!<br />
 -Sus.<br />
 -Susmayacağım işte seni salak!<br />
 -Sus bi. Duydun mu?<br />
 -Beni kandırmazsın tama…..<br />
 Hafif gürültüde mekanik bir ses duyuluyordu. Sanki Zack’ in odası cızırdıyordu. Biblolardan biri yuvarlanarak Zack’ in kucağına düştü.<br />
 -Zack neler oluyor?<br />
 -Bilmiyorum abi korkuyorum.<br />
 -At şunu!<br />
 Zack bibloyu salona fırlatmıştı. Zack’ in odasından salonu izliyorlardı. Biblo olduğu yerde duruyordu. Seste kesilmişti. Bir az bekledikten sonra mekanik bir ses sessizliği bozdu. İkisi de korkuyorlardı. Yumurta şeklindeki biblo daha geniş olan alt kısmının üzerine dikildi. Bu şekliyle artık daha çok dik bir yumurtaya benziyordu.<br />
 -Sence içinde ne var abi?<br />
 -Bilmiyorum. Patlayacak gibi görünüyor.<br />
 -(Korkarak) Uzaylı mı var içinde yoksa?<br />
 -Saçmalama Zack ne uzaylısı!<br />
 Biblo mekanik bir ses çıkartarak, üst kısmından, sekiz dik parça halinde alt kısma doğru açılmaya başladı. Bu olayı gördüklerinde artık içerisinden bir şey çıkacağına emindiler. İçerisinden yeşil bir ışık huzmesi fırlayarak tüm odayı kapladı. Işık huzmesi söndüğünde gözlerine inanamadılar. Salonun ortasında onlara bakan bir çift mavi göz vardı.<br />
 -Abi bu da ne?<br />
 -Bilmiyorum.<br />
 Biblodan çıkan şey yumuşak ve ince bir sesle şöyle söyledi:<br />
 -Lefunm.<br />
 -Abi bak bir şey dedi.<br />
 -Lefum dedi. O ne ki?<br />
 Varlık tekrarladı:<br />
 -Lefunm.<br />
 -Abi Lefunm dedi. Sanırım onun adı Lefunm.<br />
 -Zarar verecek gibi durmuyor ha ne dersin?<br />
 -Haklısın abi çok şirin.<br />
 Zack yanına yaklaşıp ona elini uzattı. <br />
 -Dikkatli ol Zack.<br />
 Lefunm ilk önce başını utanırmış gibi aşağı eğdi. Daha sonra Zack’ a doğru “<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Lefunm. Lefffunmm.” </span>Diyerek atıldı. Zack korkarak sırtüstü düşmüştü. Lefunm çoktan onun yüzünü yalamaya başlamıştı bile. Bu sırada mekanik bir ses daha duyuldu. Zack ayağa kalktı.<br />
 -Zack bu da ne?<br />
 -Abi özür dilerim.<br />
 -Ne özrü Zack!<br />
 -Odamda onlardan yüzlercesi var desem?<br />
 -Ne!!!<br />
 Mekanik ses git gide yükselmişti. Artık kulaklarını tıkamak zorunda kalmışlardı. Zack’ in odası mavi, mor, yeşil, kırmızı, sarı, beyaz ve akla gelebilecek her renkle kaplanmıştı.<br />
 -Zack ne yaptın sen!<br />
 -Özür dilerim…<br />
<img src="https://static.monstermmorpg.com/images/monsters-images-300-300/182-Lefunm.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 182-Lefunm.png]" class="mycode_img" /><br />
BÖLÜM -3-<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">YENİ DÜNYA (31 ARALIK 2065)<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[-BoxmoN- 1.Bölüm (Yağmur Günü)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-1-Bolum-Yagmur-Gunu</link>
			<pubDate>Sun, 07 Jul 2013 03:54:49 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=7036">eMagix</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-BoxmoN-1-Bolum-Yagmur-Gunu</guid>
			<description><![CDATA[Dünya. Dışarıdan bakıldığında mavi-yeşil bir gezegendi ama kendi içinde barındırdıkları evrene bedeldi. Bu küçük dünyada tek zeki yaşam türü kendilerine taktıkları isimle insanlardı. “Evrende yalnız mıyız?” sorusuna bir türlü cevap veremeyen insanoğlu bu konuda ikiye bölünmüştü. Bir yarısı evrende yalnız olduğumuz kanısında, diğer yarısıysa elbette değiliz diye fikir beyan etmekteydi. Evrende yalnız değiliz diyenler cesurdular. Yalnız olduğunu düşündüğünü sananlar yanıldıklarının farkına varmak zorunda kaldılar. Evrende kendilerinden başka zeki yaşam formu olduğunu düşünmeleri korkmalarına sebep olmuştu sanırım. Olaylar patlak verdiğinde, pek ortalarda görünmemelerinden de anlaşılmaktaydı korkuları. Yağmur günü, “Evrende yalnız mıyız?” sorusuna verilecek en doğru cevabı bulmuştu insanoğlu.<br />
 <br />
   BÖLÜM -1-<br />
   <span style="font-size: large;" class="mycode_size">YAĞMUR GÜNÜ (17 AĞUSTOS 2053)</span><br />
 <br />
                Gözlerini açtığında gece kurduğu saatle yüz yüze geldi. Yine saatten önce davranmıştı. Her gece böyle olmasına anlam veremiyordu. Yani taşındıkları için yerini yadırgadığını düşünüyordu. Yavaşça doğruldu. O zifiri karanlıkta terliğinin sadece bir tekini bulabilmişti. Işığı açmak için ayağa kalktı. Yavaş ve uykulu adımlarla ışığı açmaya yöneldi. Butona bastı fakat hiç bir şey olmamıştı. Elektrik kesik olmalıydı. İçinden ‘<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">kahretsin’</span>diye söylenerek cama yöneldi. Bu zamanlar odası ay ışığı almazdı. Evleri yüksek bir tepenin yamacındaydı. Odası tam olarak kente dönüktü ve odanın ışık almaması için tüm kentin karanlığa bürünmüş olması gerekiyordu. Öyleydi de. Şaşkınlık içerisinde gözlerini ovalamaya başlamıştı. Şaşırmasının sebebi elektrik kesintisi değildi. Ya gökyüzüne daha önce hiç bakmamıştı ya da elektrik kesintisinin sebep olduğu karanlık yüzündendi. Yıldızlar. O kadar çoklardı ki neredeyse karanlık bir noktaya dahi izin vermiyorlardı. Peki ama odası neden karanlıktı. ‘<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu yıldızlar neden parlamıyor’ </span>diye içinden geçirirken içlerinden birinin kaydığını gördü. Çok heyecanlanmıştı. İlk kez yıldız kayması görüyordu. Giderek heyecanı korkuya bürünmeye başlamıştı. Kayan yıldız, tam bahçelerine doğru geliyordu ve git gide hızlanıyordu. Alev alıp yanarak gelmeye devam etti. Evdekileri uyandırmak için bağırmaya karar vermişti ki tüm kelimeler ağzına tıkıldı. Büyük bir patlama duymasıyla kendini yerde bulması bir oldu. Tüm camlar üzerindeydi. Ayağa kalkmak için silkindi. Başını cam hizasına getirerek dışarı baktı. Gördükleri karşısında sanki donmuş gibiydi. Tüm yıldızlar yağmur olup gökten yağmaktaydı. Yere kapanıp ağlamaya başladı. Yıldızlar tüm kenti, evini, dağları, bombalıyordu. Korkusu geçmek bilmedi ta ki bayılana kadar.<br />
 <br />
                Uyandığında güneş ışıkları yüzüne vuruyordu. Kardeşinin sesini duydu.<br />
 -Uyan! Hey! Seni uykucu. Gökyüzü başımıza yıkıldı ama hala rahatça uyuyabiliyorsun.<br />
 Kardeşinin sesiydi. Bir an cevap veremedi. Gece olanlar bir bir aklına geliyordu. Gözlerini araladı.<br />
 -Yıldızlar… Yıldızlar nerede?<br />
 -Ne yıldızı seni aptal! Kalk ve etrafına bak.<br />
 Ayağa kalktı. O kadar gürültüyü bu kadar küçük şeyler çıkartmış olamazdı. Her biri devekuşu yumurtası büyüklüğünde garip toplardı. Hepsi gri renkte ve öylece duruyorlardı. Üstelik yerde delik dahi açmamışlardı. Şaşkınlığından dolayı “Bunlar da ne?” diyebildi.<br />
 -Ne olabilir geri zekâlı tabi ki göktaşı.<br />
 -Göktaşı mı?<br />
 -Bilmem. Televizyondaki embesil öyle söyledi.<br />
 -Hepsi aynı renk ve şekilde, nasıl olurda göktaşı olabilirler ki?<br />
 -Ben nereden bilebilirim ki. Of. Ufo mu bunlar yani bunu mu demek istiyorsun? Kafayı mı yedin sen?<br />
 -Tabi ki hayır ama göktaşı olamayacak kadar birbirlerine benziyorlar. Taş olduklarına bile emin değilim. Bomba olabilirler belki de.<br />
 -Bence olamazlar.<br />
 -Neden?<br />
 -Öyle olsaydılar çoktan patlarlardı.<br />
 -Haklısın. Bomba olsalar çoktan patlatılırlardı.<br />
 -Hayır o yüzden değil, ben üzerlerinde çok tepindim de.<br />
 -Of. Bende burada durmuş seni dinliyorum. Ya bomba olsaydı ve patlasaydı. Hiç mi düşünmüyorsun sen!<br />
 -Çok sıkıcısın abi biliyorsun değil mi?<br />
 -Teşekkürler canım ama senin gibi deli olmaktan iyidir. Üstünde tepindim dedin. Kırılmadılar mı?<br />
 -Kırılmışa benziyorlar mı?<br />
 Kardeşinin muzipliklerinden neden dışarıda uyandığını sormayı unutmuştu. Kardeşi ondan 5 yaş küçüktü ve pek anlaşamazlardı. Her zaman kavga edecek bir sebepleri olurdu.<br />
 -Başım ağrıyor. Unutmadan! Ben neden dışarıda uyandım.<br />
 -Gece korkunca komşulara gidip senin üst katta olduğunu ve seni kurtarmalarını söyledim onlarda seni dışarıya taşıdılar.<br />
 Kardeşine gece gördüklerinden bahsetmek istemiyordu.  Soracağı soruların ardı arkasının kesilmeyeceğini biliyordu. <br />
                Ertesi gün uyandığında evde o yumurtaya benzer gri şeylerden çok sayıda olduğunu fark etti. İşin içinde kardeşi olduğunu biliyordu.<br />
 -Zack!...  Zack!<br />
 -Ne var yine!<br />
 -Bunlar da ne?<br />
 -Ne olacak süs işte.<br />
 -Ne süsü at bunları dışarıya çabuk. Ne olduğunu bilmediğimiz şeyleri evde barındırma.<br />
 -Abi ne olabilir ki ya. Göktaşı işte.<br />
 -Ne olursa olsun tehlikeli olabilirler.<br />
 Bu sırada açık olan televizyonda haber bülteni başlar.<br />
 “Göktaşı yağmuru sırasında can kaybı veya yaralanan olmadı. Çok sayıda göktaşını evlerinin önünde bulan halk telaş içerisinde. Yetkililer, araştırmalar sonucu kesinlikle güvenli buldukları göktaşlarını ne yapacakları konusunda kararsızlar.”<br />
  -Abi gördün mü bak zararsızmışlar.<br />
 -Tamam o zaman ama dikkatli ol bence gayet şüpheliler.<br />
 -Of abi ya ben senin kadar sıkıcı birini görmedim. Geri kafalı ne olacak!<br />
 <br />
   BÖLÜM -2-<br />
   <span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÜYÜK GÜN (17 AĞUSTOS 2055)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dünya. Dışarıdan bakıldığında mavi-yeşil bir gezegendi ama kendi içinde barındırdıkları evrene bedeldi. Bu küçük dünyada tek zeki yaşam türü kendilerine taktıkları isimle insanlardı. “Evrende yalnız mıyız?” sorusuna bir türlü cevap veremeyen insanoğlu bu konuda ikiye bölünmüştü. Bir yarısı evrende yalnız olduğumuz kanısında, diğer yarısıysa elbette değiliz diye fikir beyan etmekteydi. Evrende yalnız değiliz diyenler cesurdular. Yalnız olduğunu düşündüğünü sananlar yanıldıklarının farkına varmak zorunda kaldılar. Evrende kendilerinden başka zeki yaşam formu olduğunu düşünmeleri korkmalarına sebep olmuştu sanırım. Olaylar patlak verdiğinde, pek ortalarda görünmemelerinden de anlaşılmaktaydı korkuları. Yağmur günü, “Evrende yalnız mıyız?” sorusuna verilecek en doğru cevabı bulmuştu insanoğlu.<br />
 <br />
   BÖLÜM -1-<br />
   <span style="font-size: large;" class="mycode_size">YAĞMUR GÜNÜ (17 AĞUSTOS 2053)</span><br />
 <br />
                Gözlerini açtığında gece kurduğu saatle yüz yüze geldi. Yine saatten önce davranmıştı. Her gece böyle olmasına anlam veremiyordu. Yani taşındıkları için yerini yadırgadığını düşünüyordu. Yavaşça doğruldu. O zifiri karanlıkta terliğinin sadece bir tekini bulabilmişti. Işığı açmak için ayağa kalktı. Yavaş ve uykulu adımlarla ışığı açmaya yöneldi. Butona bastı fakat hiç bir şey olmamıştı. Elektrik kesik olmalıydı. İçinden ‘<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">kahretsin’</span>diye söylenerek cama yöneldi. Bu zamanlar odası ay ışığı almazdı. Evleri yüksek bir tepenin yamacındaydı. Odası tam olarak kente dönüktü ve odanın ışık almaması için tüm kentin karanlığa bürünmüş olması gerekiyordu. Öyleydi de. Şaşkınlık içerisinde gözlerini ovalamaya başlamıştı. Şaşırmasının sebebi elektrik kesintisi değildi. Ya gökyüzüne daha önce hiç bakmamıştı ya da elektrik kesintisinin sebep olduğu karanlık yüzündendi. Yıldızlar. O kadar çoklardı ki neredeyse karanlık bir noktaya dahi izin vermiyorlardı. Peki ama odası neden karanlıktı. ‘<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Bu yıldızlar neden parlamıyor’ </span>diye içinden geçirirken içlerinden birinin kaydığını gördü. Çok heyecanlanmıştı. İlk kez yıldız kayması görüyordu. Giderek heyecanı korkuya bürünmeye başlamıştı. Kayan yıldız, tam bahçelerine doğru geliyordu ve git gide hızlanıyordu. Alev alıp yanarak gelmeye devam etti. Evdekileri uyandırmak için bağırmaya karar vermişti ki tüm kelimeler ağzına tıkıldı. Büyük bir patlama duymasıyla kendini yerde bulması bir oldu. Tüm camlar üzerindeydi. Ayağa kalkmak için silkindi. Başını cam hizasına getirerek dışarı baktı. Gördükleri karşısında sanki donmuş gibiydi. Tüm yıldızlar yağmur olup gökten yağmaktaydı. Yere kapanıp ağlamaya başladı. Yıldızlar tüm kenti, evini, dağları, bombalıyordu. Korkusu geçmek bilmedi ta ki bayılana kadar.<br />
 <br />
                Uyandığında güneş ışıkları yüzüne vuruyordu. Kardeşinin sesini duydu.<br />
 -Uyan! Hey! Seni uykucu. Gökyüzü başımıza yıkıldı ama hala rahatça uyuyabiliyorsun.<br />
 Kardeşinin sesiydi. Bir an cevap veremedi. Gece olanlar bir bir aklına geliyordu. Gözlerini araladı.<br />
 -Yıldızlar… Yıldızlar nerede?<br />
 -Ne yıldızı seni aptal! Kalk ve etrafına bak.<br />
 Ayağa kalktı. O kadar gürültüyü bu kadar küçük şeyler çıkartmış olamazdı. Her biri devekuşu yumurtası büyüklüğünde garip toplardı. Hepsi gri renkte ve öylece duruyorlardı. Üstelik yerde delik dahi açmamışlardı. Şaşkınlığından dolayı “Bunlar da ne?” diyebildi.<br />
 -Ne olabilir geri zekâlı tabi ki göktaşı.<br />
 -Göktaşı mı?<br />
 -Bilmem. Televizyondaki embesil öyle söyledi.<br />
 -Hepsi aynı renk ve şekilde, nasıl olurda göktaşı olabilirler ki?<br />
 -Ben nereden bilebilirim ki. Of. Ufo mu bunlar yani bunu mu demek istiyorsun? Kafayı mı yedin sen?<br />
 -Tabi ki hayır ama göktaşı olamayacak kadar birbirlerine benziyorlar. Taş olduklarına bile emin değilim. Bomba olabilirler belki de.<br />
 -Bence olamazlar.<br />
 -Neden?<br />
 -Öyle olsaydılar çoktan patlarlardı.<br />
 -Haklısın. Bomba olsalar çoktan patlatılırlardı.<br />
 -Hayır o yüzden değil, ben üzerlerinde çok tepindim de.<br />
 -Of. Bende burada durmuş seni dinliyorum. Ya bomba olsaydı ve patlasaydı. Hiç mi düşünmüyorsun sen!<br />
 -Çok sıkıcısın abi biliyorsun değil mi?<br />
 -Teşekkürler canım ama senin gibi deli olmaktan iyidir. Üstünde tepindim dedin. Kırılmadılar mı?<br />
 -Kırılmışa benziyorlar mı?<br />
 Kardeşinin muzipliklerinden neden dışarıda uyandığını sormayı unutmuştu. Kardeşi ondan 5 yaş küçüktü ve pek anlaşamazlardı. Her zaman kavga edecek bir sebepleri olurdu.<br />
 -Başım ağrıyor. Unutmadan! Ben neden dışarıda uyandım.<br />
 -Gece korkunca komşulara gidip senin üst katta olduğunu ve seni kurtarmalarını söyledim onlarda seni dışarıya taşıdılar.<br />
 Kardeşine gece gördüklerinden bahsetmek istemiyordu.  Soracağı soruların ardı arkasının kesilmeyeceğini biliyordu. <br />
                Ertesi gün uyandığında evde o yumurtaya benzer gri şeylerden çok sayıda olduğunu fark etti. İşin içinde kardeşi olduğunu biliyordu.<br />
 -Zack!...  Zack!<br />
 -Ne var yine!<br />
 -Bunlar da ne?<br />
 -Ne olacak süs işte.<br />
 -Ne süsü at bunları dışarıya çabuk. Ne olduğunu bilmediğimiz şeyleri evde barındırma.<br />
 -Abi ne olabilir ki ya. Göktaşı işte.<br />
 -Ne olursa olsun tehlikeli olabilirler.<br />
 Bu sırada açık olan televizyonda haber bülteni başlar.<br />
 “Göktaşı yağmuru sırasında can kaybı veya yaralanan olmadı. Çok sayıda göktaşını evlerinin önünde bulan halk telaş içerisinde. Yetkililer, araştırmalar sonucu kesinlikle güvenli buldukları göktaşlarını ne yapacakları konusunda kararsızlar.”<br />
  -Abi gördün mü bak zararsızmışlar.<br />
 -Tamam o zaman ama dikkatli ol bence gayet şüpheliler.<br />
 -Of abi ya ben senin kadar sıkıcı birini görmedim. Geri kafalı ne olacak!<br />
 <br />
   BÖLÜM -2-<br />
   <span style="font-size: large;" class="mycode_size">BÜYÜK GÜN (17 AĞUSTOS 2055)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Monster MMORPG Anime-Manga(hazırlık)]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Monster-MMORPG-Anime-Manga-hazirlik</link>
			<pubDate>Thu, 02 May 2013 10:41:32 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=66">Garez</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Monster-MMORPG-Anime-Manga-hazirlik</guid>
			<description><![CDATA[Oyunumuzla ilgili genel olarak anime manga tarzı bir hikaye yazmayı düşünüyorum hikayede sadece ana karakter hayali diğer karakterleri tamamen oyna göre yapmayı planlıyorum yani haritadaki npc ler gym ler diğer karakterler olacak böylece oyuna daha yakın olacak ve karakter sıkıntısı çekmeyeceğiz <br />
hikayeyi belirli sezonlara ayrılacak ve devamlılığı aısından baya süre almış olacak <br />
1. sezonda kahramanın hayatı gym ler rozetler gibi kısım olacak ara bölümlere zen ler ve legend ler eklenecek tabi ki<br />
diğer sezonlar hakkında konuşacak olursan kendi belirlediğim zen ler legend ve  anciler le ilgili sezonlar olacak hepsi ni kafamda tasarladım ama hemen açıklamamayı düşünüyorum değişiklik konusunda ana temaya aykırı temayı bozacak fikirleri kabul etmemeyi düşünüyorum çünkü kafamda belirli bir alt yapı var sürekli devam ettirebileceğim bir alt yapı değişiklikler olursa devam ettiremeye bilirim <br />
sizden yardım isteyeceğim karakterin ismi cinsiyeti başlangıcı ve 6 monsterlik kadrosundaki 2 canavarını siz belirleyeceksniz gymler haritalrı elimden geldiğince resimli olarak size aktaracağım <br />
diğer hikayelerde vardı fakat devamlı olmamıştı bu hikayeyi devamlı hale getirmeye çalışacağım]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Oyunumuzla ilgili genel olarak anime manga tarzı bir hikaye yazmayı düşünüyorum hikayede sadece ana karakter hayali diğer karakterleri tamamen oyna göre yapmayı planlıyorum yani haritadaki npc ler gym ler diğer karakterler olacak böylece oyuna daha yakın olacak ve karakter sıkıntısı çekmeyeceğiz <br />
hikayeyi belirli sezonlara ayrılacak ve devamlılığı aısından baya süre almış olacak <br />
1. sezonda kahramanın hayatı gym ler rozetler gibi kısım olacak ara bölümlere zen ler ve legend ler eklenecek tabi ki<br />
diğer sezonlar hakkında konuşacak olursan kendi belirlediğim zen ler legend ve  anciler le ilgili sezonlar olacak hepsi ni kafamda tasarladım ama hemen açıklamamayı düşünüyorum değişiklik konusunda ana temaya aykırı temayı bozacak fikirleri kabul etmemeyi düşünüyorum çünkü kafamda belirli bir alt yapı var sürekli devam ettirebileceğim bir alt yapı değişiklikler olursa devam ettiremeye bilirim <br />
sizden yardım isteyeceğim karakterin ismi cinsiyeti başlangıcı ve 6 monsterlik kadrosundaki 2 canavarını siz belirleyeceksniz gymler haritalrı elimden geldiğince resimli olarak size aktaracağım <br />
diğer hikayelerde vardı fakat devamlı olmamıştı bu hikayeyi devamlı hale getirmeye çalışacağım]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TRC Tanıtım]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-TRC-Tanitim</link>
			<pubDate>Thu, 21 Feb 2013 16:36:21 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=275">akgun</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-TRC-Tanitim</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">        Trc ilk olarak </span></span></span>12 <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ağustos </span></span></span>2011 <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yılında kuruldu ilk ve öncü bir clan olan trc yabancılar tarafındanda dikkat çekmiş, ilgi görmüştü ancak bununla beraber gelen bir takım yaramazlıklar oluştu ve clan dönemi kapandı oyunda, aradan bir buçuk yıl geçti ve geçtiğimiz şubat ayının </span></span>17<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'sinde </span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">efsane geri döndü adı altında gerçekten o Trc efsanesi geri dönmüştü.Ancak yakında bir çok projeye,yarışmalara ve görevleriyle geri dönmüştü.Amacımız neydi ; geçmişte yaşanan olayları unutmak geleceğe bakmak,ilk ve köklü bir clan olduğumuzu anlamak ve ilerde oluşacak büyük projenın altında imzamızın olması hepimizi gururlandıracak ve daha da gelişmek bu clanın üyeleride okadar şanslılarki akademideki arkadaşların hem gelişmesine hemde iyi bir canavar ustası olmasına yardım edilcek, clandaki arkadaşlar hem eğlenicek hemde ödüller kazanıp üzerlerine düşen görevleri yapıcaklar çok doğru bir yolda ilerlediğimizin farkındayız!Trc li olmak benı gururlandırıyorsa sizide gurulandırmalı eğer rakiplerimiz varsa oda sizler olmalısınız ben bizlerden başka rakip göremiyorum herkezin rakibi kendisidir...<br />
        Ne kadar güçlü olduğumuzu, ne kadar hırslı ve ne kadar sevildiğimizide biliyoruz başka oyuncular tarafından bu her zaman bizim için bir avantajdır.<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bundan önce yazdığım tanıtım konuları silinmiş ama devamı gelicek!</span><br />
<br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma,Verdana,Arial,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TRC klanı en büyük amacı, üyesi olsun ya da olmasın , tüm oyuncular arasında yardımlaşmayı,dostluğu,arkadaş ortamını güçlendirmektir.Klanımız üyesi olsun ya da olmasın, bize saygı gösteren herkese saygıda kusur etmeyiz. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Heat"</span><br />
</span></span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">        Trc ilk olarak </span></span></span>12 <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ağustos </span></span></span>2011 <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">yılında kuruldu ilk ve öncü bir clan olan trc yabancılar tarafındanda dikkat çekmiş, ilgi görmüştü ancak bununla beraber gelen bir takım yaramazlıklar oluştu ve clan dönemi kapandı oyunda, aradan bir buçuk yıl geçti ve geçtiğimiz şubat ayının </span></span>17<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">'sinde </span></span><span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">efsane geri döndü adı altında gerçekten o Trc efsanesi geri dönmüştü.Ancak yakında bir çok projeye,yarışmalara ve görevleriyle geri dönmüştü.Amacımız neydi ; geçmişte yaşanan olayları unutmak geleceğe bakmak,ilk ve köklü bir clan olduğumuzu anlamak ve ilerde oluşacak büyük projenın altında imzamızın olması hepimizi gururlandıracak ve daha da gelişmek bu clanın üyeleride okadar şanslılarki akademideki arkadaşların hem gelişmesine hemde iyi bir canavar ustası olmasına yardım edilcek, clandaki arkadaşlar hem eğlenicek hemde ödüller kazanıp üzerlerine düşen görevleri yapıcaklar çok doğru bir yolda ilerlediğimizin farkındayız!Trc li olmak benı gururlandırıyorsa sizide gurulandırmalı eğer rakiplerimiz varsa oda sizler olmalısınız ben bizlerden başka rakip göremiyorum herkezin rakibi kendisidir...<br />
        Ne kadar güçlü olduğumuzu, ne kadar hırslı ve ne kadar sevildiğimizide biliyoruz başka oyuncular tarafından bu her zaman bizim için bir avantajdır.<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bundan önce yazdığım tanıtım konuları silinmiş ama devamı gelicek!</span><br />
<br />
</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Tahoma,Verdana,Arial,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TRC klanı en büyük amacı, üyesi olsun ya da olmasın , tüm oyuncular arasında yardımlaşmayı,dostluğu,arkadaş ortamını güçlendirmektir.Klanımız üyesi olsun ya da olmasın, bize saygı gösteren herkese saygıda kusur etmeyiz. <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">"Heat"</span><br />
</span></span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Monster Manga Takımı]]></title>
			<link>https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Monster-Manga-Takimi</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jan 2013 17:46:21 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://forumturkce.monstermmorpg.com/member.php?action=profile&uid=66">Garez</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://forumturkce.monstermmorpg.com/Konu-Monster-Manga-Takimi</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Değerli forum üyeleri, oyunumuzun yenilenmesi gelişmesi ve oyuna yeni muhteşem canavarların eklenmesi üzerine birlikte bir çalışma yapalım klan farkı yok herkes katılabilir yardım için <br />
</span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maksat eğlenceli vakit geçirmek, Ayrıca oyunumuz içinde ciddi bir manga serisi oluşturmak istiyoruz</span></div>
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Monster Manga Takımı'nda çalışmak isteyenleri bekliyoruz,    senaryo , resim çizerleri , editör   ya da herhangi bir şeyde çalışmak isteyen herkesi bekliyoruz , görev dağılımı ve seçimler  haftasonu yapılacaktır  .</span></span><br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Takım Üyeleri  :  <span style="color: #993333;" class="mycode_color">Heatshot</span>  , <span style="color: #9933ff;" class="mycode_color">garez123321</span><br />
  <br />
  Katılmak isteyenler bana pm atabilirler.<br />
</span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eski olayları bir kenarda bırakıp oyunumuz için güzel bir manga oluşturalım </span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Değerli forum üyeleri, oyunumuzun yenilenmesi gelişmesi ve oyuna yeni muhteşem canavarların eklenmesi üzerine birlikte bir çalışma yapalım klan farkı yok herkes katılabilir yardım için <br />
</span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Maksat eğlenceli vakit geçirmek, Ayrıca oyunumuz içinde ciddi bir manga serisi oluşturmak istiyoruz</span></div>
<br />
<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Monster Manga Takımı'nda çalışmak isteyenleri bekliyoruz,    senaryo , resim çizerleri , editör   ya da herhangi bir şeyde çalışmak isteyen herkesi bekliyoruz , görev dağılımı ve seçimler  haftasonu yapılacaktır  .</span></span><br />
</span></div>
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Takım Üyeleri  :  <span style="color: #993333;" class="mycode_color">Heatshot</span>  , <span style="color: #9933ff;" class="mycode_color">garez123321</span><br />
  <br />
  Katılmak isteyenler bana pm atabilirler.<br />
</span></div>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eski olayları bir kenarda bırakıp oyunumuz için güzel bir manga oluşturalım </span></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>